Usages of sağlamak
Her gün düzenli çalışarak başarıda süreklilik sağlamak mümkündür.
It is possible to ensure continuity in success by working regularly every day.
Bilgisayarı tamir ettirmek için teknik servisi aradım, böylece kesintisiz çalışmasını sağladım.
I called technical service to have the computer repaired so that it could work without interruption.
Yönetim, çalışanların motive olmasını sağlamak için teşvik edici ve özendirici stratejiler uyguluyor.
The management applies encouraging and motivating strategies to ensure that employees are motivated.
Doğru istikamet seçimi, yolculuğun başarılı bir şekilde tamamlanmasını sağlar.
Choosing the right direction ensures the successful completion of a journey.
Adaletin sağlanması, toplumun huzuru için vazgeçilmezdir.
Ensuring justice is indispensable for the peace of society.
Bütçe planlama, şirket için istikrarlı büyüme sağlar.
Budget planning ensures stable growth for the company.
Projede süreklilik sağlamak için düzenli toplantılar yapıyoruz.
We hold regular meetings to ensure continuity in the project.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.