olmak

Usages of olmak

Merhaba, nasılsın?
Hello, how are you?
Gün güzel.
The day is nice.
Bugün çok sakin.
Today is very calm.
Bu bir ev.
This is a house.
Ev çok küçük.
The house is very small.
Kedi burada.
The cat is here.
Kedi çok sevimli.
The cat is very cute.
Köpek bahçede.
The dog is in the garden.
Köpek çok büyük.
The dog is very big.
Su soğuk.
The water is cold.
Sıcak çay güzel.
Hot tea is nice.
Ekmek taze.
The bread is fresh.
Okul yakında.
The school is nearby.
O benim arkadaşım.
He is my friend.
Benim ailem büyük.
My family is big.
Aile önemli.
Family is important.
Otobüs büyük ve kırmızı.
The bus is big and red.
Yemek lezzetli.
The food is delicious.
Kitap masada.
The book is on the table.
Kalem siyah.
The pen is black.
Ekmek nasıl?
How is the bread?
Gün sıcak.
The day is hot.
Köpek sakin.
The dog is calm.
Bu ev güzel.
This house is nice.
Köpek sevimli.
The dog is cute.
Çay soğuk.
The tea is cold.
Yemek taze.
The food is fresh.
Okul önemli.
The school is important.
Kalem kırmızı.
The pen is red.
Ekmek lezzetli.
The bread is delicious.
Köpek siyah.
The dog is black.
Market büyük, ben alışveriş yapıyorum.
The market is big, I am doing some shopping.
Benim yeni bir mutfağım var, oda çok geniş.
I have a new kitchen, the room is very spacious.
Mutfak çok geniş fakat alışveriş listemiz küçük.
The kitchen is very spacious, but our shopping list is small.
Alışveriş önemli.
Shopping is important.
Köpek büyük fakat kedi küçük.
The dog is big but the cat is small.
Bizim evimiz güzel.
Our house is nice.
Liste önemli.
The list is important.
Her gün çok güzel ve sakin.
Every day is very beautiful and calm.
Bu şey güzel.
This thing is nice.
Oda güzel.
The room is beautiful.
Sinemada uzun filmler izlemek çok eğlenceli olacak.
Watching long films at the cinema will be very fun.
Arkadaşım gelecek ay da müzeye gidecek, çünkü rehber çok faydalı.
My friend will also go to the museum next month because the guide is very helpful.
Ben eski dizüstü bilgisayarımı tamir edeceğim, çünkü ekran çok pahalı.
I will repair my old laptop because the screen is very expensive.
Ben her sabah egzersiz yapacağım, çünkü sağlıklı olmak istiyorum.
I will do exercise every morning because I want to be healthy.
Egzersiz yapmak bazen zor olacak, ama sağlıklı olmak istiyorum.
Doing exercise will sometimes be difficult, but I want to be healthy.
Faydalı bilgiler okumak gelecekte de iyi olacak.
Reading helpful information will be good in the future as well.
Şehirde futbol oynamak bazen pahalı olabilir, çünkü alan kiralanıyor.
Playing football in the city can sometimes be expensive because the field is being rented.
Ben bu alanı kiralamayacağım, çünkü parkta oynamak ücretsiz.
I will not rent this field because playing in the park is free.
Yeni yarış gelecek ay olacak, biz onu birlikte izleyeceğiz.
The new race will happen next month, we will watch it together.
Herkes bu projeye fotoğraf ekleyebilir, çok eğlenceli olacak.
Everyone can add photos to this project, it will be very fun.
Yeni baharat gerçekten lezzet katacak, tarif daha da güzel olacak.
The new spice will really add flavor; the recipe will become even nicer.
Sinema büyük.
The cinema is big.
Yol uzun.
The road is long.
Plan zor.
The plan is difficult.
Film iyi.
The film is good.
Onun kitabı masada.
His book is on the table.
Sınıf çok güzel.
The class is very nice.
Köpek daha da sakin.
The dog is even calmer.
Bazı kitaplar masada.
Some books are on the table.
Gökyüzü bazen bulutlu oluyor, ama bahar gelince hava ısınıyor.
The sky is sometimes cloudy, but when spring arrives, the weather warms up.
Tren gelince hep çok mutlu oluyorum.
When the train arrives, I always become very happy.
Kafede oturmak ve sohbet etmek gerçekten keyifli.
Sitting in the cafe and having a conversation is really pleasant.
Mesaj atmak yerine sohbet etmek daha güzel, fakat bazen zor oluyor.
Instead of sending a message, having a conversation is nicer, but sometimes it’s difficult.
Ofis bazen kalabalık oluyor ve beklemek zorunda kalıyorum.
The office sometimes gets crowded and I have to wait.
Yeni planım, trenle kısa bir seyahat etmek ve farklı şehirlere gitmek.
My new plan is to travel by train for a short trip and go to different cities.
Bahar gelince tatlılar daha keyifli oluyor, ben dondurma bile yiyorum.
When spring comes, desserts become more enjoyable; I even eat ice cream.
Rüzgar durunca gökyüzü daha sakin görünüyor, ben de oturmak için parka gidiyorum.
When the wind stops, the sky looks calmer, and I go to the park to sit.
Arka kapı açık olunca insanlar sessizce ofise girebiliyor.
When the back door is open, people can quietly enter the office.
Ben kendim yanıtlayınca daha rahat oluyorum, çünkü düşünme sürecini seviyorum.
When I answer it myself, I feel more at ease because I like the process of thinking.
Arkadaşım istasyonda bekliyor, çünkü tren gecikti ve istasyon çok kalabalık.
My friend is waiting at the station because the train is delayed, and the station is very crowded.
Öğle vakti ofiste olmadığım zaman, genellikle evde dinlenmeyi tercih ediyorum.
When I’m not in the office at noon, I usually prefer to rest at home.
Kedi yumuşak.
The cat is soft.
Hava bulutlu.
The weather is cloudy.
Arkadaşım mutlu.
My friend is happy.
Planlamak önemli.
Planning is important.
Bahçede oturmak keyifli.
Sitting in the garden is pleasant.
Diş kırmızı.
The tooth is red.
Unutmak zor.
Forgetting is difficult.
Film kısa.
The film is short.
Köpek marketin önünde.
The dog is in front of the market.
Sinema keyifli.
The cinema is enjoyable.
Kapı açık.
The door is open.
Köpek hızlı.
The dog is fast.
İlerleme yavaş, ama önemli.
Progress is slow but important.
Tren yavaş.
The train is slow.
Tembellik yerine her gün bir alışkanlık oluşturmak senin için faydalı olur.
Instead of laziness, creating a habit every day is beneficial for you.
Alışkanlık kazanmak zor olabilir; yine de tembellik etmeden devam etmelisin.
Gaining a habit can be difficult; still, you must continue without being lazy.
Üzüm suyu çok lezzetli, tatil bitince arkadaşlarıma da getireceğim.
Grape juice is very tasty; when the vacation ends, I will bring some to my friends.
Mektup uzun olursa sabırla oku, çikolatayı tatmak için hemen davranma.
If the letter is long, read it patiently; don’t act immediately to taste the chocolate.
Dürüst olmak için her zaman vaktin olmayabilir, ama denemelisin.
You may not always have time to be honest, but you should try.
Çabuk davranırsak, ekmeği koklamak ve tadına bakmak için daha çok zamanımız olur.
If we act quickly, we’ll have more time to smell the bread and taste it.
Bu yemek biraz tuzlu oldu, servis sırasında dikkat et.
This dish turned out a bit salty; be careful during service.
Bu ince köprüden geçmek tehlikeli olabilir, ama başka yolu yok.
Crossing this thin bridge can be dangerous, but there is no other way.
Yardımcı olmak istiyorsan önce ellerini temiz yıka, sonra masa hazırlamaya başla.
If you want to be helpful, first wash your hands clean, then start setting the table.
Ben çorbayı lezzetli olsun diye biraz baharat ekliyorum.
I am adding some spice so that the soup turns out tasty.
Son film güzel.
The last film is nice.
Tembellik iyi değil.
Laziness is not good.
Evin içi güzel.
The inside of the house is nice.
Duygu bazen çok önemli oluyor.
Feeling is sometimes very important.
Tabak mutfakta.
The plate is in the kitchen.
Kalem ince.
The pen is thin.
Köprü uzun.
The bridge is long.
Benim arkadaşım çok yardımcı.
My friend is very helpful.
El güzel.
