Lesson 18

QuestionAnswer
I prepared my bag today because I need to go to class.
Bugün çantamı hazırladım, çünkü derse gitmem gerekiyor.
In my bag, I have a pen, a notebook, and my notes.
Çantamda kalem, defter ve notlarım var.
the course
kurs
The course will start tomorrow.
Kurs yarın başlayacak.
the certificate
sertifika
Last week, after I finished the course, I was given a certificate.
Geçen hafta kursu bitirince bana bir sertifika verildi.
online
online
I am shopping online.
Ben online alışveriş yapıyorum.
the program
program
The program will start tomorrow.
Program yarın başlayacak.
with
-yla
I am proud of the certificate I received from the online education program.
Online eğitim programından aldığım sertifikayla gurur duyuyorum.
television
televizyon
the channel
kanal
The channel is very long.
Kanal çok uzun.
digital
dijital
to broadcast
yayınlamak
One of the television channels broadcasts digital content.
Televizyon kanallarından biri dijital içerikler yayınlıyor.
the camera
fotoğraf makinesi
I capture unique memories with my digital camera.
Ben, dijital fotoğraf makinesiyle eşsiz anılar kaydediyorum.
summer
yaz
Summer vacation is long.
Yaz tatili uzun.
in
-inde
He is reading a book in his house.
O evinde kitap okuyor.
relative marker
-ndaki
the pool
havuz
to swim
yüzmek
I am swimming in the sea.
Ben denizde yüzüyorum.
During the summer vacation, guests love to swim in the pool behind the house.
Yaz tatilinde, misafirler evin arkasındaki havuzda yüzmeyi çok seviyor.
the school gym
okul spor salonu
to be located
bulunmak
The library is located next to the school.
Kütüphane okulun yanında bulunuyor.
There is a small pool outside the school gym.
Okul spor salonunun dışında küçük bir havuz bulunuyor.
computer
bilgisayar
the researcher
araştırmacı
The researcher is working in the laboratory.
Araştırmacı laboratuvarda çalışıyor.
experimental
deneysel
In the computer laboratory, researchers are working on experimental projects.
Bilgisayar laboratuvarında, araştırmacılar deneysel projeler üzerinde çalışıyor.
to obtain
elde etmek
I obtain knowledge by reading a book.
Ben kitap okuyarak bilgi elde ediyorum.
We obtained new data thanks to this experimental method.
Bu deneysel yöntem sayesinde yeni veriler elde ettik.
the growth
büyüme
Growth is important.
Büyüme önemli.
effective
etkili
The plan is effective.
Plan etkili.
the strategy
strateji
Our manager determined an effective strategy for the company’s growth.
Yöneticimiz, şirketin büyümesi için etkili bir strateji belirledi.
the game
maç
defensive
savunma
The team changed its defensive strategy during the game.
Takım, maç sırasında savunma stratejisini değiştirdi.
the venture
girişim
to start
başlatmak
I am starting the project.
Ben projeyi başlatıyorum.
I plan to start my own small venture.
Ben, kendi küçük girişimimi başlatmayı planlıyorum.
the risk
risk
because
-diğinden
A venture requires courage because it involves taking risks.
Girişim, risk almayı gerektirdiğinden cesaret ister.
the responsibility
sorumluluk
My family gives me great responsibilities.
Ailem bana büyük sorumluluklar veriyor.
the work place
iş yeri
At work, completing the project is a big responsibility.
İş yerinde, projeyi tamamlamak büyük bir sorumluluk.
the pollution
kirlilik
Pollution is increasing.
Kirlilik artıyor.
the awareness
farkındalık
Creating awareness about environmental pollution is very important.
Çevre kirliliği konusunda farkındalık yaratmak çok önemlidir.
the seminar
seminer
The seminar will start tomorrow.
Seminer yarın başlayacak.
The seminar at school increased the students’ social awareness.
Okuldaki seminer, öğrencilerin sosyal farkındalığını artırdı.
original
özgün
the story
hikaye
I am writing a story.
Ben hikaye yazıyorum.
to have
sahip olmak
I have a beautiful house.
Ben güzel bir eve sahibim.
The new book has a completely original story.
Yeni kitabı, tamamen özgün bir hikayeye sahip.
the gallery
galeri
I am going to the gallery.
Ben galeriye gidiyorum.
The art gallery was filled with original works.
Sanat galerisi, özgün eserlerle doluydu.
intimate
samimi
the celebration
kutlama
The celebration will be tomorrow.
Kutlama yarın olacak.
We organized an intimate celebration with our family on our birthday.
Doğum günümüzde ailemizle samimi bir kutlama düzenledik.
the ship
gemi
The ship is going fast.
Gemi hızlı gidiyor.
the deck
güverte
to enjoy
keyfini çıkarmak
I am enjoying my vacation.
Ben tatilimin keyfini çıkarıyorum.
On the deck of the ship, we enjoyed the magnificent view while listening to music.
