Usages of kitap
Kitap masada.
The book is on the table.
Ben kitap okuyorum.
I am reading a book.
Arkadaşım bir kitap okuyor.
My friend is reading a book.
Ben burada kitap okuyorum.
I am reading a book here.
O kitap okuyor.
He is reading a book.
Ben yeni odamda meyve yiyorum ve kitap okuyorum.
I am eating fruit in my new room and reading a book.
Ben kitap yazıyorum.
I am writing a book.
Kız kardeş kitap okuyor.
The sister is reading a book.
Ben kitap okumaya devam ediyorum.
I am continuing to read a book.
Sen bu kitabı yola düşürdün, değil mi?
You dropped this book on the road, right?
Ben orada kitap okuyorum.
I am reading a book there.
Ben uzun kitap yazıyorum.
I am writing a long book.
Ben kitap okuyorum, bu yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, so I learn new things.
Sen kitap okuyorsun, değil mi?
You are reading a book, aren't you?
Sınıf arkadaş kitap okuyor.
The classmate is reading a book.
Onun kitabı masada.
His book is on the table.
Bazı kitaplar masada.
Some books are on the table.
Ben kitap okuyorum, sonra çay içiyorum.
I am reading a book, then drinking tea.
Ben bahçede kitap okuyorum.
I am reading a book in the garden.
Ofiste çalışmayınca evde rahatça kitap okuyabiliyorum.
When I’m not working in the office, I can comfortably read a book at home.
Ben hep kitap okuyorum.
I always read a book.
Ben dışarıda kitap okuyorum.
I am reading a book outside.
Ben kitabı taşıyorum.
I am carrying the book.
Ben arka odada kitap okuyorum.
I am reading a book in the back room.
Ben kitap okuyorum, bu yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, therefore I am learning new things.
Ben kitabı masaya koyuyorum.
I am putting the book on the table.
Ben yeni kitap alacağım, ama çekiniyorum.
I will buy a new book, but I hesitate.
Ben kahvaltı sırasında kitap okuyorum.
I am reading a book during breakfast.
Ben arkadaşıma kitap öneriyorum.
I am suggesting a book to my friend.
Ben kitabı masaya bırakıyorum.
I am leaving the book on the table.
Ben önce kitap okuyorum, sonra çay içiyorum.
I am reading a book first, then drinking tea.
Bu kitap uzun değil.
This book is not long.
Ben ikinci kitabı okuyorum.
I am reading the second book.
Ben seyahat esnasında kitap okuyorum.
I am reading a book during the trip.
Ben kitabı inceliyorum.
I am examining the book.
Ben kitabı kaybettim.
I lost the book.
Ben kalem olmadan kitap yazmıyorum.
I do not write a book without a pen.
Eğer hava güzelse, ben parkta kitap okuyorum.
If the weather is nice, I am reading a book in the park.
Ben kitap okuyorum, o yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, so I am learning new things.
Ben parkta özgür bir şekilde kitap okuyorum.
I am reading a book in the park freely.
Ben kitabı zihinsel egzersiz olarak kullanıyorum.
I am using the book as mental exercise.
İleride ben yeni kitap okuyacağım.
In the future, I will read a new book.
Ben kitabı saklamak istiyorum.
I want to keep the book.
Ben kitabı bitiriyorum.
I am finishing the book.
Ben kitabı saklıyorum.
I am storing the book.
Okuduğum kitap çok ilginç, sayfaları çevirdikçe yeni bilgiler ortaya çıkıyor.
The book I’m reading is very interesting; as I turn the pages, new information emerges.
Bu kitabın anlamı çok derin, okurken dikkatimi sürekli çekiyor.
The meaning of this book is very deep; it constantly draws my attention while reading.
Kitaba bakmak bana ilginç fikirler veriyor, çünkü içindeki örnekler çok derin.
Looking at the book gives me interesting ideas because the examples inside are very deep.
Ben sürekli kitap okuyorum.
I am constantly reading a book.
Ben sabah kahvaltı yapıyorum ve kitap okuyorum.
I am having breakfast in the morning and reading a book.
Öğretmen sınıfta kitap okuyor.
The teacher is reading a book in the classroom.
Öğrenci kütüphanede kitap okuyor.
The student is reading a book in the library.
Arkadaşım kitap konusunda bana yardımcı oluyor.
My friend helps me regarding the book.
Kitap biraz eski.
The book is a little old.
Çocuklar sihir kitaplarını çok sever, ancak onlara zehirli içerikleri asla göstermemeliyiz.
Children love magic books very much, but we should never show them poisonous content.
Dilbilgisi kitabı faydalı.
The grammar book is useful.
Koleksiyon kitaplar içeriyor.
The collection contains books.
Kütüphanede eski kitaplar bulunuyor.
Old books are in the library.
Ben kitabı masaya yerleştiriyorum.
I am placing the book on the table.
Ben kitabı masaya koyabilmek istiyorum.
I want to be able to put the book on the table.
Kitap okumak lazım.
It is necessary to read a book.
Ben kitabı kolayca okuyorum.
I am reading the book easily.
Alıştırma kitabı kolay.
The practice book is easy.
Nihayet, ben kitabı bitirdim.
Finally, I finished the book.
Ben tekrar kitap okuyorum.
