Usages of -sa
Gelecek hakkında belirsizlik varsa endişelenmemelisin.
If there is uncertainty about the future, you should not worry.
Bütçe planlamasında öngörülebilirlik olmazsa, aksaklıklar yaşanır.
Without predictability in budget planning, disruptions occur.
Hava serin olursa, parkta uzun yürüyüş yaparız.
If the weather is cool, we will take a long walk in the park.
Projede gerekli revizyonlar yapılırsa, başarı artar.
If the necessary revisions are made in the project, success increases.
Hatta istisna oluştursa bile kuralın özüne dokunmamalıyız.
Even if an exception is made, we must not tamper with the essence of the rule.
Mekanizma çalışmazsa teknik servisi aramalısınız.
If the mechanism doesn’t work, you should call technical service.
Alternatif bir plan hazırlarsanız, her duruma esnekçe uyum sağlarsınız.
If you prepare an alternative plan, you will adapt flexibly to any situation.
Bu vadi yamaçlarından aşağı kaymak tehlikeli olabilir; kaybolursan yardım iste.
Sliding down these valley slopes can be dangerous; if you get lost, ask for help.
Deniz suyu çok soğuk olursa, denize girmeyiz.
If the seawater is too cold, we won’t go in.
Hata yaparsak, her adımı baştan alıp yeniden gözden geçirmeliyiz.
If we make a mistake, we should take each step from the beginning and review it again.
Salı günü meslek seçme sınavına katılacaksan, iyi hazırlanmalısın.
If you are going to attend the career choice exam on Tuesday, you should prepare well.
Ben her sabah erken kalkarsam, gün boyunca daha fazla mesleki deneyim kazanabilirim.
If I wake up early every morning, I can gain more professional experience throughout the day.
Yedek jeneratör çalışmazsa, tüm tesis elektriksiz kalır.
If the backup generator doesn’t work, the entire facility will be without power.
Önceden sinema bileti alırsak yer bulmak daha kolay olacak.
If we buy cinema tickets beforehand, finding seats will be easier.
Eğer kayalıklar kaygan olursa, kanyon patikasında dikkatli yürümeliyiz.
If the rocks are slippery, we must walk carefully on the canyon trail.
Kuyumcu yarın kapalıymış, bugün gitsek iyi olur.
The jeweler will be closed tomorrow; it’s better if we go today.
Şimdiden teşekkür ederim, e-postayı onaylarsanız sevinirim.
Thanks in advance; I’d be happy if you approve the email.
Şaka yapıyorsan söyle; yanlış anlamak istemiyorum.
If you’re joking, say so; I don’t want to misunderstand.
Peşin ödeme yaparsan küçük bir indirim oluyor.
If you pay in cash upfront, there’s a small discount.
Yarın dakik olursan iyi olur.
It would be good if you are punctual tomorrow.
Siz de yol arkadaşı arıyorsanız, bana yazın.
If you are also looking for a travel companion, write to me.
Derslikte projeksiyon çalışmıyorsa, fener getirmen iyi olur.
If the projector doesn’t work in the classroom, it would be good to bring a flashlight.
Yangın alarmı çalarsa acil çıkışa doğru koridoru hızlıca boşaltmak gerekir.
If the fire alarm rings, it’s necessary to quickly clear the corridor toward the emergency exit.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.