Geminin güvertesinde, müzik dinlerken muhteşem manzaranın keyfini çıkardık.
to build
yapmak
I plan to build a small deck in the backyard.
Evin arka bahçesinde küçük bir güverte yapmayı planlıyorum.
opened
açılan
The opened cafe serves fresh tea.
Açılan kafe, taze çay sunuyor.
the restaurant
restoran
The newly opened restaurant offers fresh and delicious meals.
Yeni açılan restoran, taze ve lezzetli yemekler sunuyor.
weekend
hafta sonu
Over the weekend, we went to a restaurant with our family and had a meal.
Hafta sonu ailemizle restorana gidip yemek yedik.
the job application
iş başvurusu
necessary
gerekli
A quiet environment is necessary for studying.
Ders çalışmak için sessiz ortam gerekli.
the university application
üniversite başvurusu
I prepared the necessary documents to apply for a job, and university applications must be completed by the deadline.
İş başvurusu yapmak için gerekli belgeleri hazırladım ve üniversite başvuruları son tarihte tamamlanmalı.
the hospital
hastane
The hospital is crowded.
Hastane kalabalık.
management
yönetim
to hold
yapmak
the quality
kalite
The management teams of the company and the hospital are trying to improve service quality by holding regular meetings with their employees.
Şirketin ve hastanenin yönetim ekipleri, çalışanlarla düzenli toplantılar yaparak hizmet kalitesini artırmaya çalışıyor.
to offer
sunulmak
Useful suggestions about the new project were offered at the meeting, and after listening to my friend’s suggestion, we changed our plan.
Toplantıda, yeni proje hakkında faydalı öneriler sunuldu ve arkadaşımın önerisini dinledikten sonra planımızı değiştirdik.
the suggestion
öneri
local
yerel
The local market sells fresh fruit.
Yerel market taze meyve satıyor.
the aid organization
yardım kuruluşu
I love the aid organization.
Ben yardım kuruluşunu seviyorum.
in
-nda
as a volunteer
gönüllü olarak
the disaster
afet
The disaster is coming.
Afet geliyor.
after
-sonrası
the volunteer
gönüllü
The volunteer is working.
Gönüllü çalışıyor.
the area
bölge
to gather
toplanmak
We want to gather before going to the cinema.
Biz sinemaya gitmeden önce toplanmak istiyoruz.
I work as a volunteer at a local aid organization, and after the disaster, volunteers gathered in the area.
Yerel yardım kuruluşunda gönüllü olarak çalışıyorum ve afet sonrası gönüllüler bölgede toplandı.
the energy
enerji
I feel full of energy when I run in the morning.
Sabah koşarken bol enerji hissediyorum.
solar
güneş
the panel
panel
The panel is working.
Panel çalışıyor.
to produce
üretmek
The factory produces cars.
Fabrika araba üretiyor.
The solar panel produces the energy needed for the house.
Güneş paneli, evin ihtiyacı olan enerjiyi üretiyor.
Before my pen ran out of ink, I took notes in my notebook, and old ink residue was seen in the printing machine.
Kalemimde mürekkep bitmeden önce defterime not aldım ve baskı makinesinde eski mürekkep kalıntıları görüldü.
The mobile application makes it easier for students to study, and you can also download and use the new application.
Mobil uygulama, öğrencilerin ders çalışmasını kolaylaştırıyor ve siz de yeni uygulamayı indirip kullanabilirsiniz.
to have repaired
tamir ettirmek
I am having my car repaired.
Ben arabamı tamir ettiriyorum.
technical
teknik
I am learning technical knowledge.
Ben teknik bilgi öğreniyorum.
to call
aramak
I am calling my friend.
Ben arkadaşımı arıyorum.
uninterrupted
kesintisiz
I called technical service to have the computer repaired so that it could work without interruption.
Bilgisayarı tamir ettirmek için teknik servisi aradım, böylece kesintisiz çalışmasını sağladım.
the homework
ödev
I am doing homework.
Ben ödev yapıyorum.
The teacher had a helper check the students’ homework.
Öğretmen, öğrencilerin ödevlerini kontrol ettirmek için yardımcı çağırdı.
you
siz
You are buying fresh fruit from the market on the weekend.
Siz haftasonu marketten taze meyve alıyorsunuz.
I am giving a suggestion.
Ben öneri veriyorum.
Please do not forget to share your suggestions about new projects.
Siz, yeni projeler hakkında önerilerinizi paylaşmayı ihmal etmeyin.
We are playing football in the school gym.
Okul spor salonunda futbol oynuyoruz.
to require
istemek
Taking risk requires courage.
Risk almak cesaret ister.
high
yüksek
The mountain is high.
Dağ yüksek.
Quality is high.
Kalite yüksek.
the back
arka
The back of the house is beautiful.
Evin arkası güzel.
The cat is playing behind the house.
Kedi, evinin arkasında oynuyor.