Usages of koymak
Bir mektup yazıp içine küçük bir çikolata koyacağım; böylece onu tatmak istersin.
I will write a letter and put a little chocolate in it; so you might want to taste it.
Ben kitabı masaya koyuyorum.
I am putting the book on the table.
Mektubu zarfın içine koydum.
I put the letter into the envelope.
Mutfağa girince tencerenin kapağını açtım ve tavayı ocağa koydum.
(When I entered the kitchen, I opened the pot’s lid and placed the pan on the stove.)
Ocağı kapatmadan önce tava ve tencereyi yerlerine koymayı unutma.
(Don’t forget to put the pan and the pot back in place before turning off the stove.)
Hizmetli, bulaşık makinesinin deterjan bölmesine deterjan koydu.
(The maid put detergent into the dishwasher’s detergent compartment.)
Ben çoraplarımı çekmeceye koyuyorum.
I am putting my socks in the drawer.
Ödeme yapınca makbuzu cüzdana koymalısın.
You should put the receipt in your wallet after making the payment.
Kocaman buzdolabına taze meyve ve sebze koydum.
I put fresh fruit and vegetables into the huge refrigerator.
Sebzelerin tazeliğini korumak için buzdolabına koymalıyız.
We should put the vegetables in the refrigerator to preserve their freshness.
Sınav gününü unutmamak için takvime işaret koymalıyım.
I must mark the exam day on the calendar in order not to forget it.
Anahtarımı masanın altına koydum.
I put my key under the table.
Avokadoyu tostun üzerine koydum.
I placed the avocado on the toast.
Tırnak işaretlerini eksik koymak yazım hatalarına yol açar.
Omitting quotation marks leads to spelling mistakes.
Tabureyi mutfağa koydum, büyük ihtimalle orada daha işime yarar.
I put the stool in the kitchen; it will most likely be more useful there.
Çaydanlığın içine su koyuyorum.
I am putting water into the teapot.
Doğrama tahtasını çıkar, spatulayı da ocağın yanına koy.
Take out the cutting board, and put the spatula next to the stove.
Yağmur dinince yağmurluğu katlayıp çantama koydum, kapüşonu da kuruttum.
When the rain stopped, I folded the raincoat and put it in my bag; I also dried the hood.
Ben çayı alır almaz masaya koydum.
As soon as I got the tea, I put it on the table.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.