Usages of birlikte
Biz birlikte konuşmuyoruz, sadece yazıyoruz.
We are not speaking together, we are only writing.
Arkadaşım ve ben birlikte yemek yiyoruz.
My friend and I are eating together.
Birlikte bir grup kuracağız ve sınıfla fotoğrafları paylaşacağız.
We will form a group together and share photos with the class.
Yeni yarış gelecek ay olacak, biz onu birlikte izleyeceğiz.
The new race will happen next month, we will watch it together.
Yeni yardımcı bugün gelecek, onunla birlikte evi temiz bırakmak istiyorum.
The new helper will come today; I want to leave the house clean with him.
Eğer yarın erken kalkarsan, seninle birlikte yürüyüş yapmalıyız.
If you get up early tomorrow, we should take a walk together.
Arkadaşım şarkı söylerken ben ona eşlik etmeyi seviyorum, çünkü birlikte müzik yapmak eğlenceli.
I like to accompany my friend while he is singing because making music together is fun.
Topluluk birlikte çalışıyor.
The community is working together.
Örneğin, köpek ve kedi birlikte oynuyor.
For example, the dog and the cat are playing together.
Toplum birlikte yaşıyor.
The society lives together.
Takım birlikte oynuyor.
The team is playing together.
Birlikte oyun oynamak insanları yakınlaştırır.
Playing games together brings people closer.
Problem var, birlikte çözmeliyiz.
There is a problem; we must solve it together.
Arkadaşlık, birlikte gülmek ve konuşmaktır.
Friendship is laughing and talking together.
Arkadaşım, “Birlikte yemeğe gitmekten zevk alıyorum,” diye söyledi.
My friend said, “I enjoy going out to eat together.”
Ben ve arkadaşım, her hafta sonu parkta piknik yapıp, birlikte geçirdiğimiz zamanı çok kıymetli görüyoruz.
My friend and I value the time we spend together greatly when we have a picnic in the park every weekend.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.