Lesson 22

QuestionAnswer
without
-meden
Don't act without knowing.
Bilmeden hareket etme.
definitely
mutlaka
This job will definitely be successful.
Bu iş mutlaka başarılı olacak.
You must have breakfast before going to school.
Okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı yapmalısın.
This morning, I must open the windows and breathe in the fresh air.
Bu sabah pencereleri açıp taze havayı solumalıyım.
recycling
geri dönüşüm
to recycle
geri dönüşüm yapmak
There are recycling bins in our house; we must recycle regularly.
Evimizde geri dönüşüm kutuları bulunuyor; biz düzenli olarak geri dönüşüm yapmalıyız.
sustainable
sürdürülebilir
We must protect nature by using sustainable energy sources.
Sürdürülebilir enerji kaynakları kullanarak doğayı korumalıyız.
the participation
katılım
Everyone should be there to show participation at the meeting.
Toplantıya katılım göstermek için herkes orada olmalı.
to empathize
empati kurmak
I want to empathize with my friends.
Ben arkadaşlarımla empati kurmak istiyorum.
By showing empathy, you should understand your friend's feelings.
Empati kurarak, arkadaşının duygularını anlamalısın.
the textbook
ders kitabı
to study
incelemek
to grasp
kavrayabilmek
When the student listens to the lesson, it becomes easy to grasp the topic.
Öğrenci dersi dinleyince konuyu kavrayabilmek kolay olur.
You should study the textbook in depth so that you can grasp the topic better.
Ders kitabını derinlemesine incelemelisin, böylece konuyu daha iyi kavrayabilirsin.
the uncertainty
belirsizlik
if
-sa
If there is uncertainty about the future, you should not worry.
Gelecek hakkında belirsizlik varsa endişelenmemelisin.
in
-ında
the balance
denge
There should be a balance between work and rest in your life.
Hayatında iş ve dinlenme arasında denge olmalı.
to set aside
ayırmak
I set aside ten minutes every day for studying.
Ben her gün ders çalışmaya on dakika ayırıyorum.
to maintain
sağlamak
You must set aside time for rest during the day to maintain balance.
Gün içinde dinlenmeye vakit ayırarak dengeyi sağlamalısın.
behavioral
davranışsal
Working in a group at school helps you develop your behavioral skills.
Okulda grup çalışması, davranışsal becerilerini geliştirmene yardımcı olur.
the motivation
motivasyon
You must have high motivation to achieve success.
Başarıya ulaşmak için yüksek motivasyona sahip olmalısın.
the gym
spor salonu
I am exercising in the gym.
Ben spor salonunda egzersiz yapıyorum.
At the gym, you should listen to your favorite music to boost your motivation.
Spor salonunda, motivasyonunu artırmak için sevdiğin müziği dinlemelisin.
to review
incelemek
analytically
analitik
I think analytically.
Ben analitik düşünüyorum.
While reviewing the project report, you should think analytically.
Proje raporunu incelerken analitik düşünmelisin.
the product
ürün
the prototype
prototip
to test
test etmek
I am testing the laptop.
Ben dizüstü bilgisayarı test ediyorum.
We have developed a prototype of the new product, and we must test it.
Yeni ürünün prototipini geliştirdik ve test etmeliyiz.
the engineer
mühendis
The engineer is making a new plan.
Mühendis yeni plan yapıyor.
the deficiency
eksiklik
to fix
gidermek
Engineers should work on the prototype to fix its deficiencies.
Mühendisler, prototip üzerinde çalışarak eksiklikleri gidermeliler.
There are some deficiencies in the project; you must complete them.
Projede bazı eksiklikler var; bu eksiklikleri tamamlamalısın.
the piece of art
sanat eseri
the meaningfulness
anlamlılık
Friendship adds meaningfulness to life.
Dostluk, hayata anlamlılık katar.
This piece of art carries a deep sense of meaningfulness.
Bu sanat eseri, derin bir anlamlılık taşımaktadır.
the furniture
mobilya
The furniture is old but clean.
Mobilya eski fakat temiz.
functional
işlevsel
The new furniture has made the house more functional.
Yeni mobilyalar evin daha işlevsel olmasını sağladı.
the shop
dükkân
I am buying fresh fruit in the shop.
Ben dükkânda taze meyve alıyorum.
the display window
vitrin
There are new jackets in the display window.
Vitrinde yeni ceketler var.
to be able to see
görebilmek
I am going outside to be able to see the stars.
Ben yıldızları görebilmek için dışarı çıkıyorum.
You can see the newest products in the shop's display window.
Dükkânın vitrininde en yeni ürünleri görebilirsin.
Teamwork creates synergy within the team.
Takım çalışması, ekip içinde sinerji yaratır.
the innovative spirit
yenilikçilik
the market
piyasa
The market is very crowded.
Piyasa çok kalabalık.
The company stands out in the market with its innovative spirit.
