dinlemek

Usages of dinlemek

Ben yeni şiirler yazarken müzik dinlemek bana çok ilham veriyor.
Listening to music while I write new poems gives me a lot of inspiration.
Ben rüzgarı dinliyorum.
I am listening to the wind.
Senin dinlediğin müzik, beni gerçekten heyecanlandırmak üzere seçilmiş gibi görünüyor.
The music that you listened to seems to have been chosen to really excite me.
Dinledikçe yeni müzik türlerini keşfediyorum, bu süreç beni mutlu ediyor.
The more I listen, the more I discover new music genres, and this process makes me happy.
Geminin güvertesinde, müzik dinlerken muhteşem manzaranın keyfini çıkardık.
On the deck of the ship, we enjoyed the magnificent view while listening to music.
Toplantıda, yeni proje hakkında faydalı öneriler sunuldu ve arkadaşımın önerisini dinledikten sonra planımızı değiştirdik.
Useful suggestions about the new project were offered at the meeting, and after listening to my friend’s suggestion, we changed our plan.
Öğrenciler, öğretmenin değerlendirmelerini dikkatle dinliyor.
Students are listening carefully to the teacher's evaluations.
Arkadaşlar, müzik dinlerken hem uyum içinde hem de stratejik olarak sohbet ediyorlar.
Friends converse both in harmony and strategically while listening to music.
Spor salonunda, motivasyonunu artırmak için sevdiğin müziği dinlemelisin.
At the gym, you should listen to your favorite music to boost your motivation.
Öğrenci dersi dinleyince konuyu kavrayabilmek kolay olur.
When the student listens to the lesson, it becomes easy to grasp the topic.
Toplantı sırasında herkes sessizce dinledi.
During the meeting, everyone listened quietly.
Gece müzik dinlerken, tutkuyla dolu şarkılara kendimi kaptırıyorum.
At night, while listening to music, I lose myself in songs filled with passion.
Araştırma yaparken, mütehassıs görüşlerini de dinlemek faydalı oluyor.
While doing research, it is useful to also listen to the specialist's opinions.
Dinleyici, müziği dinliyor.
The listener is listening to the music.
O, arabasında müzik dinliyor.
He is listening to music in his car.
Ben radyo dinliyorum.
I am listening to the radio.
Koşarken melodiyi dinledim.
While running, I listened to the melody.
Müzik dinlemek bana zevk veriyor.
Listening to music gives me pleasure.
Yoğun gürültüye rağmen, öğrenciler dikkatle ders dinledi.
Despite the loud noise, the students listened to the lesson attentively.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now