Usages of koşmak
Rüzgar artınca dışarıda koşmak benim için daha zor hale geliyor.
When the wind picks up, running outside becomes more difficult for me.
Ben her sabah parkta yavaşça koşmak istiyorum, çünkü sağlığım önemli.
I want to run slowly in the park every morning, because my health is important.
Rüzgar esiyor, yine de ben parkta koşuyorum.
The wind is blowing, still I am running in the park.
Ben şimdi parkta koşuyorum.
I am running in the park now.
Ben hızlıca koşuyorum.
I am running quickly.
Rüzgara rağmen ben dışarıda koşuyorum.
Despite the wind, I am running outside.
Ben parkta özgürce koşuyorum.
I run freely in the park.
Üç köpek koşuyor.
Three dogs are running.
Ben hızla otobüse koşuyorum.
I am running quickly to the bus.
Ben öğleden sonra parkta koşuyorum.
I am running in the park in the afternoon.
Ben parkta koşuyorum, ama çabuk yoruluyorum.
I run in the park, but I get tired quickly.
Kardeşim kararlı, her sabah koşuyor.
My sibling is determined, he runs every morning.
Köpek içeri koşuyor.
The dog is running inside.
Kedi sokakta bir kuşu yakalamak için koştu, ama başaramadı.
The cat ran to catch a bird on the street, but it didn’t succeed.
Ben evin arkasında koşuyorum.
I am running behind the house.
Sabah koşarken bol enerji hissediyorum.
I feel full of energy when I run in the morning.
Hızlıca koşarak trene yetiştik.
We caught the train by running quickly.
Sporcu hızlı koşuyor.
The athlete is running fast.
Bugün parkta koşmak için elverişli hava var.
Today, the weather is suitable for running in the park.
Koşarken melodiyi dinledim.
While running, I listened to the melody.
Köpek, "buraya koş," diye havladı.
The dog barked, "Run here."
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.