Usages of güneş
Güneşin doğuşunu izleyerek muhteşem bir manzara seyrettim.
By watching the sunrise, I witnessed a magnificent view.
Güneş parlıyor.
The sun is shining.
Cam güneşi yansıtıyor.
The glass reflects the sun.
Güneş açarsa, dışarıda piknik yaparız.
If the sun comes out, we will have a picnic outside.
Güneşten korunma önemli.
Protection from the sun is important.
Hava serinleyip güneş battığında, bazı muhafazakar aileler evlerine sessizce döndü.
When the air cooled and the sun set, some conservative families returned home quietly.
Güneş batıyor.
The sun is setting.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.