Usages of hava
Gökyüzü bazen bulutlu oluyor, ama bahar gelince hava ısınıyor.
The sky is sometimes cloudy, but when spring arrives, the weather warms up.
Hava bulutlu.
The weather is cloudy.
Eğer hava güzelse, ben parkta kitap okuyorum.
If the weather is nice, I am reading a book in the park.
Maalesef bugün etkinlik iptal oldu, çünkü hava koşulları çok kötü.
Unfortunately, today’s activity was canceled because the weather conditions are very bad.
Bugün hava yağmurlu ama ben yine de dışarı çıkıyorum, çünkü doğadan ilham almayı seviyorum.
It’s rainy today, but I’m still going outside, because I like to take inspiration from nature.
Hava yağmurlu olunca, ben evde kalıyorum.
When the weather is rainy, I stay at home.
Hava kötü.
The weather is bad.
Bugün hava normal.
The weather is normal today.
Bugün hava kuru olduğu için dışarıda yürüyüş yapmak daha rahat olacaktır.
Because the weather is dry today, it will be more comfortable to walk outside.
Hava soğuk, bu nedenle ben dışarı çıkmıyorum.
The weather is cold, therefore I do not go outside.
Bugün hava uygun.
Today the weather is suitable.
Sıcak hava yüzünden çok terledim, hemen duş almak istiyorum.
I sweated a lot because of the hot weather; I want to take a shower right away.
Hava mükemmel.
The weather is perfect.
Hava değişiyor.
The weather is changing.
Eminim ki yarın hava güzel olacak.
I am sure that the weather will be nice tomorrow.
Dirençli yapılar, ağır hava koşullarında bile sağlam kalır.
Resilient structures remain strong even in severe weather conditions.
Hava yağmurlu olursa, dışarı çıkmayalım.
If the weather is rainy, let's not go outside.
Hava serin olursa, parkta uzun yürüyüş yaparız.
If the weather is cool, we will take a long walk in the park.
Ben güneşli havada bisiklete biniyorum.
I am riding a bicycle in sunny weather.
Hava bugün piknik yapmak için oldukça elverişli.
The weather today is very favorable for a picnic.
Bugün parkta koşmak için elverişli hava var.
Today, the weather is suitable for running in the park.
Fırtınalı havada çıkan yıkıcı rüzgar, ağaçları devirdikten sonra sakinleşti.
On a stormy day, the destructive wind calmed down after toppling trees.
Fırtınalı havada, ağaçlar sallanıyor.
In stormy weather, trees are swaying.
Hava kötüleşiyor.
The weather is worsening.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.