The hand is beautiful.
Sınav zor, ama ben çalışıyorum.
The exam is difficult, but I am studying.
Bu kitap uzun değil.
This book is not long.
Bugün sabırlı olmalısın, çünkü zor bir test yapacağız.
You should be patient today because we will have a difficult test.
Sabırlı olmak her zaman kolay değil, ama denemeliyiz.
Being patient is not always easy, but we should try.
Bugünkü konuşma çok dinamik olabilir, çünkü yeni fikirler paylaşacağız.
Today’s talk can be very dynamic because we will share new ideas.
O çarşıda bir görevimiz var, manavdan taze meyve almalıyız.
We have a task at that bazaar; we should get fresh fruit from the greengrocer.
Fırın da görev listesinde, çünkü taze ekmek satın almak istiyoruz.
The bakery is also on our task list because we want to buy fresh bread.
Manav çok kalabalık olursa sabırlı davranmalı ve acele etmemeliyiz.
If the greengrocer is very crowded, we must act patiently and not rush.
Binanın ikinci kat merdiveni kapalı, bu yüzden başka bir yol kullanmalıyız.
The stairs to the second floor of the building are closed, so we must use another route.
Durakta beklerken mesajlaşmak kolay, ama test esnasında telefon yasaktır.
It is easy to text while waiting at the bus stop, but phones are forbidden during the test.
Ofiste mesajlaşmak yerine konuşmalıyız, çünkü yüz yüze iletişim önemlidir.
Instead of texting in the office, we should speak because face-to-face communication is important.
Fiziksel egzersiz yaparken günlük plan tutmak çok faydalıdır.
It is very helpful to keep a daily plan while doing physical exercise.
Her akşam günlük yazmak, zihinsel rahatlama için de özeldir.
Writing in a daily journal every evening is also special for mental relaxation.
Bu evin duvarında güzel bir tablo görüyorum, renkleri çok canlı.
I see a beautiful painting on the wall of this house; its colors are very vibrant.
Dün farklı tablolar inceledim, ama bu kadar canlı değillerdi.
Yesterday I looked at different paintings, but they were not this vibrant.
Bu merdiven çok dik, ama sağlığımız için biraz fiziksel hareket yapmalıyız.
These stairs are very steep, but we should do some physical activity for our health.
Özel eşyalarını kilit altında tutmak her zaman güvenlidir.
It is always safe to keep your special belongings under lock.
Benim görevim, her sabah durakta bekleyen insanlara yardım etmektir.
My task is to help the people waiting at the bus stop every morning.
Fikir çok önemli.
The idea is very important.
Bina büyük.
The building is big.
Kafe kapalı.
The cafe is closed.
Okulda cep telefonu yasak.
Cell phone is forbidden at school.
İletişim çok iyi.
Communication is very good.
Akşam güzel.
The evening is beautiful.
Duvar kırmızı.
The wall is red.
Renk kırmızı.
The color is red.
Eğer hava güzelse, ben parkta kitap okuyorum.
If the weather is nice, I am reading a book in the park.
Defter masada.
The notebook is on the table.
Bu yol çok dik.
This road is very steep.
Köprü güvenli.
The bridge is safe.
Durak bazen kalabalık.
The bus stop is sometimes crowded.
Dilbilgisi mevzularını ihmal etmek mantıklı değil.
It is not logical to neglect grammar matters.
Basit kelimeleri öğrenmek, dili geliştirmek için kullanışlı bir kaynaktır.
Learning simple words is a useful source for improving the language.
Bu dergi yeni kelimeler öğrenmek için oldukça kullanışlı.
This magazine is quite useful for learning new words.
Altyazı ile film izlemek, dili geliştirmenin başka bir yoludur.
Watching a film with subtitles is another way to improve the language.
Yumurta pişirirken konsantre olmalıyım, yoksa tarif istediğim gibi olmayacak.
I must concentrate when cooking eggs, otherwise the recipe won’t turn out as I want.
Projeyi geliştirirken notları ayrıntılı biçimde saklamak mantıklıdır.
While developing the project, it is logical to keep notes in a detailed manner.
Tercihen sabah saatleri daha verimli, çünkü zihnimiz daha berrak oluyor.
Preferably, morning hours are more productive because our mind is clearer.
Farklı kaynaklar okumak, yeni kelimeler öğrenmek için çok kullanışlıdır.
Reading different sources is very useful for learning new words.
Yumurtaları saklamak yerine tüketmek mantıklı, çünkü taze besin daha sağlıklı.
It is logical to consume the eggs rather than storing them, because fresh food is healthier.
Bu dergiyi ihmal etmemeliyiz; içinde ayrıntılı dilbilgisi örnekleri var.
We must not neglect this magazine; it has detailed grammar examples inside.
Konu çok önemli.
The topic is very important.
Tarif basit.
The recipe is simple.
Sözcük önemli.
The word is important.
Şehir canlı.
The city is lively.
Çalış, aksi takdirde sınav zor olacak.
Work, otherwise the exam will be difficult.
Zorluk var, ama ben çalışıyorum.
There is difficulty, but I am working.
Detay önemli.
Detail is important.
Düşünce önemli.
Thought is important.
Zaman sınırlı.
Time is limited.
ifade güzel.
The expression is beautiful.
Güç önemli.
Power is important.
Benim planım çok verimli.
My plan is very productive.
Su berrak.
The water is clear.
Plan karmaşık.
The plan is complex.
Yazı güzel.
The writing is beautiful.
Yeni dizüstü bilgisayar eskisiyle eşdeğer.
My new laptop is equivalent to the old one.
Kalem renkli.
The pen is colorful.
Görünüm güzel.
The appearance is beautiful.
Çorba içinde tuz var.
There is salt in the soup.
Yapı güzel ve eski.
The structure is beautiful and old.
Sayı on.
The number is ten.
Her şey güzel.
Everything is beautiful.
Okuduğum kitap çok ilginç, sayfaları çevirdikçe yeni bilgiler ortaya çıkıyor.
The book I’m reading is very interesting; as I turn the pages, new information emerges.
Ben ailemi çok özledim; uzakta olunca her şeyi hatırlamak daha da zor oluyor.
I missed my family very much; when you’re far away, remembering everything becomes even harder.
Bugün yağmur yağıyor, evde oturup çay içmek için güzel bir zaman.
It’s raining today; it’s a good time to sit at home and drink tea.
Beklenmedik durumlarla karşılaşırken sakin kalmayı öğrenmek çok yararlı olur.
It is very beneficial to learn to stay calm when encountering unexpected situations.
Şiir okumak bazen sakinleştirici, bazen de ilham verici olabilir.
Reading poetry can sometimes be calming, and sometimes also inspiring.
Bu kitabın anlamı çok derin, okurken dikkatimi sürekli çekiyor.
The meaning of this book is very deep; it constantly draws my attention while reading.
Arkadaşımla kütüphanede zaman geçirmek, hem eğlenceli hem de eğitici.
Spending time at the library with my friend is both fun and educational.
Sabahleyin erken kalkmak vücudumuz için çok yararlı olabilir.
Waking up early in the morning can be very beneficial for our body.
Yeni kelimeleri öğrenmek ve telaffuz çalışmak da çok yararlı bir yöntemdir.
Learning new words and practicing pronunciation is also a very beneficial method.
Camdan dışarı bakmak, yağmurun ne kadar güçlü yağdığını görmek için iyi bir yol.
Looking out the window is a good way to see how heavily it’s raining.
Doğayı korumak hepimizin görevi, çünkü gelecek nesiller için önemlidir.
Protecting nature is everyone’s duty, because it is important for future generations.
Ben bu taze meyvelere bayılıyorum, tatları gerçekten eşsiz.
I absolutely love these fresh fruits; their taste is truly unique.
Maalesef bugün etkinlik iptal oldu, çünkü hava koşulları çok kötü.
Unfortunately, today’s activity was canceled because the weather conditions are very bad.
Türkçe telaffuz çalışmak için yüksek sesle okumak çok yardımcı olabilir.
Reading out loud can be very helpful for practicing Turkish pronunciation.
Arkadaşımın telaffuz konusunda yardıma ihtiyacı var, ben de ona örnekler sunmak istiyorum.
My friend needs help with pronunciation, and I want to offer him examples.
Çocukların da rehberliğe ihtiyaç duyması çok normal, çünkü yeni şeyleri öğrenirken zorlanabilirler.
It is very normal for children to need guidance, because they may have difficulty while learning new things.
