sağlamak

Usages of sağlamak

Tercihen her gün on dakika çalışmak, bu ekleri tam anlamıyla öğrenmeni sağlar.
Preferably working ten minutes every day helps you fully learn these suffixes.
Ben aileme yemek sağlamak istiyorum.
I want to provide food for my family.
Şirket ile yeni bir anlaşma imzaladık, bu bize kazanç sağlayacak.
We signed a new agreement with the company; this will provide us a profit.
Çalışmak kazanç sağlar.
Working provides profit.
Ana noktaları belirtmek, konuyu başkalarına anlatırken büyük kolaylık sağlar.
Indicating the main points provides great ease when explaining the topic to others.
Ferah ortamda çalışmak, bana büyük bir kolaylık sağlıyor ve daha verimli olmamı destekliyor.
Working in a spacious environment provides me with great ease and supports me to be more productive.
Toplantıya katılarak projeye değerli bir katkı sağladım.
By attending the meeting, I made a valuable contribution to the project.
Profesyonel davranış, iş ortamında saygı ve verimlilik sağlar.
Professional conduct provides respect and efficiency in the workplace.
Yaptığımız değişiklikler şirkete dönüştürücü bir etki sağladı.
The changes we made had a transformative effect on the company.
Bu yazılım, diğer sistemlerle entegrasyon sağlıyor.
This software provides integration with other systems.
İnternet, bilgiye hızlı erişim sağlar.
The internet provides quick access to information.
Spor yapmak dayanıklılık sağlar.
Exercising provides endurance.
O, projede gösterdiği çabalar sayesinde, kolektif başarıya önemli bir katkı sağladı.
He made an important contribution to our collective success through his efforts on the project.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now