Lesson 27

QuestionAnswer
definite
belirli
-ı or -i
-ı/-i eki
for example
mesela
the internet
internet
In Turkish, definite objects take the –ı/–i suffix; for example, “interneti” means “the internet.”
Türkçede belirli nesneler, -ı/-i eki alır; mesela “interneti” kullanıyorum.
I read the book.
Ben kitabı okudum.
the parking lot
otopark
I parked my car in the parking lot.
Arabamı otoparka park ettim.
empty
boş
The glass is empty.
Bardak boş.
the spot
yer
We found an empty spot in the parking lot.
Otoparkta boş bir yer bulduk.
the radio
radyo
I am listening to the radio.
Ben radyo dinliyorum.
to turn on
açmak
I am turning on the computer.
Ben bilgisayarı açıyorum.
My dad turned on the radio.
Babam radyoyu açtı.
the port
liman
to visit
ziyaret etmek
I visited the port.
Ben limanı ziyaret ettim.
near
yakınında
I bought fresh seafood near the port.
Liman yakınında taze deniz ürünleri aldım.
the mail
posta
I am sending mail.
Ben posta gönderiyorum.
I checked the mail.
Ben postayı kontrol ettim.
I went to the post office and sent a letter.
Posta ofisine gidip bir mektup gönderdim.
the envelope
zarf
I put the letter into the envelope.
Mektubu zarfın içine koydum.
I bought a new envelope.
Yeni bir zarf aldım.
hot
acı
the pepper
biber
Hot pepper is delicious.
Acı biber lezzetli.
I added hot pepper to the meal.
Yemeğe acı biberi ekledim.
of
-in
The door of the house is open.
Evin kapısı açık.
the aroma
aroma
There is a pleasant aroma in the room.
Odada hoş aroma var.
The aroma of the pepper added flavor to the dish.
Biberin aroması yemeğe lezzet kattı.
the salad
salata
the tomato
domates
I added fresh tomato to the salad.
Salataya taze domatesi ekledim.
The tomatoes’ color looks very vibrant.
Domateslerin rengi çok canlı görünüyor.
to choose
tercih etmek
I chose the salad for lunch.
Öğle yemeğinde salatayı tercih ettim.
Salad is a healthy meal option.
Salata sağlıklı bir yemek seçeneğidir.
to try out
denemek
I tried out the armchair in the living room.
Oturma odasındaki koltuğu denedim.
the comfort
konfor
The room provides comfort.
Oda konfor sunuyor.
The new armchair increased the comfort of the house.
Yeni koltuk evin konforunu artırdı.
the violin
keman
My sibling played the violin.
Kardeşim kemanı çaldı.
to echo
yankılamak
The sound of the violin echoed in the room.
Kemanın sesi odada yankılandı.
the driver
şoför
I called the driver.
Ben şoförü çağırdım.
to drive
sürmek
I am driving the car.
Ben arabayı sürüyorum.
The driver drove the car carefully.
Şoför, arabayı dikkatlice sürdü.
the gardener
bahçıvan
to know
tanımak
I know my friend.
Ben arkadaşımı tanıyorum.
I know the gardener in the neighborhood.
Mahalledeki bahçıvanı tanıyorum.
The gardener watered the flowers carefully.
Bahçıvan, çiçekleri özenle suladı.
the bank
banka
The bank is closed.
Banka kapalı.
I visited the bank.
Bankayı ziyaret ettim.
credit
kredi
interest
faiz
the rate
oran
Thanks to my credit score, the interest rate was low.
Kredi notum sayesinde faiz oranı düşük çıktı.
passionate
tutkulu
My friend is passionate.
Arkadaşım tutkulu.
The students played basketball passionately.
Öğrenciler basketbolu tutkulu bir şekilde oynadı.
the team spirit
takım ruhu
Basketball develops team spirit.
Basketbol, takım ruhunu geliştirir.
relative marker
-ki
the scale
terazi
I found the old scale in the kitchen.
Mutfaktaki eski teraziyi buldum.
to measure
ölçüm yapmak
to facilitate
kolaylaştırmak
This lesson facilitates learning new words.
Bu ders, yeni kelimeleri öğrenmeyi kolaylaştırıyor.
The scale makes measuring easier.
Terazi, ölçüm yapmayı kolaylaştırır.
the attendant
görevli
I called the attendant at the market.
Ben marketin görevlisini çağırdım.
the receipt
fatura
The attendant checked the receipts at the cash register.
Görevli, kasadaki faturaları kontrol etti.
the TV
televizyon
the advertisement
reklam
I watched the advertisement on TV.
Televizyonda reklamı izledim.
The advertisement emphasizes the quality of the product.
Reklam, ürünün kalitesini vurguluyor.
the pantry
kiler
I organized the pantry at home.
Evde kileri düzenledim.
I found old food in the pantry.
Kilerde, eski yiyecekleri buldum.
In Turkish, definite objects take the –ı/–i suffix; for example, “interneti” means “the internet.”
Türkçede belirli nesneler -ı/-i eki alır; mesela interneti kullanıyorum.
the access
erişim
There is access to the computer at school.
Okulda bilgisayara erişim var.
The internet provides quick access to information.
İnternet, bilgiye hızlı erişim sağlar.
on
-larda
He wants his voice to echo on the walls.
O, sesini duvarlarda yankılamak istiyor.
the card
kart
I am using a card.
Ben kart kullanıyorum.
My credit card is with me.
Kredi kartım yanımda.
the sale
satış
The store is making sales.
Mağaza satış yapıyor.
The sales rate is increasing.
Satış oranı artıyor.

Contributors