Bugün hava yağmurlu ama ben yine de dışarı çıkıyorum, çünkü doğadan ilham almayı seviyorum.
It’s rainy today, but I’m still going outside, because I like to take inspiration from nature.
Ormanda yürüyüş yapmak hem yararlı bir egzersiz hem de derin nefes almak için bir fırsat.
Taking a walk in the forest is both a beneficial exercise and an opportunity to breathe deeply.
Sayfa açık.
The page is open.
Sinema uzakta.
The cinema is far away.
Ben bazen yeni insanlarla karşılaşıyorum ve çok mutlu oluyorum.
I sometimes encounter new people and become very happy.
Çay içmek sakinleştirici.
Drinking tea is calming.
Şiir ilham verici.
The poem is inspiring.
Dikkat çok önemli.
Attention is very important.
Deniz çok sakin.
The sea is very calm.
Kısım önemli.
The part is important.
Ev gizemli.
The house is mysterious.
Film eğitici.
The film is educational.
Vücut sağlıklı.
The body is healthy.
Yöntem iyi.
The method is good.
Onların mutfağı geniş.
Their kitchen is spacious.
Bahçenin iç kısmı çok sakin.
The inside part of the garden is very calm.
Görev kolay değil ama ben çalışıyorum.
The duty is not easy, but I am working.
Gelecek proje zor olacak.
The future project will be difficult.
Tat çok farklı.
The taste is very different.
Tablo eşsiz.
The painting is unique.
Bence bu mutfak çok geniş.
I think this kitchen is very spacious.
Sınav iptal.
The exam is canceled.
Projeye katılmak için koşul var.
There is a condition to join the project.
Hava kötü.
The weather is bad.
Sokakta çok gürültü var, ben evde kalmak zorundayım.
There is a lot of noise in the street, I have to stay at home.
Dinlenmeye ihtiyaç var.
There is a need for rest.
Kitap biraz eski.
The book is a little old.
Rehberlik faydalı.
Guidance is useful.
Bugün hava normal.
The weather is normal today.
Piyano çok eski.
The piano is very old.
Etkinlik eğlenceli.
The event is fun.
Deneyim önemli.
Experience is important.
Dizüstü bilgisayar faydalı.
The laptop is useful.
Sınav için hazırlanma önemli.
Preparation for the exam is important.
Kıyı boyunca yürümek hem sakin hem de rahatlatıcıdır.
Walking along the coast is both calm and relaxing.
Zengin ve yoksul arasındaki farkı anlamak için nezaket göstermek önemlidir.
It is important to show courtesy to understand the difference between rich and poor.
Hayat bazen gergin hissettirse de, her sabah nefes egzersizleriyle rahatlamak mümkün.
Even though life sometimes makes us feel tense, it is possible to relax every morning with breathing exercises.
Araba kullanırken her zaman dikkatli olmalısın, çünkü yollar kalabalık olabilir.
You should always be careful when driving a car, because the roads can be crowded.
Bazıları sihir gibi görünen olaylara inanıyor, ama gerçek bazen farklıdır.
Some people believe in events that seem like magic, but reality is sometimes different.
Zehir tehlikelidir, bu nedenle kimyasal maddelerle çalışırken önlem almak gerekir.
Poison is dangerous, therefore we must take precautions when dealing with chemical substances.
Sanat insanların duygularını özgürce yansıtabilmesi için eşsiz bir alandır.
Art is a unique field for people to freely reflect their emotions.
Orkestra provaları sırasında çalgılar pasif değil, sürekli aktif olarak kullanılır.
During orchestra rehearsals, instruments are not passive; they are used actively all the time.
Yeni elbise dikilirken çok kaliteli kumaşlar seçildi, sonuç gerçekten güzel oldu.
While the new dress was being sewn, very high-quality fabrics were chosen, and the result turned out really nice.
Bugün hava kuru olduğu için dışarıda yürüyüş yapmak daha rahat olacaktır.
Because the weather is dry today, it will be more comfortable to walk outside.
Gösteride uçan nesneler pasif birer dekor değil, gösterinin önemli bir parçasıydı.
The flying objects in the show were not passive décor, but a significant part of the performance.
Yeni kelimeleri ve pasif yapıyı pratik ettikçe Türkçe konuşman daha da akıcı olacak.
As you practice the new words and the passive voice, your Turkish speech will become even more fluent.
Dilbilgisi kitabı faydalı.
The grammar book is useful.
Çay rahatlatıcı.
Tea is relaxing.
Rüzgar hafif.
The wind is light.
Fiyat çok pahalı.
The price is very expensive.
Okul en önemli.
The school is the most important.
Bölge sakin.
The region is calm.
Arkadaşım sosyal.
My friend is social.
Fark var.
There is a difference.
Plan mümkün.
The plan is possible.
Atmosfer çok sakin.
The atmosphere is very calm.
Gece uzun ve sakin.
The night is long and calm.
Sihir çok güzel.
Magic is very beautiful.
Köpek, tren gibi hızlı.
The dog is as fast as a train.
Olay ilginç.
The event is interesting.
Gerçek bazen zor olabilir.
Reality can sometimes be difficult.
Hava soğuk, bu nedenle ben dışarı çıkmıyorum.
The weather is cold, therefore I do not go outside.
Su kimyasal.
The water is chemical.
Madde önemli.
The substance is important.
Balık zehirli.
The fish is poisonous.
İçerik çok faydalı.
The content is very useful.
Ben aktifim.
I am active.
Dizüstü bilgisayar kaliteli.
The laptop is high-quality.
Ben çalışıyorum, sonuç güzel.
I am working, the result is good.
Bisiklet mavi.
The bicycle is blue.
Cepte kalem var.
There is a pen in the pocket.
Elbise ışıltılı.
The dress is sparkling.
Tasarım ilginç.
The design is interesting.
Ben rahatım.
I am comfortable.
Yaprak dışarıda.
The leaf is outside.
Mutfak hoş.
The kitchen is pleasant.
Ses çok güzel.
The sound is very nice.
Uçan balık gökyüzünde.
The flying fish is in the sky.
Dekor çok güzel.
The decor is very beautiful.
Kalem masanın üzerinde.
The pen is on the table.
Oyuncak mavi.
The toy is blue.
Konuşma kısa ve güzel.
The speech is short and beautiful.
Film daha da eğlenceli.
The film is even more fun.
Bulaşık temizlenince mutfak daha düzenli görünüyor, sonra tabakları da kurulamak gerekiyor.
When the dishes are cleaned, the kitchen looks more organized, and then it is necessary to dry the plates, too.
Yağmur başlayınca şemsiye açmak şart, aksi halde ayakkabı çok ıslanıyor.
When it starts raining, it is essential to open an umbrella; otherwise, the shoes get very wet.
Arkadaşımın evinde çeşitli oyunlar var, en çok yuvarlak bir top ile oynamayı seviyor.
There are various games at my friend’s house; he most likes to play with a round ball.
Günlük alıştırma yapmak, dil gelişimi için çok faydalıdır.
Doing daily practice is very beneficial for language development.
Bu sabah tost yapmayı denedim, ama biraz fazla basit oldu.
I tried to make toast this morning, but it turned out a bit too simple.
Sonra yeni tarif öğrenerek tost yapma mücadelesi verdim, sonuç daha lezzetli oldu.
Then, by learning a new recipe, I put up a struggle to make toast, and the result was tastier.
Ancak komşular daha geç uyandığı için, keşke ev biraz daha sessiz olsaydı diye düşündüm.
However, because the neighbors woke up later, I wished the house had been a bit quieter.
Model modern.
The model is modern.
Sabah erken kalkmak şart.
Waking up early in the morning is essential.
Kıyafet güzel.
The outfit is beautiful.
Masa yuvarlak.
The table is round.
Masanın üstü temiz.
The top of the table is clean.
Yol ıslak.
The road is wet.
Alıştırma kitabı kolay.
The practice book is easy.
Dost yanımda.
The friend is with me.
Su fazla soğuk.
The water is too cold.
Mücadele zor.
The struggle is hard.
Yöntem yanlış.
The method is wrong.
Alıştırma zor, ama faydalı.
The exercise is hard, but useful.
Kütüphane daha sessiz.
The library is quieter.
Ofis bugün daha sakin.
The office is calmer today.
Haritadaki son nokta tam olarak belirlenmemiş.
The final point on the map has not been precisely determined.
