kütüphane

Usages of kütüphane

Arkadaşımla kütüphanede zaman geçirmek, hem eğlenceli hem de eğitici.
Spending time at the library with my friend is both fun and educational.
Ben kütüphaneye gidiyorum.
I am going to the library.
Öğrenci kütüphanede kitap okuyor.
The student is reading a book in the library.
Kütüphanede eski kitaplar bulunuyor.
Old books are in the library.
Kütüphane daha sessiz.
The library is quieter.
Öğretmen öğrencileri kütüphaneye yönlendiriyor.
The teacher is directing the students to the library.
Pek çok kitap kütüphanede.
There are many books in the library.
Ben kütüphanede gönüllü çalışıyorum.
I volunteer at the library.
Kütüphanedeki e-kitaplara çevrimiçi olarak rahatça erişirim, böylece araştırma yapmak kolaylaşıyor.
I access e-books at the library online with ease, so doing research becomes easier.
Yeni bir kural yürürlükte, bu yüzden kütüphanede daha sessiz olmamız gerekiyor.
A new rule is in effect, so we need to be quieter in the library.
Ben kitabı kütüphaneye geri veriyorum.
I am returning the book to the library.
Kütüphane, bilgi simgesi.
The library is a symbol of knowledge.
Ben kütüphanede ders çalışıyorum.
I am studying in the library.
Kütüphane okulun yanında bulunuyor.
The library is located next to the school.
Meraklı çocuklar, kütüphanede uzun saatler geçirir.
Curious children spend long hours in the library.
Bu kitap, kütüphanede kullanılmak için saklanıyor.
This book is kept to be used in the library.
Yeni kütüphane binası çok ulaşılabilir bir konumda.
The new library building is in a very accessible location.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now