b[a]na

Usages of bana

Arkadaşım kitap konusunda bana yardımcı oluyor.
My friend helps me regarding the book.
Arkadaşım bana ekmek getiriyor.
My friend brings me bread.
Mavi elbise bana çok yakışıyor, fakat bugün ceket giymek istiyorum.
The blue dress suits me very well, but I want to wear a jacket today.
Arkadaşım bana hafta sonu için bir seyahat teklifi sundu, oldukça heyecan verici.
My friend offered me a travel proposal for the weekend; it’s quite exciting.
Okuduğum kitap, bana yeni ufuklar açan bir kaynaktır.
The book that I read is a source that opens new horizons for me.
Endişe ile baş etmek için derin nefes almak bana yardımcı oluyor.
Taking a deep breath helps me cope with worry.
Arkadaşım bana doğum gününü hatırlattı, bu sayede çok önemli bir tarihi kaçırmadım.
My friend reminded me of his birthday, so I didn’t miss a very important date.
Arkadaşım bana ilham veriyor.
My friend inspires me.
Kardeşim biraz önce bana bir sır fısıldamak istedi, ama ben duyamadım.
My sibling wanted to whisper a secret to me a moment ago, but I couldn’t hear.
Ben çalışıyorum, bu bana güç veriyor.
I am working, it gives me strength.
Ailem bana büyük sorumluluklar veriyor.
My family gives me great responsibilities.
Annem bana her zaman öngörü sahibi olmam gerektiğini söyledi.
My mother always told me that I should have foresight.
Geçen tatilde edindiğim deneyim, bana büyük çaba göstermenin önemini öğretti.
The experience I gained on vacation taught me the importance of exerting great effort.
Ailem bana her zaman güvence verir.
My family always gives me assurance.
Yazdığım mektubu okuyan öğretmen, bana yapıcı geri bildirim verdi.
The teacher who read the letter I wrote gave me constructive feedback.
Ofiste çalışırken bana gönderdiğin e-posta, önemli bir ipucu içeriyordu.
While working in the office, the email you sent me contained an important hint.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now