Bu nokta, gezimizin en kritik kısmı olabilir.
This point might be the most critical part of our trip.
Ben bilime meraklıyım, deney sonuçlarını büyük bir heyecanla bekliyorum.
I am interested in science, and I am eagerly awaiting the experiment results.
Çalışmak için uygun bir ortam arıyorum, burada çok gürültü var.
I am looking for a suitable environment to work in; it’s too noisy here.
Bu harita beni yanlış yöne yönlendirmiş; meğer burası çıkmaz sokakmış.
This map has misdirected me; it turns out this is a dead-end street.
Haritada gitmek istediğimiz köyü işaretlemek çok pratik oldu.
Marking the village we want to go to on the map was very practical.
Gerçekçi düşünmek bazen zor oluyor, özellikle heyecanlı bir projeye başlarken.
Thinking realistically can be difficult sometimes, especially when starting an exciting project.
Topluma katkı sağlamanın pek çok yolu var, örneğin gönüllü çalışmak.
There are many ways to contribute to society, for example volunteering.
Bu araştırmanın kapsamını genişletmek istiyoruz, çünkü daha fazla veriye ihtiyacımız var.
We want to expand the scope of this research because we need more data.
Kapsam dar olursa önemli konuları atlayabiliriz.
If the scope is narrow, we might skip important topics.
Önceki rapor hatalıymış, düzeltmesi bugün yayınlandı.
The previous report turned out to be faulty; its correction was published today.
Anlaşmanın şartları oldukça esnekmiş, bu sayede değişiklik yapabiliyoruz.
The terms of the agreement have turned out to be quite flexible, so we can make changes.
Arkadaşım bana hafta sonu için bir seyahat teklifi sundu, oldukça heyecan verici.
My friend offered me a travel proposal for the weekend; it’s quite exciting.
Onların ilişkisinde iletişim çok önemli, her gün birbirleriyle konuşuyorlar.
Communication is very important in their relationship; they speak with each other every day.
Zaman zaman zorluklara katlanmak, başarıya giden doğal bir süreçtir.
Sometimes enduring difficulties is a natural process leading to success.
Bu sistem çok pratik, fakat kullanıcıların talimatları dikkatlice okuması gerekiyor.
This system is very practical, but users need to read the instructions carefully.
Proje bilimsel.
The project is scientific.
Ben yorgunum.
I am tired.
Bu plan kritik.
This plan is critical.
Keşif yarın olacak.
The discovery will happen tomorrow.
Bilim önemli.
Science is important.
Filmde heyecan var.
There is excitement in the film.
Edebiyat güzel.
Literature is beautiful.
Bölüm eğlenceli.
The chapter is fun.
Bugün hava uygun.
Today the weather is suitable.
Ortam çok sakin.
The environment is very calm.
Hangi kitap senin?
Which book is yours?
Bu elbise daha uygun.
This dress is more suitable.
Sokak çıkmaz.
The street is a dead-end.
Bütçe sınırlı.
The budget is limited.
Ben sinemaya gidiyorum, çünkü film heyecanlı.
I am going to the cinema because the film is exciting.
Pek çok kitap kütüphanede.
There are many books in the library.
Araştırma önemli.
Research is important.
Sokak dar.
The street is narrow.
Plan hatalı.
The plan is faulty.
Plan esnek.
The plan is flexible.
Bugün planımda önemli değişiklik var.
There is an important change in my plan today.
Film heyecan verici.
The film is exciting.
Köpek öyle hızlı.
The dog is so fast.
Toplantı yoğun.
The meeting is intense.
Başarı zor.
Success is difficult.
Yemek doğal.
The food is natural.
Ders program çok uzun.
The class schedule is very long.
Öğleden sonra parkta egzersiz yapmak faydalıdır.
Exercising in the park in the afternoon is beneficial.
Bugün bazı beklentilerim var, fakat hepsi çok net değil.
Today I have some expectations, but not all of them are very clear.
Bu romanda duygular net değil, olaylar bazen karışık biçimde ilerliyor.
In this novel, the emotions are not clear; events sometimes progress in a complicated way.
Sabah bir şey yemediğim için midem hafif ağrıyor, belki biraz yemek yesem iyi olur.
Because I haven’t eaten anything this morning, my stomach hurts a little; maybe I should eat something.
Ferah ortamda çalışmak, bana büyük bir kolaylık sağlıyor ve daha verimli olmamı destekliyor.
Working in a spacious environment provides me with great ease and supports me to be more productive.
Babam şu aralar çok meşgul, çünkü yeni bir iş projesiyle uğraşıyor.
My father is very busy these days because he is working on a new business project.
Ben de meşgul olduğum zamanlar konforlu bir sandalye kullanmayı seviyorum, böylece yorulmuyorum.
When I am also busy, I like to use a comfortable chair, so I don’t get tired.
Arkadaşım sakal stilini değiştirdiğinde, onun başka biri olduğunu zannetmiştim.
When my friend changed his beard style, I thought he was someone else.
Okuduğum kitap, bana yeni ufuklar açan bir kaynaktır.
The book that I read is a source that opens new horizons for me.
Arkadaşımın yaptığı pasta, kesinlikle bugüne kadar tattığım en lezzetli pastaydı.
The cake that my friend made was definitely the most delicious cake I have tasted so far.
Bahçede incelediğim çiçekler kurumuş, bu yüzden onları sulamak artık işe yaramıyor.
The flowers that I examined in the garden have dried up, so watering them now is useless.
Sabah yolda gördüğün kişi, babamın sürekli alışveriş yaptığı marketin sahibiydi.
The person you saw on the street this morning was the owner of the market my father constantly shops at.
Sözlük kullanmak, karışık metinleri anlamak için kesinlikle faydalı bir yöntemdir.
Using a dictionary is definitely a beneficial method for understanding complex texts.
Oyuncaklar hepsi masada.
All the toys are on the table.
Fotoğraf etkileyici.
The photo is impressive.
Konuşma biçim güzel.
The way of speaking is nice.
Yazılı sınav kolay.
The written exam is easy.
İddia doğru.
The claim is true.
Ben açım.
I am hungry.
Başımda ağrı var.
There is pain in my head.
Hava temiz.
The air is clean.
Sandalye rahat.
The chair is comfortable.
Stil güzel.
The style is beautiful.
Ben bu filmin eğlenceli olduğunu zannetmiyorum.
I don't think that this film is fun.
Ufuk geniş.
The horizon is wide.
Resim çok güzel.
The picture is very beautiful.
Eser çok ilginç.
The work is very interesting.
Pasta en lezzetli.
Cake is the most delicious.
çiçek güzel.
The flower is beautiful.
Ders anlaşılır.
The lesson is understandable.
Elimdeki defter eski ama kullanışlı.
The notebook I have is old but useful.
Metin kısa.
The text is short.
Endişe ile baş etmek için derin nefes almak bana yardımcı oluyor.
Taking a deep breath helps me cope with worry.
Bu projenin ortak amacı, çevreyi korumak ve temiz bir gelecek hazırlamak.
The common goal of this project is to protect the environment and prepare a clean future.
Kimi zaman umutsuz hissettiğim anlar oluyor, ama yine de çözümler arıyorum.
Sometimes there are moments when I feel hopeless, but I still look for solutions.
Görüşmek fiili de bir karşılıklı eylemdir; örneğin, biz her hafta sonu komşularımızla görüşürüz.
The verb “görüşmek” is also a reciprocal action; for example, we meet with our neighbors every weekend.
Rüyalar bazen beni gerçek hayattan uzaklaştırır, ama yine de ilham kaynağı olabilir.
Dreams sometimes take me away from real life, but they can still be a source of inspiration.
Telefonumu kaybettim sanıyordum, meğer kayıp değildi, masanın altında buldum.
I thought I lost my phone, but it wasn’t missing; I found it under the table.
Evcil hayvanınız kayıp olunca, çevrede afişler asmak genellikle ilk adım oluyor.
When your pet goes missing, posting flyers in the area is generally the first step.
Büyük şehirde yaşayınca, toplu ulaşım hayat kurtarıyor, çünkü trafik çok yoğun.
When living in a large city, public transportation is a lifesaver because traffic is very heavy.
Arkadaşım da büyük bir yazar olmak ister, bu yüzden hayallerimizi birbirimizle paylaşıyoruz.
My friend also wants to become a great writer, so we share our dreams with each other.
Akşam yemeğinden sonra mutfağı toparlamak her gün yaptığım bir alışkanlık.