I am reading a book again.
Yeni kitap seti, okurların seviyesine göre bölümlere ayrılmış.
The new book set has been divided into chapters according to the readers' levels.
Okur kitap okuyor ve çay içiyor.
The reader is reading a book and drinking tea.
Hangi kitap senin?
Which book is yours?
Ben özellikle akşam evde kitap okuyorum.
I especially read a book at home in the evening.
Ben projeye katkı sağlamak için kitap yazıyorum.
I am writing a book to contribute to the project.
Pek çok kitap kütüphanede.
There are many books in the library.
Ben kitabı yayınlıyorum.
I am publishing the book.
Ben yeniden kitap okuyorum.
I am reading a book again.
Ben kitabı dikkatlice okuyorum.
I am reading the book carefully.
Okuduğum kitap, bana yeni ufuklar açan bir kaynaktır.
The book that I read is a source that opens new horizons for me.
Ben birçok kitap okuyorum.
I am reading many books.
Şu aralar ben daha çok kitap okuyorum.
These days I am reading more books.
Hayalim bir gün kendi kitabımı yazmak ve insanlara ilham vermek.
My dream is to write my own book one day and inspire people.
Ben ve arkadaşım aynı kitabı okuyoruz.
My friend and I are reading the same book.
Ben kitabı doğru okuyorum.
I am reading the book correctly.
Ben kendi kitabımı yazıyorum.
I am writing my own book.
Yazar kitap yazıyor.
The writer is writing a book.
Ben yeni kitabı arkadaşıma emanet ediyorum.
I am entrusting the new book to my friend.
Ben kitabı dikkatli okuyorum.
I am reading the book carefully.
Ben kitap satıyorum.
I am selling a book.
Daha çok kitap okudukça, ne kadar az bildiğimi farkına varıyorum.
The more I read books, the more I realize how little I know.
O kitaptan bir alıntı paylaştım, haklı olduğumu düşündüm ama meğer yanılmışım.
I shared a quotation from that book, I thought I was right, but it turns out I was mistaken.
Ben kitabı kütüphaneye geri veriyorum.
I am returning the book to the library.
Ben dört kitap okuyorum.
I am reading four books.
Dışarıda yağmur yağıyor, aslında ben evde kitap yazıyorum.
It is raining outside; actually, I am writing a book at home.
Ben yeterince kitap okuyorum.
I am reading enough books.
Ben çok kitap okuyorum.
I read many books.
Ben evimde kitapları sergiliyorum.
I am displaying the books at home.
En sevdiğim kitap masada.
My favorite book is on the table.
Ben kitap okumaya başlıyorum.
I am beginning to read a book.
Kitap değerli.
The book is valuable.
Yeni kitabı, tamamen özgün bir hikayeye sahip.
The new book has a completely original story.
O evinde kitap okuyor.
He is reading a book in his house.
Ben kitap okuyarak bilgi elde ediyorum.
I obtain knowledge by reading a book.
Kitap okumak yararlı.
Reading books is useful.
Ünlü yazar kitap yazıyor.
The famous writer is writing a book.
Ben arkadaşlarımı kitap okumaya teşvik ediyorum.
I encourage my friends to read books.
Ben kitapları dağıtıyorum.
I am distributing the books.
Öğrencilere kitap veriyorum.
I am giving books to the students.
Her kitap, ki detaylarıyla zenginleştirilmiştir, okuyucuya yeni ufuklar açar.
Every book, which is enriched with details, opens new horizons for the reader.
Ben kitap okuyarak bilgimi zenginleştirmek istiyorum.
I want to enrich my knowledge by reading books.
Okuyucu odada kitap okuyor.
The reader is reading a book in the room.
Okuduğum kitap, yapısal özellikleriyle beni etkiledi.
The book I read impressed me with its structural features.
Yazar, kitabında hayatın özütünü incelikle ortaya koydu.
The author subtly revealed the essence of life in his book.
Hoca kitap yazıyor.
The teacher is writing a book.
Bu kitap sürükleyici.
This book is captivating.
Ben arkadaşımdan kitap rica ediyorum.
I am asking my friend for a book.
Bu kitap, kütüphanede kullanılmak için saklanıyor.
This book is kept to be used in the library.
Ben kitabı derinlemesine okuyorum.
I read the book in depth.
Kitapta gizli anlam var.
There is hidden meaning in the book.
Yayımlanan kitap ilginç.
The published book is interesting.
Ders çalışırken, kitapların derinliği beni her zaman şaşırtır.
While studying, the depth of the books always amazes me.
Ben kitabı okudum.
I read the book.
Öğretmen öğrencilerine kitap veriyor.
The teacher gives books to the students.
Bu kitap son derece ilginç.
This book is extremely interesting.
Kitap herkes tarafından iyi bilinmektedir.
The book is well known by everyone.
Bu kitap, bilgiyi simgeler.
This book symbolizes knowledge.
Öğrenciler referans kitaplardan faydalanır.
Students benefit from reference books.
Mevcut kitap masada.
The existing book is on the table.
Ben, kitap okurken kristal berraklığındaki baskıları inceliyorum.
While reading the book, I examine the prints with crystal clarity.
Öğretmen, öğrencilere kitap okumayı emretti.
The teacher ordered the students to read the book.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.