Usages of içmek
Su içiyorum.
I am drinking water.
Ben çay içiyorum.
I am drinking tea.
Ben çay içiyorum ve ekmek yiyorum.
I am drinking tea and eating bread.
Ben parkta çay içiyorum.
I am drinking tea in the park.
Ben sadece çay içiyorum.
I am only drinking tea.
Arkadaşım sık sık çay içiyor.
My friend often drinks tea.
Arkadaşım çay içiyor, ben ise su içiyorum.
My friend is drinking tea, I, however, am drinking water.
Ben kitap okuyorum, sonra çay içiyorum.
I am reading a book, then drinking tea.
Ben sabah çay içiyorum.
I drink tea in the morning.
Ben üzüm suyu içiyorum.
I am drinking grape juice.
Ben önce kitap okuyorum, sonra çay içiyorum.
I am reading a book first, then drinking tea.
Arkadaşım bu sabah günlük yazıyor, ben ise çay içiyorum.
My friend is writing a journal this morning, and I am drinking tea.
Bugün yağmur yağıyor, evde oturup çay içmek için güzel bir zaman.
It’s raining today; it’s a good time to sit at home and drink tea.
Çay içmek sakinleştirici.
Drinking tea is calming.
Okur kitap okuyor ve çay içiyor.
The reader is reading a book and drinking tea.
Ben kahve içiyorum.
I am drinking coffee.
Ben artık çay içmiyorum.
I am no longer drinking tea.
Ben çay içiyorum, diğeri su içiyor.
I am drinking tea, the other is drinking water.
Ben ara sıra bir kahve içmek isterim, ancak nadiren çay içerim.
I sometimes want to drink coffee, but I rarely drink tea.
Bu kupa benim en sevdiğim kupam, içinden sıcak çay içmek beni rahatlatıyor.
This mug is my favorite mug; drinking hot tea from it relaxes me.
Ben çay içiyorum, kardeşim ise kahve içiyor.
I am drinking tea, whereas my sibling is drinking coffee.
Yemek hazır olunca, ben çay içerim.
When the food is ready, I drink tea.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.