Usages of -ye
Ben zirveye tırmanıyorum.
I am climbing to the summit.
Yenilik projeye güç katıyor.
Innovation adds strength to the project.
Ben aileye öncelik veriyorum.
I give priority to my family.
Ben galeriye gidiyorum.
I am going to the gallery.
Düşünüyorum ki bu projeye daha fazla zaman ayırmalıyız.
I think that we should dedicate more time to this project.
Modern teknoloji, terakkiye ivme kazandıran yenilikçi maddeler içerir.
Modern technology contains innovative materials that give momentum to progress.
Sunumunda konunun netliği izleyicilere güven verir.
The clarity of your presentation gives confidence to the audience.
Enerji tüketimi azaldı ve çevreye olumlu etki yaptı.
Energy consumption decreased and had a positive impact on the environment.
Kentsel dönüşüm, mahalleye yeni bir soluk getirdi.
Urban transformation has brought new life to the neighborhood.
Partiye katılırken, ev sahibi bize küçük bir ikramda bulundu.
When joining the party, the host offered us a small treat.
Büyük projeye başlamadan önce, öngörülü bir plan hazırladık.
Before starting the big project, we prepared a foresighted plan.
Bu konuyu derinlemesine incelemek için kütüphaneye gittim.
I went to the library to study this topic in depth.
Araştırmalarımızın derinlemesine incelenmesinin ardından, maliyet optimizasyonunun projeye büyük katkı sağladığı tahmin ediliyor.
After an in‐depth review of our research, it is estimated that cost optimization has made a significant contribution to the project.
Her ne kadar dış etkenler engelleyici olsa da, yoğun gürültüye rağmen dersimiz kesintisiz sürdü.
Even though external factors can be obstructive, our lesson continued uninterrupted despite the loud noise.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.