aile

Usages of aile

Benim ailem büyük.
My family is big.
Aile önemli.
Family is important.
Ben aileme yemek sağlamak istiyorum.
I want to provide food for my family.
Ben ailemi çok özledim; uzakta olunca her şeyi hatırlamak daha da zor oluyor.
I missed my family very much; when you’re far away, remembering everything becomes even harder.
Ben hafta sonu ailemle sinemaya gidiyorum.
I am going to the cinema with my family on the weekend.
Ben aileme destek oluyorum.
I am supporting my family.
Bazı yoksul aileler ise bu bölgede sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor.
Some poor families in this region need social support.
Ben ailemi çok önemserim.
I care a lot about my family.
Ben aile kuruyorum.
I am starting a family.
Tek başına seyahat etmek istiyorum, ama ailem o kadar cesur olduğumu düşünmüyor.
I want to travel alone, but my family doesn’t think I’m that brave.
Ailemle olan bağımın ilelebet sürmesini umuyorum.
I hope my bond with my family continues forever.
Ailem, hayatın istikrarını koruyarak mutlu yaşabiliyor.
My family can live happily by maintaining life's stability.
Ben aileye öncelik veriyorum.
I give priority to my family.
Ailem bana büyük sorumluluklar veriyor.
My family gives me great responsibilities.
Doğum günümüzde ailemizle samimi bir kutlama düzenledik.
We organized an intimate celebration with our family on our birthday.
Hafta sonu ailemizle restorana gidip yemek yedik.
Over the weekend, we went to a restaurant with our family and had a meal.
Ailemle olan iletişimim, gün boyu beni motive ediyor.
My communication with my family motivates me throughout the day.
Ailem bana her zaman güvence verir.
My family always gives me assurance.
Babam her zaman cömert davranır ve ailesine yüksek beklentilerle yaklaşır.
My father always acts generously and treats his family with high expectations.
Aileme olan bağlılığım her zaman benim için önceliklidir.
My loyalty to my family is always my priority.
Bu hediyeler, aile için kıymetli anıları simgeler.
These gifts symbolize valuable memories for the family.
Aile, hayatın vazgeçilmez değerlerinden biridir.
Family is one of life’s indispensable values.
Annemin yaptığı besleyici yemekler ailem için çok değerlidir.
The nutritious meals prepared by my mother are very valuable for my family.
Bazı aileler, muhafazakar değerlere sıkı sıkıya bağlı kalır.
Some families hold tightly to conservative values.
Sınavdan yüksek not alırsam, ailem bana lezzetli bir ikram yapacağını söyledi.
If I get a high score on the exam, my family said they will treat me to a delicious dish.
Hava serinleyip güneş battığında, bazı muhafazakar aileler evlerine sessizce döndü.
When the air cooled and the sun set, some conservative families returned home quietly.
Ailemle dağda piknik yapmak keyifli.
Having a picnic in the mountains with my family is enjoyable.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now