Usages of iş
Bu işin gerçekleşme ihtimali yüksek görünüyor.
The probability of this work materializing seems high.
Ben işimde öngörü sahibi olmak için her zaman plan yapıyorum.
I always plan in my work to have foresight.
Bu iş bana memnuniyet veriyor.
This work gives me satisfaction.
Hayatında iş ve dinlenme arasında denge olmalı.
There should be a balance between work and rest in your life.
Gün boyunca, işte gösterdiğim tutarlılık sayesinde meslektaşlarımın güvenini kazandım.
Throughout the day, thanks to the consistency I demonstrated at work, I gained the trust of my colleagues.
Yaptığı işlerin övgüsü, herkesi derinden etkiledi.
The praise for his work deeply impressed everyone.
Motivasyon eksikliği, iş performansını olumsuz etkileyebilir.
A lack of motivation can negatively affect work performance.
Dizüstü bilgisayar teknolojik, işlerimi kolaylaştırıyor.
The laptop is technological, it makes my work easier.
Ben işten sonra yürüyüş yapıp derin nefes alarak sakinleşmek istiyorum.
After work, I want to calm down by taking a walk and breathing deeply.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.