Tidying up the kitchen after dinner is a daily habit I do.
Lütfen bana yarınki sınavı hatırlat, çünkü bazen fazla meşgul oluyorum.
Please remind me about tomorrow’s exam, because I often get too busy.
Gelecek hakkında bazen endişelenmek doğaldır, ama plan yapmak kaygıyı azaltır.
It’s natural to worry about the future sometimes, but planning reduces anxiety.
Başarısız olmaktan endişeleniyorum, ancak kararlı davranarak bu hissi yenmeye çalışıyorum.
I worry about failing, but by acting decisively I try to overcome this feeling.
Huysuz olan insanlar genellikle yalnız kalmak ister, ancak biraz destek onlara iyi gelebilir.
People who are grumpy generally want to be alone, but a bit of support can help them.
Bu çeviri çok iyi değildi, ama yine de metnin genel anlamını yakalayabildim.
This translation wasn’t very good, but I could still grasp the general meaning of the text.
Yeni bir kural yürürlükte, bu yüzden kütüphanede daha sessiz olmamız gerekiyor.
A new rule is in effect, so we need to be quieter in the library.
Bilgisayarda çalışırken yaptığın belgeyi sık sık kaydetmek önemlidir.
It is important to frequently save the document you are working on on the computer.
Çevre çok güzel.
The environment is very beautiful.
Ağaç evin yanında.
The tree is next to the house.
Ben umutsuzum.
I am hopeless.
Bu an güzel.
This moment is beautiful.
Eylem önemli.
Action is important.
Performans çok güzel.
The performance is very beautiful.
Meyveler meğer tazeymiş.
Apparently, the fruits are fresh.
Kedi masanın altında.
The cat is under the table.
Sizin arabanız kırmızı.
Your car is red.
Dosya bilgisayarda.
The file is on the computer.
Şifre yanlış.
The password is wrong.
Trafik kötü.
The traffic is bad.
Trafik yoğun.
Traffic is heavy.
Kardeşim kararlı, her sabah koşuyor.
My sibling is determined, he runs every morning.
İzlenim önemli.
The impression is important.
Plan başarısız.
The plan is unsuccessful.
Genel bilgi önemli.
General knowledge is important.
Kanun yürürlükte.
The law is in effect.
Sınıf sessiz.
The classroom is quiet.
Belge basit ama önemli.
The document is simple but important.
Köpek masanın yanında.
The dog is next to the table.
Kanun herkes için eşit.
The law is equal for everyone.
Fiyatlar eşit.
The prices are equal.
Pastane, bakkaldan daha uzak ama kasaptan daha yakın.
(English: “The pastry shop is farther than the small grocery store but closer than the butcher.”)
Kuaför bugün çok kalabalık, randevu almak için yarına kadar beklemeliyim.
(English: “The hairdresser is very crowded today; I must wait until tomorrow to get an appointment.”)
Bazen evde rüzgarın sesini işitmek beni rahatlatıyor, özellikle gece sessiz olunca.
(English: “Sometimes hearing the wind at home relaxes me, especially when it’s quiet at night.”)
Ev dekorasyonunda minimalist tarz artık daha popüler, çünkü sade ortamlar insanı dinlendiriyor.
(English: “Minimalist style is now more popular in home decoration because simple spaces help a person relax.”)
Pencere açıksa sokaktan gelen sesleri daha net duyabilirsin.
(English: “If the window is open, you can hear the sounds from the street more clearly.”)
Eğer perdeler koyu renkliyse, sabah ışığı daha geç içeri girer.
(English: “If the curtains are dark, morning light enters later.”)
Belgeseller, doğa ve tarih hakkında yeni bilgiler öğrenmek için ilginç bir kaynak.
(English: “Documentaries are an interesting resource for learning new information about nature and history.”)
Bu bardak, diğeri kadar büyük değil ama daha şık görünüyor.
(English: “This glass is not as big as the other one, but it looks more elegant.”)
Fark ettin mi, senin çantan benimkinden daha hafif, ama sen yine de çok yoruluyorsun.
(English: “Have you noticed your bag is lighter than mine, yet you still get very tired?”)
Bahçedeki çiçekler, diğer evin çiçekleri kadar renkli değil ama yine de çok güzel.
(English: “The flowers in the garden are not as colorful as those at the other house, but they are still very beautiful.”)
Okul uzak.
The school is far.
Hizmet hızlı.
The service is fast.
Mesaj acil.
The message is urgent.
Giyim tarz güzel.
Clothing style is beautiful.
Bu oda minimalist.
This room is minimalist.
Tarz basit ve modern.
Style is simple and modern.
Film popüler.
The film is popular.
Ceket şık.
The jacket is stylish.
Görünüm modern.
The look is modern.
Ben tamamen mutlu.
I am completely happy.
Ben hedefe yürüyorum, çünkü o çok önemli.
I am walking toward the goal because it is very important.
Ağız açık.
The mouth is open.
Bardak kırmızı.
The glass is red.
Kalem kırmızı, benimki mavi.
The pen is red, mine is blue.
Bakkalda uzunca bir kuyruk vardı; bu durum bizi olumsuz etkiledi ama yine de bekledik.
There was a rather long queue at the small grocery store; that affected us negatively but we waited anyway.
O kitaptan bir alıntı paylaştım, haklı olduğumu düşündüm ama meğer yanılmışım.
I shared a quotation from that book, I thought I was right, but it turns out I was mistaken.
Tesadüfen yeni bir beceri keşfetmek de mümkün, ancak onu tek başına değerlendirmek her zaman kolay değil.
It’s also possible to discover a new skill by chance, but it’s not always easy to evaluate it alone.
Mağazada büyük bir indirim vardı; doğrudan alışverişe gittim, çünkü fiyatların ne kadar düştüğünü tahmin edemiyordum.
There was a big discount at the store; I went shopping directly because I couldn’t guess how much the prices had dropped.
Tek başına seyahat etmek istiyorum, ama ailem o kadar cesur olduğumu düşünmüyor.
I want to travel alone, but my family doesn’t think I’m that brave.
Arkadaşımın aslında haklı olduğunu ikinci konuşmamızda farkına vardım.
I realized my friend was actually right in our second conversation.
Yanılmak insanı üzebilir, ama hatalardan ders edinmek de büyük bir fırsattır.
Being mistaken can upset a person, but acquiring a lesson from mistakes is a great opportunity.
Arkadaşımın makalesinde bir alıntı vardı; doğrusu ben bu kaynaktan doğrudan yararlanacağını tahmin etmemiştim.
There was a quotation in my friend’s article; honestly, I hadn’t guessed that he would directly use this source.
Kuyruk uzun.
The tail is long.
Haberler olumsuz.
The news is negative.
Çok seçenek var.
There are many options.
Bu fikir gereksiz.
This idea is unnecessary.
Hata yapmak kaçınılmaz.
Making mistakes is inevitable.
Tablo sanatsal.
The painting is artistic.
Müzik türü keyifli.
The music genre is enjoyable.
Akış yavaş.
The flow is slow.
Sessiz ortamda fısıldamak daha kolaydır, yoksa insanlar bizi işitebilir.
It’s easier to whisper in a quiet environment; otherwise, people might hear us.
Başarılı olduğumda beni gurur kaplıyor, ama asla kibirlenmemeye çalışıyorum.
When I succeed, I am filled with pride, but I always try not to become arrogant.
Gurur duymak güzeldir, fakat aşırı gurur insanı yalnızlaştırabilir.
Feeling pride is nice, but too much pride can isolate a person.
Arkadaşlarla avluya oturup sohbet etmek, bahar akşamları için ideal bir seçimdir.
Sitting in the courtyard and chatting with friends is an ideal choice for spring evenings.
Bu kupa benim en sevdiğim kupam, içinden sıcak çay içmek beni rahatlatıyor.
This mug is my favorite mug; drinking hot tea from it relaxes me.
Turnuvada birinci olan takıma büyük bir kupa verildi.
A big trophy was given to the team that came first in the tournament.
Kapıya sertçe basmak yerine nazikçe itmek daha iyi olur.
Instead of pressing the door roughly, it’s better to push it gently.
Koşu yaparken fazla terlemek bazen rahatsız edici olabilir.
Excessive sweating while running can sometimes be uncomfortable.
Bazı insanlar çalışırken çabuk sıkılır, bu durumda küçük molalar faydalı olur.
Some people get bored quickly while working; in that case, short breaks are helpful.
