okumak

Usages of okumak

Ben kitap okuyorum.
I am reading a book.
Arkadaşım bir kitap okuyor.
My friend is reading a book.
Ben burada kitap okuyorum.
I am reading a book here.
O kitap okuyor.
He is reading a book.
Ben yeni odamda meyve yiyorum ve kitap okuyorum.
I am eating fruit in my new room and reading a book.
Kız kardeş kitap okuyor.
The sister is reading a book.
Ben kitap okumaya devam ediyorum.
I am continuing to read a book.
Faydalı bilgiler okumak gelecekte de iyi olacak.
Reading helpful information will be good in the future as well.
Ben orada kitap okuyorum.
I am reading a book there.
Ben kitap okuyorum, bu yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, so I learn new things.
Sen kitap okuyorsun, değil mi?
You are reading a book, aren't you?
Sınıf arkadaş kitap okuyor.
The classmate is reading a book.
Ben kitap okuyorum, sonra çay içiyorum.
I am reading a book, then drinking tea.
Ben bahçede kitap okuyorum.
I am reading a book in the garden.
Ofiste çalışmayınca evde rahatça kitap okuyabiliyorum.
When I’m not working in the office, I can comfortably read a book at home.
Ben hep kitap okuyorum.
I always read a book.
Ben dışarıda kitap okuyorum.
I am reading a book outside.
Ben arka odada kitap okuyorum.
I am reading a book in the back room.
Ben kitap okuyorum, bu yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, therefore I am learning new things.
Mektup uzun olursa sabırla oku, çikolatayı tatmak için hemen davranma.
If the letter is long, read it patiently; don’t act immediately to taste the chocolate.
Ben kahvaltı sırasında kitap okuyorum.
I am reading a book during breakfast.
Ben önce kitap okuyorum, sonra çay içiyorum.
I am reading a book first, then drinking tea.
Ben ikinci kitabı okuyorum.
I am reading the second book.
Ben seyahat esnasında kitap okuyorum.
I am reading a book during the trip.
Eğer hava güzelse, ben parkta kitap okuyorum.
If the weather is nice, I am reading a book in the park.
Ben kitap okuyorum, o yüzden yeni şeyler öğreniyorum.
I am reading a book, so I am learning new things.
Eğer dergi okumayı seversen, dilbilgisini de geliştirirsin.
If you like reading magazines, you also improve your grammar.
Farklı kaynaklar okumak, yeni kelimeler öğrenmek için çok kullanışlıdır.
Reading different sources is very useful for learning new words.
Ben parkta özgür bir şekilde kitap okuyorum.
I am reading a book in the park freely.
İleride ben yeni kitap okuyacağım.
In the future, I will read a new book.
Okuduğum kitap çok ilginç, sayfaları çevirdikçe yeni bilgiler ortaya çıkıyor.
The book I’m reading is very interesting; as I turn the pages, new information emerges.
Şiir okumak bazen sakinleştirici, bazen de ilham verici olabilir.
Reading poetry can sometimes be calming, and sometimes also inspiring.
Bu kitabın anlamı çok derin, okurken dikkatimi sürekli çekiyor.
The meaning of this book is very deep; it constantly draws my attention while reading.
Türkçe telaffuz çalışmak için yüksek sesle okumak çok yardımcı olabilir.
Reading out loud can be very helpful for practicing Turkish pronunciation.
Ben sürekli kitap okuyorum.
I am constantly reading a book.
Ben sabah kahvaltı yapıyorum ve kitap okuyorum.
I am having breakfast in the morning and reading a book.
Öğretmen sınıfta kitap okuyor.
The teacher is reading a book in the classroom.
Öğrenci kütüphanede kitap okuyor.
The student is reading a book in the library.
Kitap okumak lazım.
It is necessary to read a book.
Ben kitabı kolayca okuyorum.
I am reading the book easily.
Ben tekrar kitap okuyorum.
I am reading a book again.
Bu sistem çok pratik, fakat kullanıcıların talimatları dikkatlice okuması gerekiyor.
This system is very practical, but users need to read the instructions carefully.
Okur kitap okuyor ve çay içiyor.
The reader is reading a book and drinking tea.
Ben özellikle akşam evde kitap okuyorum.
I especially read a book at home in the evening.
Ben yeniden kitap okuyorum.
I am reading a book again.
Ben kitabı dikkatlice okuyorum.
I am reading the book carefully.
Okuduğum kitap, bana yeni ufuklar açan bir kaynaktır.
The book that I read is a source that opens new horizons for me.
Ben roman okuyorum.
I am reading a novel.
Ben birçok kitap okuyorum.
I am reading many books.
Şu aralar ben daha çok kitap okuyorum.
These days I am reading more books.
Yabancı bir makale okurken, bazen hızlı bir çeviri aracı kullanıyorum.
When reading a foreign article, I sometimes use a quick translation tool.
Ben ve arkadaşım aynı kitabı okuyoruz.
My friend and I are reading the same book.
Ben kitabı doğru okuyorum.
I am reading the book correctly.
Ben e-kitap okuyorum.
I am reading an e-book.
Ben kitabı dikkatli okuyorum.
I am reading the book carefully.
Daha çok kitap okudukça, ne kadar az bildiğimi farkına varıyorum.
The more I read books, the more I realize how little I know.
Okudukça, çalıştıkça ve deney yaptıkça daha fazla bilgi edinmek kaçınılmaz hale geliyor.
The more you read, work, and experiment, the more inevitably you acquire knowledge.
Ben dört kitap okuyorum.
I am reading four books.
Ben yeterince kitap okuyorum.
I am reading enough books.
Ben çok kitap okuyorum.
I read many books.
Bilgileri okumak yetmez, ana fikri kavramak da gerekir.
It’s not enough to read the information; one must also grasp the main idea.
Davetiyeyi okuyunca hazırlıklara başlamam gerektiğini anladım.
When I read the invitation, I realized I needed to start preparations.
Ben kitap okumaya başlıyorum.
I am beginning to read a book.
O evinde kitap okuyor.
He is reading a book in his house.
Ben kitap okuyarak bilgi elde ediyorum.
I obtain knowledge by reading a book.
Her sabah mobil uygulamayı kontrol edip e-postalarımı okuyorum.
Every morning, I check the mobile application and read my emails.
Kitap okumak yararlı.
Reading books is useful.
Ben arkadaşlarımı kitap okumaya teşvik ediyorum.
I encourage my friends to read books.
Ben kitap okuyarak bilgimi zenginleştirmek istiyorum.
I want to enrich my knowledge by reading books.
Okuyucu odada kitap okuyor.
The reader is reading a book in the room.
Okuduğum kitap, yapısal özellikleriyle beni etkiledi.
The book I read impressed me with its structural features.
Yazdığım mektubu okuyan öğretmen, bana yapıcı geri bildirim verdi.
The teacher who read the letter I wrote gave me constructive feedback.
Ben kitabı derinlemesine okuyorum.
I read the book in depth.
Toplantının sonunda, önemli bir bildiri okundu.
At the end of the meeting, an important statement was read.
Bu makaleyi okurken, yazarın fikirlerini yorumlamak zorundayım.
While reading this article, I have to interpret the author's ideas.
Ben kitabı okudum.
I read the book.
Ben, kitap okurken kristal berraklığındaki baskıları inceliyorum.
While reading the book, I examine the prints with crystal clarity.
Öğretmen, öğrencilere kitap okumayı emretti.
The teacher ordered the students to read the book.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now