Usages of su
Su soğuk.
The water is cold.
Su içiyorum.
I am drinking water.
Arkadaşım çay içiyor, ben ise su içiyorum.
My friend is drinking tea, I, however, am drinking water.
Su berrak.
The water is clear.
Mutfakta su taşıyor.
Water is overflowing in the kitchen.
Su kimyasal.
The water is chemical.
Su akıyor.
The water is flowing.
Dikkat etmezsem üzerime su dökmek zorunda kalabilirim, çünkü top ıslak.
If I’m not careful, I might end up spilling water on myself, because the ball is wet.
Yeni bir macera planladık, dağa tırmanırken yanımıza su ve kiraz alacağız.
We planned a new adventure; we will take water and cherries with us while climbing the mountain.
Ben suya dokunuyorum.
I am touching the water.
Su fazla soğuk.
The water is too cold.
Ben bitkiye su veriyorum.
I am giving water to the plant.
Ben çay içiyorum, diğeri su içiyor.
I am drinking tea, the other is drinking water.
Mutfakta dökülen su yüzünden tezgah kaygan duruyordu.
In the kitchen, the countertop was slippery due to spilled water.
Dökülen su akıyor.
The spilled water is flowing.
Mikrodalga fırını kullanarak suyu ısıttım.
I heated water using the microwave oven.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.