Şirket, yenilikçilikle piyasada fark yaratıyor.
the improvement
gelişme
Innovation is the key to continuous improvement.
Yenilikçilik, sürekli gelişmenin anahtarıdır.
prepared
hazırlıklı
Flexibility in the project plan is very important; you must be prepared for unexpected situations.
Proje planında esneklik çok önemli; beklenmedik durumlara hazırlıklı olmalısın.
the presentation
sunum
I am giving a presentation.
Ben sunum yapıyorum.
the clarity
netlik
The clarity of your presentation gives confidence to the audience.
Sunumunda konunun netliği izleyicilere güven verir.
You should show clarity when answering questions.
Soruları yanıtlarken netlik göstermelisin.
the budget planning
bütçe planlama
the predictability
öngörülebilirlik
the disruption
aksaklık
There is a disruption in the project because the plan is faulty.
Projede aksaklık var, çünkü plan hatalı.
to occur
yaşanmak
Without predictability in budget planning, disruptions occur.
Bütçe planlamasında öngörülebilirlik olmazsa, aksaklıklar yaşanır.
Predictability is important for successful outcomes in the project process.
Proje sürecinde öngörülebilirlik, başarılı sonuçlar için önemlidir.
the campaign
kampanya
The campaign will end tomorrow.
Kampanya yarın bitecek.
the waste
atık
Waste should be reduced.
Atık azaltılmalı.
A recycling campaign was organized at school; students must recycle household waste.
Okulda geri dönüşüm kampanyası düzenlendi; öğrenciler evsel atıkları geri dönüşüme kazandırmalı.
to use
kullanılmak
This book is kept to be used in the library.
Bu kitap, kütüphanede kullanılmak için saklanıyor.
the soil
toprak
If sustainable methods are not used in agriculture, the soil becomes infertile.
Tarımda sürdürülebilir yöntemler kullanılmadığı takdirde toprak verimsizleşir.
Active participation in the event increases the success of the organization.
Etkinliğe aktif katılım, organizasyonun başarısını artırır.
human
insan
the virtue
erdem
Virtue makes a person happy.
Erdem insanı mutlu eder.
one
bir
Showing empathy is one of the most important virtues that strengthens human relationships.
Empati göstermek, insan ilişkilerini güçlendiren en önemli erdemlerden biridir.
in depth
derinlemesine
I read the book in depth.
Ben kitabı derinlemesine okuyorum.
to decrease
azalmak
The prices are decreasing.
Fiyatlar azalıyor.
If you conduct your research in depth, mistakes will decrease.
Araştırmanı derinlemesine yaparsan, hatalar azalır.
the investor
yatırımcı
The investor is examining the project.
Yatırımcı projeyi inceliyor.
to make uneasy
tedirgin etmek
This news made me uneasy.
Bu haber beni tedirgin etti.
Uncertainty in the economy can make investors uneasy.
Ekonomide belirsizlik, yatırımcıları tedirgin edebilir.
the equipment
ekipman
The equipment is expensive.
Ekipman pahalı.
when
-ırken
to obey
uymak
Students must obey the rules.
Öğrenciler kurallara uymalı.
You must adhere to behavioral rules when using equipment.
Ekipman kullanırken davranışsal kurallara uymalısın.
to analyze
analiz etmek
I am analyzing the report.
Ben raporu analiz ediyorum.
analytical
analitik
You should adopt an analytical approach when analyzing exam results.
Sınav sonuçlarını analiz ederken analitik yaklaşım sergilemelisin.
the software
yazılım
I am developing software.
Ben yazılım geliştiriyorum.
The new software offers more functional features.
Yeni yazılım, daha işlevsel özellikler sunuyor.
The shop’s display window attracts customer interest.
Dükkandaki vitrin, müşterilerin ilgisini çeker.
the synergy
sinerji
The team becomes stronger with synergy.
Ekip sinerji ile daha güçlü olur.
more quickly
daha hızlı
to carry out
gerçekleştirmek
We will carry out the project.
Biz projeyi gerçekleştireceğiz.
to express necessity
-meli/–malı
When you achieve synergy within the team, projects are completed more quickly; remember, you must use the “-meli/–malı” suffix to express necessity.
Takım içinde sinerji yakaladığınızda, projeler daha hızlı tamamlanır; unutma, her eylemi gerçekleştirmek için “-meli/–malı” ekini kullanmalısın.
the error
hata
I want to fix the error.
Ben hatayı gidermek istiyorum.
for
-a
The students are prepared for the exam.
Öğrenciler sınava hazırlıklı.
stable
istikrarlı
The market offers stable prices.
Market istikrarlı fiyatlar sunuyor.
Budget planning ensures stable growth for the company.
Bütçe planlama, şirket için istikrarlı büyüme sağlar.
to bloom
açmak
Flowers are blooming in the soil.
Toprakta çiçekler açıyor.
to lead
götürmek
An analytical approach leads the project to success.
Analitik yaklaşım, projeyi başarıya götürür.