Hafta sonu düğün var, davetiye elime yeni ulaştı.
There is a wedding this weekend; the invitation just arrived in my hands.
Yeni işimden çok memnunum, çalışma ortamı gerçekten güleryüzlü insanlarla dolu.
I am very pleased with my new job; the working environment is truly filled with cheerful people.
Patronum, çalışanların memnun olması için samimi davranıyor ve güleryüzlü bir yaklaşım sergiliyor.
My boss acts sincerely and displays a cheerful approach so that employees are satisfied.
Ailemle olan bağımın ilelebet sürmesini umuyorum.
I hope my bond with my family continues forever.
Koşu yapmak sabahları benim için ideal bir egzersizdir.
Jogging in the mornings is an ideal exercise for me.
Hatalarından ders almak, daha iyi bir gelecek için iyi bir niyettir.
Learning from your mistakes is a good intention for a better future.
Bu görevi zamanında bitirme niyetim var, ama yine de yardıma ihtiyacım olabilir.
I have the intention to finish this task on time, but I might still need help.
Ben şu anda yeni bir proje üzerinde çalışmaktayım, bu proje benim için çok önemli.
I am currently working on a new project; this project is very important to me.
Sır saklamak zor.
Keeping a secret is difficult.
Ben başarılıyım.
I am successful.
Bahar çiçekleri taze.
Spring flowers are fresh.
Ben yarışmada birinci oldum.
I came first in the competition.
Matematik sınav kolay.
The math exam is easy.
Yağmur yüzünden gezi iptal oldu.
The trip was canceled because of the rain.
Koşu faydalı.
Running is beneficial.
Hazırlık zor, ama sonuç güzel.
Preparation is difficult, but the outcome is good.
Temas önemli.
Contact is important.
Ben memnunum.
I am pleased.
Arkadaşım yeni evinden memnun.
My friend is satisfied with his new house.
Yaklaşım önemli.
The approach is important.
Bağ güçlü.
The bond is strong.
Anı kalbimde saklı.
The memory is hidden in my heart.
Kararlılık önemlidir.
Determination is important.
Yarışma eğlenceli.
The competition is fun.
Köpek güçlü.
The dog is strong.
Anahtar masada saklı.
The key is hidden on the table.
Tatil evi çok sessiz.
The vacation house is very quiet.
En sevdiğim kitap masada.
My favorite book is on the table.
Kupa dolu.
The mug is full.
Araba yolda.
The car is on the road.
Oda dolu.
The room is full.
Yatırım yaparak geleceğe güvenle bakmak mümkündür.
It is possible to look to the future with confidence by making investments.
Her gün düzenli çalışarak başarıda süreklilik sağlamak mümkündür.
It is possible to ensure continuity in success by working regularly every day.
Raporu hazırlarken bütçenin önemli olduğunu vurgulamak gerekir.
When preparing the report, it is necessary to emphasize that the budget is important.
Havada serinlik var.
There is coolness in the air.
Hava mükemmel.
The weather is perfect.
Manzara çok güzel.
The view is very beautiful.
Uzay çok geniş.
Space is very wide.
Sınıfta toplam yedi öğrenci var.
There are seven students in the classroom.
Çalışma çok önemli.
The work is very important.
Oda estetik.
The room is aesthetic.
Kitap değerli.
The book is valuable.
Etkileşim kurmak önemli.
Interacting is important.
Eğitim önemli.
Education is important.
Üniversitede dersler zor.
Courses at the university are hard.
Kütüphane, bilgi simgesi.
The library is a symbol of knowledge.
Soru zor.
The question is difficult.
Yedi renkli kalem masada.
Seven colorful pens are on the table.
Çantamda kalem, defter ve notlarım var.
In my bag, I have a pen, a notebook, and my notes.
İş yerinde, projeyi tamamlamak büyük bir sorumluluk.
At work, completing the project is a big responsibility.
Çevre kirliliği konusunda farkındalık yaratmak çok önemlidir.
Creating awareness about environmental pollution is very important.
Sanat galerisi, özgün eserlerle doluydu.
The art gallery was filled with original works.
Güneş paneli, evin ihtiyacı olan enerjiyi üretiyor.
The solar panel produces the energy needed for the house.
Kanal çok uzun.
The channel is very long.
Yaz tatili uzun.
Summer vacation is long.
Büyüme önemli.
Growth is important.
Plan etkili.
The plan is effective.
Kutlama yarın olacak.
The celebration will be tomorrow.
Ders çalışmak için sessiz ortam gerekli.
A quiet environment is necessary for studying.
Hastane kalabalık.
The hospital is crowded.
Kalite yüksek.
Quality is high.
Dağ yüksek.
The mountain is high.
Evin arkası güzel.
The back of the house is beautiful.
Arkadaşımın önerisi, projemizi geliştirmek için çok yararlı oldu.
My friend's suggestion was very useful for developing our project.
Ailemle olan iletişimim, gün boyu beni motive ediyor.
My communication with my family motivates me throughout the day.
Atalarımızdan kalan mirası korumak bizim sorumluluğumuzdur.
It is our responsibility to preserve the legacy inherited from our ancestors.
Şüphesiz, bu film en etkileyici yapımlardan biridir.
Undoubtedly, this film is one of the most impressive productions.
Çağımızda inovasyon ve özgün fikirler, ekonomik büyümenin anahtarıdır.
In our era, innovation and original ideas are the keys to economic growth.
Yönetim, çalışanların motive olmasını sağlamak için teşvik edici ve özendirici stratejiler uyguluyor.
The management applies encouraging and motivating strategies to ensure that employees are motivated.
Takım içindeki uyum, başarılı bir çalışmanın temelidir.
Harmony within the team is the foundation of successful work.
Bilimsel çalışmaları incelemek, yeni fikirler üretmemize yardımcı olur.
Examining scientific studies helps us produce new ideas.
Biliyorum ki sen bu konuda çok iyisin.
I know that you are very good in this matter.
Eminim ki yarın hava güzel olacak.
I am sure that the weather will be nice tomorrow.
Görüşmelerimden anlıyorum ki, herkes projeden memnun.
From my conversations, I understand that everyone is satisfied with the project.
Bulgu ilginç.
The finding is interesting.
Görüntü güzel.
The image is beautiful.
Bıçak keskin.
The knife is sharp.
Kitap okumak yararlı.
Reading books is useful.
Ata önemli.
The ancestor is important.
Bu ödev çok teşvik edici.
This homework is very encouraging.
Planlama önemli.
Planning is important.
Esneklik önemli.
Flexibility is important.
Bu evin temeli sağlam.
The foundation of this house is solid.
Ben bu konuda eminim.
I am sure about this.
Haberler sevindirici.
The news is encouraging.
Okul binası sağlam.
The school building is solid.
Gerçek basittir.
Truth is simple.
Öğüt almak için, mütevazı insanlarla sohbet etmek ve çok çaba göstermek faydalıdır.
To receive advice, it is useful to talk with humble people and put in a lot of effort.
Takım çalışmasında işbirliği çok önemlidir.
Collaboration is very important in teamwork.
Ben meraklıyım; her yeni konuyu öğrenmeye açığım.
I am curious; I am eager to learn every new topic.
Ben mütevazı olmaya çalışıyorum, çünkü gerçekçilikle hareket etmenin mantığı vardır.
I try to be humble because there is logic in acting realistically.
Sanatta gerçekçilik, duyguları yansıtmanın en önemli ölçütüdür.
In art, realism is the most important criterion for reflecting emotions.
Yeni evimde geniş bir mekan var.
In my new home, there is a spacious space.
Her işin bir ölçüsü vardır ki, mantıklı sonuçlar elde edilebilir.
Every task has a measure by which logical results can be obtained.
Bu resmi davet, büyük bir organizasyonun parçasıdır.
This formal invitation is part of a large organization.
Öğüt almak, zorlukları aşmak için önemlidir.
Taking advice is important for overcoming difficulties.
Öngörü ile karar vermek kolaydır.
Deciding with foresight is easy.
Başarının ölçütü çalışmaktır.
The criterion of success is working.
Taahhüt önemli.
Commitment is important.
Öğretmen merhametli.
The teacher is compassionate.
Dostluk her zaman önemlidir.
Friendship is always important.
Ben futbol oynuyorum ve bu, vücudumu güçlendirmek için iyidir.
I am playing football and this is good for strengthening my body.
Cevap doğru.
The answer is correct.
Organizasyon başarılı.
