öğretmen

Usages of öğretmen

Öğretmen öğrencilere farklı kaynaklar sunarken, onların merakını da artırıyor.
The teacher is offering different resources to the students while also increasing their curiosity.
Öğretmen sınıfta kitap okuyor.
The teacher is reading a book in the classroom.
Öğretmen sınıfta yeni filmi tanıtıyor.
The teacher is introducing the new film in the class.
Öğretmenim beni yeni kaynaklara yönlendirdi, böylece dizüstü bilgisayarda daha fazla alıştırma yapıyorum.
My teacher guided me to new resources, so I am doing more exercises on the laptop.
Öğretmen öğrencileri kütüphaneye yönlendiriyor.
The teacher is directing the students to the library.
Öğretmen konuyu açıklıyor.
The teacher explains the topic.
Öğretmen, yazılı ödevlerde ana noktaları belirtmemizi istedi.
The teacher wanted us to indicate the main points in written assignments.
Ben diğer öğretmenle plan yapıyorum.
I am making a plan with the other teacher.
Bu matematik sorusunu tamamen kavramak için öğretmenle tekrar konuşacağım.
I will talk to the teacher again to fully grasp this math problem.
Öğretmen notları vurgulayarak konunun önemini açıkça anlattı.
The teacher clearly explained the importance of the topic by emphasizing the notes.
Öğretmen, öğrencilerin ödevlerini kontrol ettirmek için yardımcı çağırdı.
The teacher had a helper check the students’ homework.
Öğretmen, sınıfa yeni öneriler sunarak tartışmayı başlattı.
The teacher began the discussion by offering new suggestions to the class.
Öğrenciler, öğretmenin değerlendirmelerini dikkatle dinliyor.
Students are listening carefully to the teacher's evaluations.
Öğretmen, öğrencilere projeyi dikkatlice incelemelerini söyledi.
The teacher told the students to examine the project carefully.
Ben öğretmen sayesinde Türkçe öğreniyorum.
I am learning Turkish thanks to the teacher.
Öğretmen, projeyi değerlendirirken mantığın yeterince kullanıldığını belirtti.
The teacher noted that logic was used sufficiently when evaluating the project.
Öğretmen, hafta sonunda dersin özetini çıkardı.
The teacher prepared a summary of the lesson at the end of the week.
Öğrenciler, öğretmene teşekkür ettiklerinde samimi davranırlar.
When the students thank the teacher, they act sincerely.
Öğretmen merhametli.
The teacher is compassionate.
Yazdığım mektubu okuyan öğretmen, bana yapıcı geri bildirim verdi.
The teacher who read the letter I wrote gave me constructive feedback.
Başarısızlık en iyi öğretmendir.
Failure is the best teacher.
Öğrenciler öğretmene saygı gösteriyor.
The students show respect to the teacher.
Anket sonuçları, öğretmene güçlü bir geri bildirim sundu.
The survey results provided strong feedback to the teacher.
Öğretmen, sunum sırasında başarıyı vurguladı.
The teacher emphasized success during the presentation.
Öğrenciler ve öğretmen arasında etkileşim var.
There is interaction between the students and the teacher.
Ödevimi yaparken, öğretmenimizin ihtimamını hissettim; o, her ayrıntıya özen gösteriyor.
While doing my homework, I felt our teacher's care; he pays attention to every detail.
Öğretmen, belagat dolu sözlerle dersi anlattı.
The teacher explained the lesson with eloquent words.
Öğretmen öğrencilerine kitap veriyor.
The teacher gives books to the students.
Öğretmenimiz, öğrencilerin görgüsünü geliştirmeleri için örnek davranır.
Our teacher sets a good example to help students improve their etiquette.
Öğretmen, “Daha fazla tekrar etmelisin,” diye öğüt verdi.
The teacher advised, “You should review more.”
Öğrenciler, projeyi başarıyla tamamladıklarını düşünüp, öğretmenlerine “Bunun sayesinde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz,” diye umutla söylediler.
The students, thinking they had successfully completed the project, told their teacher with hope, “Thanks to this, we will walk confidently into the future.”
Öğretmen, öğrencilere kitap okumayı emretti.
The teacher ordered the students to read the book.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now