Usages of eski
Ben eski dizüstü bilgisayarımı tamir edeceğim, çünkü ekran çok pahalı.
I will repair my old laptop because the screen is very expensive.
Çorbayı eski tarifimle yapacağım, ama biraz baharat ekleyeceğim.
I will make the soup with my old recipe, but I will add some spice.
Yapı güzel ve eski.
The structure is beautiful and old.
Kitap biraz eski.
The book is a little old.
Piyano çok eski.
The piano is very old.
Kütüphanede eski kitaplar bulunuyor.
Old books are in the library.
Elimdeki defter eski ama kullanışlı.
The notebook I have is old but useful.
Ben eski günleri hatırlayabiliyorum.
I can remember the old days.
Eski binayı yenileyerek büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik.
By renovating the old building, we achieved a great transformation.
Yıllar sonra, eski dostuma olan derin özlemimi hissettim.
After many years, I felt a deep longing for my old friend.
Mobilya eski fakat temiz.
The furniture is old but clean.
Girişte eski paspası yenisiyle değiştirdim.
I replaced the old floor mat at the entrance with a new one.
Mutfaktaki eski teraziyi buldum.
I found the old scale in the kitchen.
Kilerde, eski yiyecekleri buldum.
I found old food in the pantry.
Yeni yazılım, eski verilerle entegrasyon sağlayarak çalışıyor.
The new software works by integrating with the old data.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.