yapmak

Word
yapmak
Meaning
to do
Part of speech
verb
Pronunciation
Lesson

Usages of yapmak

Market büyük, ben alışveriş yapıyorum.
The market is big, I am doing some shopping.
Ben her sabah egzersiz yapacağım, çünkü sağlıklı olmak istiyorum.
I will do exercise every morning because I want to be healthy.
Egzersiz yapmak bazen zor olacak, ama sağlıklı olmak istiyorum.
Doing exercise will sometimes be difficult, but I want to be healthy.
Ben de şehir dışında ücretsiz gruplarla egzersiz yapacağım.
I will also do exercise with free groups outside the city.
Bugün sabırlı olmalısın, çünkü zor bir test yapacağız.
You should be patient today because we will have a difficult test.
Fiziksel egzersiz yaparken günlük plan tutmak çok faydalıdır.
It is very helpful to keep a daily plan while doing physical exercise.
Eğer yarın erken kalkarsan, seninle birlikte yürüyüş yapmalıyız.
If you get up early tomorrow, we should take a walk together.
Bu merdiven çok dik, ama sağlığımız için biraz fiziksel hareket yapmalıyız.
These stairs are very steep, but we should do some physical activity for our health.
Ben zihinsel egzersiz yapıyorum.
I am doing mental exercise.
Sen günlük konuşmayı ayrıntılı bir hale getirmek istiyorsan, bol bol pratik yapmalısın.
If you want to turn daily conversation into a detailed form, you must practice a lot.
Ben egzersiz yapıyorum, böylece sağlıklı kalıyorum.
I am exercising, thus I remain healthy.
Piyano çalmak büyük bir yetenek gerektirir, her gün düzenli pratik yapmak gerekir.
Playing the piano requires a great talent; it’s necessary to practice regularly every day.
Ben düzenli egzersiz yapıyorum.
I do regular exercise.
Günlük alıştırma yapmak, dil gelişimi için çok faydalıdır.
Doing daily practice is very beneficial for language development.
Ben alıştırma yapıyorum.
I am doing practice.
Öğretmenim beni yeni kaynaklara yönlendirdi, böylece dizüstü bilgisayarda daha fazla alıştırma yapıyorum.
My teacher guided me to new resources, so I am doing more exercises on the laptop.
Ben düzeltme yapıyorum.
I am making a correction.
Ben çevrimiçi alışveriş yapıyorum.
I am shopping online.
Hiçbir kanıt olmadan böyle bir sonuca varılmaz, araştırmalar yapmak gerekir.
Without any evidence, one cannot reach such a conclusion; research is needed.
Bu dilde bolca pratik yaparsan, senin yazdığın cümleler hem doğal hem de kolay anlaşılır hale gelir.
If you practice this language a lot, the sentences that you write become both natural and easy to understand.
Kütüphanedeki e-kitaplara çevrimiçi olarak rahatça erişirim, böylece araştırma yapmak kolaylaşıyor.
I access e-books at the library online with ease, so doing research becomes easier.
Akşam yemeğinden sonra mutfağı toparlamak her gün yaptığım bir alışkanlık.
Tidying up the kitchen after dinner is a daily habit I do.
Bilgisayarda çalışırken yaptığın belgeyi sık sık kaydetmek önemlidir.
It is important to frequently save the document you are working on on the computer.
Kendin yap.
Do it yourself.
Ben kariyer yapmak istiyorum.
I want to have a career.
Koşu yaparken fazla terlemek bazen rahatsız edici olabilir.
Excessive sweating while running can sometimes be uncomfortable.
Öğrenciler, uzun derslerde sıkılmak yerine grup tartışmaları yaparak konuyu canlandırabilir.
Instead of getting bored during long classes, students can liven up the topic by doing group discussions.
Koşu yaptıktan sonra hevesle kahvesini yudumladı.
After his run, he sipped his coffee with enthusiasm.
Doğa yürüyüşü yaparak huzurlu bir ortam buluyorum.
By taking a nature walk, I find a peaceful environment.
Şirket, sürekli yatırım yaparak istikrar sağlamaya çalışıyor.
The company is trying to achieve stability by making continuous investments.
Antrenman yaparak özveriyle çalışmak, başarılı sonuçlar almayı sağlar.
Working with dedication by training leads to successful outcomes.
Takım çalışması yaparak uyum içinde projeyi tamamladık.
By working as a team, we completed the project in harmony.
Ben akıllıca plan yapıyorum.
I am planning wisely.
Birey sağlıklı kalmak için egzersiz yapıyor.
The individual exercises to stay healthy.
