konuşmak

Usages of konuşmak

Biz birlikte konuşmuyoruz, sadece yazıyoruz.
We are not speaking together, we are only writing.
Onlar geniş odada konuşuyor ve meyve yiyor.
They are speaking in the spacious room and eating fruit.
Ofiste mesajlaşmak yerine konuşmalıyız, çünkü yüz yüze iletişim önemlidir.
Instead of texting in the office, we should speak because face-to-face communication is important.
Ben yüz yüze konuşuyorum.
I am speaking face-to-face.
Arkadaşım her zaman büyük bir nezaketle konuşur ve kimseyi kırmaz.
My friend always speaks with great courtesy and doesn’t hurt anybody.
Ben akıcı Türkçe konuşuyorum.
I speak fluent Turkish.
Onların ilişkisinde iletişim çok önemli, her gün birbirleriyle konuşuyorlar.
Communication is very important in their relationship; they speak with each other every day.
Ben Türkçe konuşurken zorlanıyorum.
I struggle while speaking Turkish.
Ben kararlı bir şekilde Türkçe öğreniyorum, böylece ileride daha rahat konuşacağım.
I am learning Turkish in a determined manner, so that I will speak more comfortably in the future.
Sözcükler bazen fiziksel temastan daha çok incitebilir, bu yüzden dikkatli konuşmalıyız.
Words can sometimes hurt more than physical contact, so we should speak carefully.
Patron toplantıda konuşuyor.
The boss is speaking in the meeting.
Ben açıkça konuşuyorum.
I speak clearly.
Sunucu toplantıda konuşuyor.
The host is speaking in the meeting.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now

You've reached your AI usage limit

Sign up to increase your limit.