The organization is successful.
Bardak dolu.
The cup is full.
Bu ev, cazip bahçe ile çevrili.
This house is surrounded by an attractive garden.
Yıllar sonra, eski dostuma olan derin özlemimi hissettim.
After many years, I felt a deep longing for my old friend.
İş yerinde hassas konuları ele almak için herkesin duyarlılığı önemlidir.
It is important for everyone to be sensitive when addressing delicate issues in the workplace.
Şeffaf camlar, iç mekanın aydınlık olmasına yardımcı olur.
Transparent windows help in making the interior bright.
Adaletin sağlanması, toplumun huzuru için vazgeçilmezdir.
Ensuring justice is indispensable for the peace of society.
Sağduyu, zorluklar karşısında aklımıza rehber olur.
Common sense serves as our guide in the face of challenges.
Doğruluk, her zaman en iyi politikadır ve güven verir.
Truth is always the best policy and instills trust.
Sınav sonuçları hassas konulardır ve dikkatle değerlendirilmelidir.
Exam results are sensitive matters and should be evaluated carefully.
Restoran cazip.
The restaurant is attractive.
Özellik önemli.
Feature is important.
Bu kitap sürükleyici.
This book is captivating.
Senaryo çok güzel.
The script is very beautiful.
Masa cam.
The table is glass.
Dağ tırmanışı zorlu.
Mountain climbing is challenging.
Başarısızlık en iyi öğretmendir.
Failure is the best teacher.
Egzersiz yapmak hayati.
Exercising is vital.
Arena dolu.
The arena is full.
Toplumsal sorumluluk önemli.
Social responsibility is important.
Şarkıda eşlik var.
There is accompaniment in the song.
İç mekan düzenli ve ferah.
The interior is organized and spacious.
Oda aydınlık.
The room is bright.
Ben sebat ediyorum, çünkü başarı önemlidir.
I persevere because success is important.
Yolculuk çok uzun.
The journey is very long.
Sektör önemli.
The sector is important.
Dostluk vazgeçilmez.
Friendship is indispensable.
Politika herkes için faydalıdır.
Policy is beneficial for everyone.
Duvarda iz var.
There is a trace on the wall.
Telefonun ekranı hassas.
The phone's screen is sensitive.
Tırmanış zor.
Climbing is difficult.
Toplantıya katılım göstermek için herkes orada olmalı.
Everyone should be there to show participation at the meeting.
Hayatında iş ve dinlenme arasında denge olmalı.
There should be a balance between work and rest in your life.
Yeni mobilyalar evin daha işlevsel olmasını sağladı.
The new furniture has made the house more functional.
Yenilikçilik, sürekli gelişmenin anahtarıdır.
Innovation is the key to continuous improvement.
Proje planında esneklik çok önemli; beklenmedik durumlara hazırlıklı olmalısın.
Flexibility in the project plan is very important; you must be prepared for unexpected situations.
Bütçe planlamasında öngörülebilirlik olmazsa, aksaklıklar yaşanır.
Without predictability in budget planning, disruptions occur.
Proje sürecinde öngörülebilirlik, başarılı sonuçlar için önemlidir.
Predictability is important for successful outcomes in the project process.
Empati göstermek, insan ilişkilerini güçlendiren en önemli erdemlerden biridir.
Showing empathy is one of the most important virtues that strengthens human relationships.
Bu iş mutlaka başarılı olacak.
This job will definitely be successful.
Öğrenci dersi dinleyince konuyu kavrayabilmek kolay olur.
When the student listens to the lesson, it becomes easy to grasp the topic.
Mobilya eski fakat temiz.
The furniture is old but clean.
Vitrinde yeni ceketler var.
There are new jackets in the display window.
Piyasa çok kalabalık.
The market is very crowded.
Öğrenciler sınava hazırlıklı.
The students are prepared for the exam.
Projede aksaklık var, çünkü plan hatalı.
There is a disruption in the project because the plan is faulty.
Ekipman pahalı.
The equipment is expensive.
Ekip sinerji ile daha güçlü olur.
The team becomes stronger with synergy.
Buzlu kaldırımlarda yürürken zemin oldukça kaygandı.
While walking on icy sidewalks, the ground was very slippery.
Baharı müjdeleyen çiçekler çok narin ve zariftir.
The flowers heralding spring are very delicate and elegant.
Kendi işini kurmak, gerçek anlamda bağımsız olmayı gerektirir.
Starting one’s own business truly requires being independent.
Proaktif bir yaklaşım, iş yerinde başarının anahtarıdır.
A proactive approach is the key to success in the workplace.
Proaktif olmak, sorunları önceden belirleyip çözüm üretmeyi gerektirir.
Being proactive requires identifying problems in advance and producing solutions.
Toplantıya katılmak mecburiyettir.
Attending the meeting is mandatory.
Mücevher çok değerli.
The jewel is very valuable.
Film dramatik, ama sonunda umut var.
The film is dramatic, but there is hope in the end.
Yol buzlu.
The road is icy.
Elbise zarif.
The dress is elegant.
Vazo güzel.
The vase is beautiful.
Bu film gerçek anlamda etkileyici.
This film is truly impressive.
Fiyat düşük.
The price is low.
Üretim maliyet yüksek.
The production cost is high.
Yolda kaza oldu.
An accident occurred on the road.
Şehirde taşımacılık önemli.
Transportation in the city is important.
Masadaki kalem kırmızı.
The pen on the table is red.
Problem var, birlikte çözmeliyiz.
There is a problem; we must solve it together.
Başarıdaki gizli faktör çalışmaktır.
The hidden factor in success is work.
Kitapta gizli anlam var.
There is hidden meaning in the book.
Uçuş düzensiz olursa, terminalde uzun süre bekleriz.
If the flight is irregular, we will wait for a long time at the terminal.
Odanın ortasında renkli bir halı var.
There is a colorful carpet in the middle of the room.
Yastık çok yumuşak ve rahattır.
The pillow is very soft and comfortable.
Mutfağın masasında cam bir kavanoz var.
There is a glass jar on the kitchen table.
Sepet, alışveriş sırasında eşyaları taşımak için yararlıdır.
The basket is useful for carrying items during shopping.
Tatile giderken uygun konaklama arayışındayım.
I am looking for suitable accommodation for my vacation.
Konaklama rezervasyonunu erken yapmak en iyisidir.
It is best to make the accommodation reservation early.
Paspas, ayak kirlerini toplamak için çok işlevseldir.
The floor mat is very functional for collecting dirt from shoes.
Yarın sabah uluslararası bir konferans olacak.
There will be an international conference tomorrow morning.
Hava yağmurlu olursa, dışarı çıkmayalım.
If the weather is rainy, let's not go outside.
Hava serin olursa, parkta uzun yürüyüş yaparız.
If the weather is cool, we will take a long walk in the park.
Arkadaşım yemek yaparsa, herkes mutlu olur.
If my friend cooks, everyone will be happy.
Dolap odada.
The cupboard is in the room.
Banyo temiz.
The bathroom is clean.
Yerde kir var.
There is dirt on the ground.
Mikrodalga fırını kullanmak kolay.
It is easy to use a microwave oven.
Yayımlanan kitap ilginç.
The published book is interesting.
Fırıncılık, güzel ekmeklerin sırrıdır.
Baking is the secret of good bread.
Bu ürün garantili; garanti süresi beş yıldır.
This product is guaranteed; the warranty period is five years.
Mücadeleci olmak, zorlukların üstesinden gelmeyi kolaylaştırır.
Being combative makes overcoming difficulties easier.
Bu toplantı, ekibin entegrasyonunu ve demokratik etkileşimini artırmaya yönelik bir teşebbüstür.
This meeting is an initiative aimed at increasing the team’s integration and democratic interaction.
Pazarda çeşitlilik var.
There is variety in the market.
Sözleşme imzalanmak için hazır.
The contract is ready to be signed.
Bu araba garantili.
This car is guaranteed.
Restoranda yüksek kaliteli yemekler var.
There is high-quality food in the restaurant.
Kırsal hayat sakin.
Rural life is calm.
İlke önemli.
Principle is important.
Güneşten korunma önemli.
Protection from the sun is important.
Fiyat artış var.
There is a price increase.
Ruh sakin.
The spirit is calm.
Öğrenciler ve öğretmen arasında etkileşim var.
There is interaction between the students and the teacher.
Yemek hazır, hemen sofraya oturalım.
