bu yüzden

Usages of bu yüzden

Arkadaşım dizüstü bilgisayarını yolda düşürdü, bu yüzden ekran kırıldı.
My friend dropped his laptop on the road, so the screen broke.
Ben kitap okuyorum, bu yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, so I learn new things.
Binanın ikinci kat merdiveni kapalı, bu yüzden başka bir yol kullanmalıyız.
The stairs to the second floor of the building are closed, so we must use another route.
Ceketin cepleri çok kullanışlı, bu yüzden cüzdanımı oraya rahatça koyabiliyorum.
The jacket’s pockets are very convenient, so I can comfortably put my wallet there.
O uzman dün geç saatlere kadar çalışmış, bu yüzden bugün biraz yorgun görünüyor.
That expert worked until late last night, so he looks a bit tired today.
Uzun süre aç kalmak midede ağrı oluşturabilir, bu yüzden acıkınca hemen hafif bir şeyler yemelisin.
Staying hungry for a long time can create pain in the stomach, so when you get hungry, you should eat something light right away.
Bahçede incelediğim çiçekler kurumuş, bu yüzden onları sulamak artık işe yaramıyor.
The flowers that I examined in the garden have dried up, so watering them now is useless.
Arkadaşım da büyük bir yazar olmak ister, bu yüzden hayallerimizi birbirimizle paylaşıyoruz.
My friend also wants to become a great writer, so we share our dreams with each other.
Yeni bir kural yürürlükte, bu yüzden kütüphanede daha sessiz olmamız gerekiyor.
A new rule is in effect, so we need to be quieter in the library.
Sabah ateşim yükseldi, bu yüzden eczaneye gidip ilaç aldım.
(English: “My fever rose this morning, so I went to the pharmacy to buy medicine.”)
Bu sabah ortalama dört saat uyudum, bu yüzden kısaca dinlenmek için bir molaya ihtiyaç duydum.
This morning I slept an average of four hours, so I briefly needed a break to rest.
Sözcükler bazen fiziksel temastan daha çok incitebilir, bu yüzden dikkatli konuşmalıyız.
Words can sometimes hurt more than physical contact, so we should speak carefully.
Bahçedeki çiçekler hassas, bu yüzden onları dikkatle sulamalıyız.
The flowers in the garden are delicate, so we must water them carefully.
Toplantıda gecikme var, bu yüzden herkes bekliyor.
There is a delay in the meeting, so everyone is waiting.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now