Usages of artırmak
Dilbilgisini meli/malı ekleri ile geliştirmek, ifade gücünü artırır.
Improving grammar with “meli/malı” suffixes increases the power of expression.
Ben kalem sayısını artırıyorum.
I am increasing the number of pens.
Öğretmen öğrencilere farklı kaynaklar sunarken, onların merakını da artırıyor.
The teacher is offering different resources to the students while also increasing their curiosity.
Sosyal medyada insanların etkileşimde bulunması, fikir alışverişini artırıyor.
When people interact on social media, it increases the exchange of ideas.
Okuldaki seminer, öğrencilerin sosyal farkındalığını artırdı.
The seminar at school increased the students’ social awareness.
Şirketin ve hastanenin yönetim ekipleri, çalışanlarla düzenli toplantılar yaparak hizmet kalitesini artırmaya çalışıyor.
The management teams of the company and the hospital are trying to improve service quality by holding regular meetings with their employees.
Yönetim, yeni stratejik kararlarla esnekliği artırmayı hedefliyor.
The management aims to increase flexibility with new strategic decisions.
Profesyonel ekip, müşteri memnuniyetini artırmak için yorulmadan çalışıyor.
The professional team is working tirelessly to increase customer satisfaction.
İnşaat için kullanılan maddeler, evin yapısal dayanıklılığını artırır.
The materials used in construction increase the structural durability of the house.
Yenilikçi projeler, sektörde rekabeti ve yaratıcılığı artırıyor.
Innovative projects are increasing competition and creativity in the sector.
Egzersiz, vücudun dayanıklılığını artırır.
Exercise increases the body's durability.
Spor salonunda, motivasyonunu artırmak için sevdiğin müziği dinlemelisin.
At the gym, you should listen to your favorite music to boost your motivation.
Etkinliğe aktif katılım, organizasyonun başarısını artırır.
Active participation in the event increases the success of the organization.
İş yerindeki mecburi eğitim programı, çalışanların bilgisini artırır.
The mandatory training program at the workplace increases employees' knowledge.
Hızlı teslimat, müşteri memnuniyetini artırır.
Fast delivery increases customer satisfaction.
Entegrasyon, iş süreçlerinin verimliliğini artırır.
Integration increases the efficiency of business processes.
Yeni koltuk evin konforunu artırdı.
The new armchair increased the comfort of the house.
Takım, yeni fikirler üzerinde işbirliği yaparak verimliliği artırdı.
The team increased productivity by collaborating on new ideas.
Sistemin entegrasyonu, verimliliği önemli ölçüde artırdı.
The integration of the system significantly increased efficiency.
Hizmetlerimizi ulaşılabilir kılarak, müşteri memnuniyetini artırıyoruz.
By making our services accessible, we increase customer satisfaction.
Ekonomide likidite, piyasalarda güveni artırır.
Liquidity in the economy increases trust in the markets.
Şirket, hammadde tedarikini artırmak için yeni tedarikçiler buldu.
The company found new suppliers to increase its raw material supply.
Takımda uyumluluk, iş verimliliğini artırır.
Compatibility within the team increases productivity.
Arkadaşlarım, proaktif davranıp öngörülebilirliklerini artırmak için stratejik toplantılar düzenliyor.
My friends are organizing strategic meetings to act proactively and increase their predictability.
Toplantıda sunulan yeni paradigma, inovatif fikirlerin entegrasyonunu kolaylaştırdı ve bu da kolektif bağlılığı artırdı.
The new paradigm presented at the meeting facilitated the integration of innovative ideas, which increased collective bonding.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.
Your questions are stored by us to improve Elon.io
You've reached your AI usage limit
Sign up to increase your limit.