bahçe

Usages of bahçe

Belki ben bahçede yemek yapıyorum.
Maybe I am cooking in the garden.
Ben bahçede kitap okuyorum.
I am reading a book in the garden.
Bahçede oturmak keyifli.
Sitting in the garden is pleasant.
Köpek daima bahçede oynuyor.
The dog always plays in the garden.
Köpek her zaman bahçede oynuyor.
The dog always plays in the garden.
Rüzgar bahçede daha çok gürültüye yol açıyor.
The wind causes more noise in the garden.
Bahçenin iç kısmı çok sakin.
The inside part of the garden is very calm.
O top bahçenin köşesine kaçtı, ona dokunmak için eğilip uzanmam lazım.
That ball rolled away to the corner of the garden; I have to bend and stretch out to touch it.
Bahçede incelediğim çiçekler kurumuş, bu yüzden onları sulamak artık işe yaramıyor.
The flowers that I examined in the garden have dried up, so watering them now is useless.
Ben bahçede sebze dikiyorum.
I am planting vegetables in the garden.
Bahçedeki çiçekler, diğer evin çiçekleri kadar renkli değil ama yine de çok güzel.
(English: “The flowers in the garden are not as colorful as those at the other house, but they are still very beautiful.”)
Bahçede meyve yetiştiriyorum.
I am growing fruit in the garden.
Ben ve kardeşim bahçede sohbet ediyoruz.
My sibling and I are chatting in the garden.
Bahçede oturarak huzurlu saatler geçiriyorum.
By sitting in the garden, I spend peaceful hours.
Evin arka bahçesinde küçük bir güverte yapmayı planlıyorum.
I plan to build a small deck in the backyard.
Bu ev, cazip bahçe ile çevrili.
This house is surrounded by an attractive garden.
Cazip bahçede, pırıltılı çiçekler açtı.
In the attractive garden, glittering flowers have bloomed.
Bahçedeki çiçekler hassas, bu yüzden onları dikkatle sulamalıyız.
The flowers in the garden are delicate, so we must water them carefully.
Bahçede serin rüzgar esiyor.
A cool wind is blowing in the garden.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now