Usages of uzun
Sinemada uzun filmler izlemek çok eğlenceli olacak.
Watching long films at the cinema will be very fun.
Ben uzun kitap yazıyorum.
I am writing a long book.
Yol uzun.
The road is long.
Ben uzun seyahat yapmak istiyorum.
I want to make a long trip.
Mektup uzun olursa sabırla oku, çikolatayı tatmak için hemen davranma.
If the letter is long, read it patiently; don’t act immediately to taste the chocolate.
Köprü uzun.
The bridge is long.
Bu kitap uzun değil.
This book is not long.
Uzun yolda bazen tehlikeli durumlar oluşuyor.
Sometimes dangerous situations arise on the long road.
O fabrika uzun yıllar önce inşa edildi, fakat şimdi modern cihazlarla yenilendi.
That factory was built many years ago, but now it has been renewed with modern devices.
Gece uzun ve sakin.
The night is long and calm.
Ayrıntıları kaçırmamak için uzun bir not defteri hazırladım.
I prepared a long notebook to avoid missing any details.
Ders program çok uzun.
The class schedule is very long.
Uzun süre aç kalmak midede ağrı oluşturabilir, bu yüzden acıkınca hemen hafif bir şeyler yemelisin.
Staying hungry for a long time can create pain in the stomach, so when you get hungry, you should eat something light right away.
Kesinlikle doğal görünmek istiyorsan, sakalını çok uzun bırakma.
If you definitely want to look natural, don’t let your beard grow too long.
Uzun bir perde, pencereye daha şık bir görünüm verir, ama ışığı da biraz engeller.
(English: “A long curtain gives the window a more stylish look, but also blocks some light.”)
Bakkalda uzunca bir kuyruk vardı; bu durum bizi olumsuz etkiledi ama yine de bekledik.
There was a rather long queue at the small grocery store; that affected us negatively but we waited anyway.
Kuyruk uzun.
The tail is long.
Öğrenciler, uzun derslerde sıkılmak yerine grup tartışmaları yaparak konuyu canlandırabilir.
Instead of getting bored during long classes, students can liven up the topic by doing group discussions.
Kanal çok uzun.
The channel is very long.
Yaz tatili uzun.
Summer vacation is long.
Meraklı çocuklar, kütüphanede uzun saatler geçirir.
Curious children spend long hours in the library.
Yolculuk çok uzun.
The journey is very long.
Uçuş düzensiz olursa, terminalde uzun süre bekleriz.
If the flight is irregular, we will wait for a long time at the terminal.
Hava serin olursa, parkta uzun yürüyüş yaparız.
If the weather is cool, we will take a long walk in the park.
Eğer uçuş gecikirse, terminalde daha uzun beklemek zorunda kalırız.
If the flight is delayed, we will have to wait longer at the terminal.
Bu şirket, uzun yıllardır yüksek itibar ile bilinir.
This company has been known for its high reputation for many years.
Bu mobilya, sağlamlık bakımından uzun yıllar dayanır.
This piece of furniture lasts for many years in terms of durability.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.