Usages of artmak
Ulaşım sorunu yaşadığımız için, kasabaya toplu otobüs seferlerinin artması gerekiyor.
Because we have a transportation problem, there needs to be more bus service to the small town.
Endişe artıyor.
Worry is increasing.
Benim cesaretim artınca, yeni projelere başlamaktan korkmuyorum.
(English: “When my courage increases, I’m not afraid to start new projects.”)
Stres artıyor.
Stress is increasing.
Rekabet artıyor.
Competition is increasing.
Ben çok çalışıyorum, bu yüzden verimlilik artıyor.
I work very hard, therefore efficiency is increasing.
Kirlilik artıyor.
Pollution is increasing.
İthalat artıyor çünkü ülkemiz daha fazla meyve alıyor.
Import is increasing because our country is buying more fruit.
Değer artıyor.
Value is increasing.
Satış oranı artıyor.
The sales rate is increasing.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.