bazen

Usages of bazen

Egzersiz yapmak bazen zor olacak, ama sağlıklı olmak istiyorum.
Doing exercise will sometimes be difficult, but I want to be healthy.
Şehirde futbol oynamak bazen pahalı olabilir, çünkü alan kiralanıyor.
Playing football in the city can sometimes be expensive because the field is being rented.
Gökyüzü bazen bulutlu oluyor, ama bahar gelince hava ısınıyor.
The sky is sometimes cloudy, but when spring arrives, the weather warms up.
Cep telefonumu bazen evde unutuyorum ve mesaj atamıyorum.
I sometimes forget my cell phone at home and can’t send a message.
Mesaj atmak yerine sohbet etmek daha güzel, fakat bazen zor oluyor.
Instead of sending a message, having a conversation is nicer, but sometimes it’s difficult.
Ofis bazen kalabalık oluyor ve beklemek zorunda kalıyorum.
The office sometimes gets crowded and I have to wait.
Bu plan bazen kolay görünüyor, bazen de zor olabiliyor.
This plan sometimes looks easy, and sometimes it can be difficult.
Acele etme, bazen yavaş ilerlemek de gerek.
Don’t hurry; sometimes it’s also necessary to move slowly.
Duygu bazen çok önemli oluyor.
Feeling is sometimes very important.
Durak bazen kalabalık.
The bus stop is sometimes crowded.
Bazen iletişim kurmak için temel cümleleri bile hatırlamakta zorluk çekiyoruz.
Sometimes we even have difficulty remembering basic sentences to communicate.
Mevzu bazen zor görünüyor ama sabırla devam ediyoruz.
The matter sometimes looks difficult, but we continue patiently.
Şiir okumak bazen sakinleştirici, bazen de ilham verici olabilir.
Reading poetry can sometimes be calming, and sometimes also inspiring.
Uzun yolda bazen tehlikeli durumlar oluşuyor.
Sometimes dangerous situations arise on the long road.
Ben bazen yeni insanlarla karşılaşıyorum ve çok mutlu oluyorum.
I sometimes encounter new people and become very happy.
Hayat bazen gergin hissettirse de, her sabah nefes egzersizleriyle rahatlamak mümkün.
Even though life sometimes makes us feel tense, it is possible to relax every morning with breathing exercises.
Hayat bazen beklenmedik sürprizler sunar, bunları nezaketle karşılamak gerekir.
Life sometimes offers unexpected surprises; we should meet them with courtesy.
Bazıları sihir gibi görünen olaylara inanıyor, ama gerçek bazen farklıdır.
Some people believe in events that seem like magic, but reality is sometimes different.
Gerçek bazen zor olabilir.
Reality can sometimes be difficult.
Gerçekçi düşünmek bazen zor oluyor, özellikle heyecanlı bir projeye başlarken.
Thinking realistically can be difficult sometimes, especially when starting an exciting project.
Bu romanda duygular net değil, olaylar bazen karışık biçimde ilerliyor.
In this novel, the emotions are not clear; events sometimes progress in a complicated way.
Ben zannetmek kelimesini bazen yanlış kullanıyorum, çünkü anlamını tam bilmiyordum.
I sometimes use the word “zannetmek” incorrectly because I didn’t fully know its meaning.
Sakal kesmek kesinlikle kişiyi farklı gösteriyor, bazen insanlar tanımakta zorlanıyor.
Shaving a beard definitely makes a person look different; sometimes people have difficulty recognizing him.
Rüyalar bazen beni gerçek hayattan uzaklaştırır, ama yine de ilham kaynağı olabilir.
Dreams sometimes take me away from real life, but they can still be a source of inspiration.
Lütfen bana yarınki sınavı hatırlat, çünkü bazen fazla meşgul oluyorum.
Please remind me about tomorrow’s exam, because I often get too busy.
Gelecek hakkında bazen endişelenmek doğaldır, ama plan yapmak kaygıyı azaltır.
It’s natural to worry about the future sometimes, but planning reduces anxiety.
Yabancı bir makale okurken, bazen hızlı bir çeviri aracı kullanıyorum.
When reading a foreign article, I sometimes use a quick translation tool.
Bazen evde rüzgarın sesini işitmek beni rahatlatıyor, özellikle gece sessiz olunca.
(English: “Sometimes hearing the wind at home relaxes me, especially when it’s quiet at night.”)
Bazen küçük bir söz bile insanları büyük hedefler için cesaretlendirebilir.
(English: “Sometimes even a small word can encourage people toward big goals.”)
Seçenekleri çoğalttıkça, doğru beceriyi kullanmak bazen zorlaşıyor.
As the options increase, using the right skill sometimes becomes harder.
Yazıcıdaki tuşa basmak bazen sıkıntılı olabiliyor, çünkü kağıt sıkışıyor.
Pressing the button on the printer can sometimes be troublesome because the paper jams.
Koşu yaparken fazla terlemek bazen rahatsız edici olabilir.
Excessive sweating while running can sometimes be uncomfortable.
Sözcükler bazen fiziksel temastan daha çok incitebilir, bu yüzden dikkatli konuşmalıyız.
Words can sometimes hurt more than physical contact, so we should speak carefully.
İmkansız gibi gözüken durumlar, bazen kararlılıkla çözülebilir.
Situations that seem impossible can sometimes be solved with determination.
Yalnız bir hafta sonu geçirirken, bazen münzevi kalmanın tadını çıkarırım.
Sometimes, while spending a solitary weekend, I enjoy the pleasure of being reclusive.
Bazen, hatalarını kabullenmek en doğru adım olur.
Sometimes, accepting your mistakes is the best course of action.
Yaşam bazen zor, bazen de güzel.
Life is sometimes hard, sometimes beautiful.
Dalgın olmak, bazen önemli kararlarda gecikmeye neden olur.
Being absent‐minded can sometimes lead to delays in critical decisions.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now