toplantı

Usages of toplantı

Ben bu toplantıda yeni bir proje fikri sunmak istiyorum.
I want to present a new project idea at this meeting.
Ben toplantıya gidiyorum.
I am going to the meeting.
Ben toplantı saatini belirliyorum.
I am setting the meeting time.
Toplantıda bir uzman, bilimsel verilerle katkı sağladı.
In the meeting, an expert contributed with scientific data.
Önceki toplantıyla karşılaştırınca, bu sefer daha fazla ayrıntıya girdik.
Compared to the previous meeting, this time we went into more details.
Toplantıda kararlar açıklanıyor.
Decisions are being announced in the meeting.
Toplantı yoğun.
The meeting is intense.
Toplantı olumlu geçti.
The meeting went positively.
Patron toplantıda konuşuyor.
The boss is speaking in the meeting.
Toplantıya katılarak projeye değerli bir katkı sağladım.
By attending the meeting, I made a valuable contribution to the project.
Ben toplantıda karar veriyorum.
I am deciding in the meeting.
Şirketin ve hastanenin yönetim ekipleri, çalışanlarla düzenli toplantılar yaparak hizmet kalitesini artırmaya çalışıyor.
The management teams of the company and the hospital are trying to improve service quality by holding regular meetings with their employees.
Toplantıda, yeni proje hakkında faydalı öneriler sunuldu ve arkadaşımın önerisini dinledikten sonra planımızı değiştirdik.
Useful suggestions about the new project were offered at the meeting, and after listening to my friend’s suggestion, we changed our plan.
Resmi toplantıda herkes, belirlenen kurallara uymak zorundadır.
In the formal meeting, everyone is obliged to follow the set rules.
Toplantıya katılım göstermek için herkes orada olmalı.
Everyone should be there to show participation at the meeting.
Toplantıya katılmak mecburiyettir.
Attending the meeting is mandatory.
Ben toplantıya önceden gidiyorum.
I go to the meeting in advance.
Toplantıda asistan bana önemli notlar aldı.
At the meeting, the assistant took important notes for me.
Toplantının sonunda, önemli bir bildiri okundu.
At the end of the meeting, an important statement was read.
Toplantıda demokratik tartışmalar yapıldı.
Democratic discussions were held at the meeting.
Bu toplantı, ekibin entegrasyonunu ve demokratik etkileşimini artırmaya yönelik bir teşebbüstür.
This meeting is an initiative aimed at increasing the team’s integration and democratic interaction.
Toplantı sırasında herkes sessizce dinledi.
During the meeting, everyone listened quietly.
Departman toplantıda yeni fikirler tartışıyor.
The department is discussing new ideas in the meeting.
Ekip toplantısında, modern yazılım geliştirme tekniklerini tartışırken yeni teknolojileri de yorumladık.
During the team meeting, while discussing modern software development techniques, we also interpreted new technologies.
Meslektaşım toplantıda yeni fikri tartıştı.
My colleague discussed the new idea in the meeting.
Onun kararsızlığı, toplantıda zaman kaybına yol açtı.
His indecision caused a waste of time during the meeting.
Toplantıdan müteakip herkes yeni fikirleri tartıştı.
Following the meeting, everyone discussed new ideas.
Toplantıdaki bilgilerin teyit edilmesi, kararları destekledi.
Confirming the information in the meeting supported the decisions.
Toplantıda gecikme var, bu yüzden herkes bekliyor.
There is a delay in the meeting, so everyone is waiting.
Ben, toplantıdan sonra şirketin raporunun eksiksiz hazırlandığını duyunca çok sevindim.
After the meeting, I was very happy when I heard that the company’s report had been fully prepared.
Sunucu toplantıda konuşuyor.
The host is speaking in the meeting.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now