The meal is ready, let's sit at the table immediately.
Araştırma yaparken, mütehassıs görüşlerini de dinlemek faydalı oluyor.
While doing research, it is useful to also listen to the specialist's opinions.
Yardımsever insanlar, cömertçe kaynaklarını paylaşırken birbirlerine destek olurlar.
Helpful people support each other by generously sharing their resources.
Sükunet faydalıdır.
Tranquility is beneficial.
Denizde derinlik var.
There is depth in the sea.
Bu ev kendine has.
This house is unique.
Herkesin fikri önemlidir.
Everyone's opinion is important.
İnsan güzel.
The human is beautiful.
Benim görüşüm önemli.
My opinion is important.
Komşum yardımsever.
My neighbor is helpful.
Sergide renkli fotoğraflar var.
There are colorful photographs in the exhibition.
Komşum cömert.
My neighbor is generous.
Salata sağlıklı bir yemek seçeneğidir.
Salad is a healthy meal option.
Bardak boş.
The glass is empty.
Acı biber lezzetli.
Hot pepper is delicious.
Evin kapısı açık.
The door of the house is open.
Odada hoş aroma var.
There is a pleasant aroma in the room.
Banka kapalı.
The bank is closed.
Kredi kartım yanımda.
My credit card is with me.
Arkadaşım tutkulu.
My friend is passionate.
Okulda bilgisayara erişim var.
There is access to the computer at school.
Ne kadar çok çalışırsan, o kadar başarılı olursun.
The more you work, the more successful you become.
Hava bugün piknik yapmak için oldukça elverişli.
The weather today is very favorable for a picnic.
Zor durumları kabullenmek, büyümenin doğal bir parçasıdır.
Accepting difficult situations is a natural part of growth.
Özverili çalışma, projenin tamamlanması için şarttır.
Selfless dedication is essential to complete the project.
O, hedeflerine ulaşmak için çok azimli.
He is very determined to achieve his goals.
Zor anlarda, kaderimizi kabullenmek büyük bir erdemdir.
In difficult times, accepting our fate is a great virtue.
Bu elverişli koşullar, yeni projeler için umut vericidir.
These favorable conditions are promising for new projects.
Bazen, hatalarını kabullenmek en doğru adım olur.
Sometimes, accepting your mistakes is the best course of action.
Ne kadar azimli olurlarsa, o kadar zorlukları yenebilirler.
The more determined they are, the more challenges they can overcome.
Özgürlük, insanın en temel hakkıdır.
Freedom is the most fundamental right of a person.
İşbirliği, başarılı projelerin temelidir.
Collaboration is the foundation of successful projects.
Zorlu şartlarda, dayanıklılık en önemli erdemlerden biridir.
In harsh conditions, resilience is one of the most important virtues.
Uzun vadeli hedefler için birikim yapmak oldukça önemlidir.
Saving for long-term goals is very important.
Aileme olan bağlılığım her zaman benim için önceliklidir.
My loyalty to my family is always my priority.
Grup içinde bütünlük, verimli çalışmanın anahtarıdır.
Integrity within the group is the key to productive work.
Yaşam bazen zor, bazen de güzel.
Life is sometimes hard, sometimes beautiful.
Bu kitap son derece ilginç.
This book is extremely interesting.
Gelecek umut verici.
The future is promising.
Dil öğrenmek temel süreçtir.
Learning a language is a fundamental process.
Sipariş öncelikli.
The order is a priority.
Çalışmadan başarılı olunamaz.
You cannot succeed without working.
Projede hata oran düşük.
The error rate in the project is low.
Dalgın olmak, bazen önemli kararlarda gecikmeye neden olur.
Being absent‐minded can sometimes lead to delays in critical decisions.
Özerklik, kişisel özgürlük ve sorumluluğun temelidir.
Autonomy is the basis of personal freedom and responsibility.
Başarılı sonuçlar, çabamızın belirgin göstergesidir.
Successful results are a clear indication of our effort.
Yeni kütüphane binası çok ulaşılabilir bir konumda.
The new library building is in a very accessible location.
Bu araç, günlük kullanımda vazgeçilmez bir yardımcıdır.
This tool is an indispensable aid in daily use.
Aile, hayatın vazgeçilmez değerlerinden biridir.
Family is one of life’s indispensable values.
Sanat eserinde incelikle yansıtılan detaylar büyüleyiciydi.
The details subtly reflected in the artwork were mesmerizing.
Toplantıda gecikme var, bu yüzden herkes bekliyor.
There is a delay in the meeting, so everyone is waiting.
Salata akşam yemeği için iyi tercih.
The salad is a good choice for dinner.
Masadaki iz belirgin.
The mark on the table is distinct.
Proje raporu eksiksiz.
The project report is complete.
Konum uygun.
The location is suitable.
Arabanın doğru kullanımı önemlidir.
Proper use of the car is important.
Sanat eseri duvarda.
The artwork is on the wall.
Dokunuş önemli.
Touch is important.
Arkadaşlık, birlikte gülmek ve konuşmaktır.
Friendship is laughing and talking together.
Sahne hazır, oyun başlayacak.
The stage is ready, the play will begin.
Bu bölgede iklim çok ılımandır.
The climate in this region is very mild.
Ilıman iklim, tarım için elverişlidir.
A mild climate is suitable for agriculture.
Yarın ödevimi bitirmiş olacağım.
I will have finished my homework tomorrow.
Sen haftasonuna kadar projeyi tamamlamış olacaksın.
You will have completed the project by the weekend.
Döviz kurları bugün oldukça değişkendir.
The foreign exchange rates are quite variable today.
Özgüven, başarılı bir kariyerin temelidir.
Self-confidence is the foundation of a successful career.
Piyasa koşulları çok değişkendir.
Market conditions are very variable.
Arkadaşlarla samimi diyalog kurmak her zaman iyidir.
Having sincere dialogue with friends is always good.
Fiyatların karşılaştırılması tasarruf sağlamanın anahtarıdır.
The comparison of prices is the key to saving money.
Bu belge önemli bir referans kaynağıdır.
This document is an important reference source.
Tedarik zinciri, iş süreçlerinin önemli bir parçasıdır.
The supply chain is an important part of business processes.
Pazarda ürün çeşitliliği her zaman dikkat çekicidir.
Product diversity in the market is always striking.
Benim fiyat teklifim makul, sanırım sen de öyle düşünüyorsun.
My price offer is reasonable; I think you agree.
Proje yönetiminde uyumluluk çok önemlidir.
Compatibility in project management is very important.
Öngörü, geleceğe hazırlıklı olmayı sağlar.
Foresight enables us to be prepared for the future.
Bugün parkta koşmak için elverişli hava var.
Today, the weather is suitable for running in the park.
Tedarik düzenli.
Supply is regular.
Mevcut kitap masada.
The existing book is on the table.
Dizüstü bilgisayar teknolojik, işlerimi kolaylaştırıyor.
The laptop is technological, it makes my work easier.
Projede güvenilirlik çok önemlidir.
Reliability is very important in the project.
Kentsel sokaklar kalabalık.
The urban streets are crowded.
Arabanın önü kirli.
The front of the car is dirty.
Annemin yaptığı besleyici yemekler ailem için çok değerlidir.
The nutritious meals prepared by my mother are very valuable for my family.
Beslenme programım dengeli olup sağlıklı yaşamayı hedefliyor.
My nutrition program is balanced and aims at a healthy life.
Yeni açılan restoranın yemekleri şahane ve lezzetlidir.
The food at the newly opened restaurant is superb and delicious.
Okuldaki mecburi dersler, öğrencilerin temel bilgilerini pekiştirmek için önemlidir.
The obligatory classes at school are important to reinforce the students’ basic knowledge.
Arkadaşım, “Film çok heyecanlıydı,” diye anlattı.
My friend said, “The film was very exciting.”
Masada kristal bardak var.
There is a crystal glass on the table.
Ruh özgür.
The soul is free.
Film unutulmaz.
The film is unforgettable.
Meyveler besleyici.
Fruits are nutritious.
Sağlıklı beslenme önemli.
Healthy nutrition is important.
Beslenme dengeli.
Nutrition is balanced.
Parti çok eğlenceli.
The party is very fun.
Parkta canlılık var.
There is liveliness in the park.
Yemek hazır olunca, ben çay içerim.
When the food is ready, I drink tea.
Ailemle dağda piknik yapmak keyifli.
Having a picnic in the mountains with my family is enjoyable.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now