Usages of öğrenci
Öğretmen öğrencilere farklı kaynaklar sunarken, onların merakını da artırıyor.
The teacher is offering different resources to the students while also increasing their curiosity.
Öğrenci kütüphanede kitap okuyor.
The student is reading a book in the library.
Öğretmen öğrencileri kütüphaneye yönlendiriyor.
The teacher is directing the students to the library.
Öğrenciler, uzun derslerde sıkılmak yerine grup tartışmaları yaparak konuyu canlandırabilir.
Instead of getting bored during long classes, students can liven up the topic by doing group discussions.
Öğrenciler okulda ders çalışıyor.
The students are studying at school.
Öğrenciler sınava hazırlanırken büyük özveri gösteriyor.
Students show great dedication while preparing for their exam.
Öğrenciler sınıfta aktif etkileşim kurarak konu hakkında tartıştılar.
Students discussed the topic by having active interaction in class.
Öğrencilerin eğitimine öncelik vererek başarılı sonuçlar elde edilir.
Successful outcomes are achieved by giving priority to students’ education.
Sınıfta toplam yedi öğrenci var.
There are seven students in the classroom.
Öğrenciler tartışıyor.
Students are discussing.
Ben sınıfta öğrencilerle etkileşimde bulunuyorum.
I am interacting with the students in the classroom.
Okuldaki seminer, öğrencilerin sosyal farkındalığını artırdı.
The seminar at school increased the students’ social awareness.
Öğretmen, öğrencilerin ödevlerini kontrol ettirmek için yardımcı çağırdı.
The teacher had a helper check the students’ homework.
Öğrenciler, öğretmenin değerlendirmelerini dikkatle dinliyor.
Students are listening carefully to the teacher's evaluations.
Öğrenciler, şüphesiz sınavdan yüksek not alacaklarına inanıyor.
Students undoubtedly believe that they will get high marks on the exam.
Öğrenciler, mükemmelliği yakalamak adına sürekli pratik yapıyor.
Students constantly practice in order to achieve excellence.
Öğretmen, öğrencilere projeyi dikkatlice incelemelerini söyledi.
The teacher told the students to examine the project carefully.
Öğrenciler, öğrendiklerinin beyninde yer ettiğini düşünüyorlar ki bu gerçekten sevindirici.
Students think that what they have learned has taken root in their minds, which is truly encouraging.
Öğrencilere kitap veriyorum.
I am giving books to the students.
Öğrenciler, öğretmene teşekkür ettiklerinde samimi davranırlar.
When the students thank the teacher, they act sincerely.
Ders çalışan öğrenci, ödevini kontrol eden hocaya teşekkür etti.
The student who studies thanked the teacher who checked his homework.
Öğrenciler öğretmene saygı gösteriyor.
The students show respect to the teacher.
Okulda geri dönüşüm kampanyası düzenlendi; öğrenciler evsel atıkları geri dönüşüme kazandırmalı.
A recycling campaign was organized at school; students must recycle household waste.
Öğrenci dersi dinleyince konuyu kavrayabilmek kolay olur.
When the student listens to the lesson, it becomes easy to grasp the topic.
Öğrenciler sınava hazırlıklı.
The students are prepared for the exam.
Öğrenciler kurallara uymalı.
Students must obey the rules.
Öğrenciler bildiri hazırlıyor.
Students are preparing a statement.
Öğrenciler, ders sonunda bir anket doldurdular.
The students filled out a survey at the end of the lesson.
Öğrenciler ve öğretmen arasında etkileşim var.
There is interaction between the students and the teacher.
Öğrenciler basketbolu tutkulu bir şekilde oynadı.
The students played basketball passionately.
Öğrenciler, yüksek motivasyonla ders çalışıyor.
Students study with high motivation.
Öğretmen öğrencilerine kitap veriyor.
The teacher gives books to the students.
Öğretmenimiz, öğrencilerin görgüsünü geliştirmeleri için örnek davranır.
Our teacher sets a good example to help students improve their etiquette.
Dalgın öğrenci kalemini unuttu.
The absent-minded student forgot his pen.
Öğrenciler referans kitaplardan faydalanır.
Students benefit from reference books.
Okuldaki mecburi dersler, öğrencilerin temel bilgilerini pekiştirmek için önemlidir.
The obligatory classes at school are important to reinforce the students’ basic knowledge.
Öğrenciler, projeyi başarıyla tamamladıklarını düşünüp, öğretmenlerine “Bunun sayesinde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz,” diye umutla söylediler.
The students, thinking they had successfully completed the project, told their teacher with hope, “Thanks to this, we will walk confidently into the future.”
Öğretmen, öğrencilere kitap okumayı emretti.
The teacher ordered the students to read the book.
Öğrenciler sınav bitince alkışladılar.
The students applauded when the exam ended.
Yoğun gürültüye rağmen, öğrenciler dikkatle ders dinledi.
Despite the loud noise, the students listened to the lesson attentively.
Öğrenciler, toplantıdan sonra fikirlerini derinlemesine tartışıp, ortaya çıkan sonuçları mutabakat içinde değerlendirdiler.
After the meeting, the students discussed their ideas in depth and evaluated the resulting outcomes in agreement.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.