İş başvurusu yapmak için gerekli belgeleri hazırladım ve üniversite başvuruları son tarihte tamamlanmalı.
I prepared the necessary documents to apply for a job, and university applications must be completed by the deadline.
Ben online alışveriş yapıyorum.
I am shopping online.
Ben ödev yapıyorum.
I am doing homework.
Bilim insanları, deneysel çalışmalar yaparak yeni bulgular elde ettiler.
Scientists obtained new findings by conducting experimental studies.
Öğrenciler, mükemmelliği yakalamak adına sürekli pratik yapıyor.
Students constantly practice in order to achieve excellence.
Ben yarın ne yapacağımı merak ediyorum.
I wonder what I will do tomorrow.
Sınav sonrası değerlendirme yapıyorum.
I am doing an evaluation after the exam.
Derse başlamadan önce günün özetini yapmayı seviyorum.
Before starting the lesson, I like to summarize the day.
Ben işimde öngörü sahibi olmak için her zaman plan yapıyorum.
I always plan in my work to have foresight.
Akşam, arkadaşlarla yapılan muhabbet keyifli ve samimi geçti.
In the evening, the friendly chat with friends was enjoyable and sincere.
Gece çay eşliğinde yapılan muhabbet, dostlukları pekiştirdi.
The chat over tea at night strengthened the friendships.
Egzersiz yapmak hayati.
Exercising is vital.
Ben ödevimi titizlikle yapıyorum.
I do my homework meticulously.
Ben resim yapıyorum, çünkü amaç kendimi ifade etmektir.
I am painting because the aim is to express myself.
Okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı yapmalısın.
You must have breakfast before going to school.
Araştırmanı derinlemesine yaparsan, hatalar azalır.
If you conduct your research in depth, mistakes will decrease.
Ben spor salonunda egzersiz yapıyorum.
I am exercising in the gym.
Ben sunum yapıyorum.
I am giving a presentation.
Sabah, simit ve çay ile kahvaltı yaptım.
I had simit and tea for breakfast in the morning.
Hava serin olursa, parkta uzun yürüyüş yaparız.
If the weather is cool, we will take a long walk in the park.
Ben parkta piknik yapıyorum.
I am having a picnic in the park.
Komşum fırıncılık yapıyor ve her sabah taze simit satıyor.
My neighbor works in baking and sells fresh simit every morning.
İş süreçlerinde optimizasyon yapılarak zaman tasarrufu sağlandı.
Optimization in business processes saved time.
Sabah yürüyüşü yaparken, muazzam bir günün coşkusunu hissediyorum.
While taking a morning walk, I feel the tremendous enthusiasm of the day.
Ödevimi yaparken, öğretmenimizin ihtimamını hissettim; o, her ayrıntıya özen gösteriyor.
While doing my homework, I felt our teacher's care; he pays attention to every detail.
Araştırma yaparken, mütehassıs görüşlerini de dinlemek faydalı oluyor.
While doing research, it is useful to also listen to the specialist's opinions.
Görüşmeler sırasında, yöneticimizle yapılan tartışmada belagat dolu ifadeler kullanıldı.
During the discussions, eloquent expressions were used in the debate with our manager.
Ofiste kahve mola yapıyoruz.
We are taking a coffee break in the office.
Takım ürün geliştirme yapıyor.
The team is doing product development.
Hava bugün piknik yapmak için oldukça elverişli.
The weather today is very favorable for a picnic.
Yaptığı işlerin övgüsü, herkesi derinden etkiledi.
The praise for his work deeply impressed everyone.
Ben fiyatlar arasında karşılaştırma yapıyorum.
I am making a comparison between prices.
Önümüzdeki hafta parkta piknik yapacağız.
Next week we will have a picnic in the park.
Annemin yaptığı besleyici yemekler ailem için çok değerlidir.
The nutritious meals prepared by my mother are very valuable for my family.
Sınavdan yüksek not alırsam, ailem bana lezzetli bir ikram yapacağını söyledi.
If I get a high score on the exam, my family said they will treat me to a delicious dish.
Ben işten sonra yürüyüş yapıp derin nefes alarak sakinleşmek istiyorum.
After work, I want to calm down by taking a walk and breathing deeply.
Projede süreklilik sağlamak için düzenli toplantılar yapıyoruz.
We hold regular meetings to ensure continuity in the project.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now

You've reached your AI usage limit

Sign up to increase your limit.