en

Word
en
Meaning
most
Part of speech
adverb
Pronunciation
Lesson

Usages of en

Şehrimizin en zengin kişilerinden biri dün gece bu mağazaya geldi.
One of the richest people in our city came to this store last night.
Okul en önemli.
The school is the most important.
Bu nokta, gezimizin en kritik kısmı olabilir.
This point might be the most critical part of our trip.
Bu mahalledeki pastane, bana göre en lezzetli tatlıları satıyor.
(English: “In my opinion, the pastry shop in this neighborhood sells the most delicious sweets.”)
Şüphesiz, bu film en etkileyici yapımlardan biridir.
Undoubtedly, this film is one of the most impressive productions.
Sanatta gerçekçilik, duyguları yansıtmanın en önemli ölçütüdür.
In art, realism is the most important criterion for reflecting emotions.
Başarısızlık en iyi öğretmendir.
Failure is the best teacher.
Dükkânın vitrininde en yeni ürünleri görebilirsin.
You can see the newest products in the shop's display window.
Empati göstermek, insan ilişkilerini güçlendiren en önemli erdemlerden biridir.
Showing empathy is one of the most important virtues that strengthens human relationships.
Konaklama rezervasyonunu erken yapmak en iyisidir.
It is best to make the accommodation reservation early.
Bazen, hatalarını kabullenmek en doğru adım olur.
Sometimes, accepting your mistakes is the best course of action.
Özgürlük, insanın en temel hakkıdır.
Freedom is the most fundamental right of a person.
Zorlu şartlarda, dayanıklılık en önemli erdemlerden biridir.
In harsh conditions, resilience is one of the most important virtues.
Ürünleri karşılaştırmak, en uygun seçeneği bulmamıza yardımcı olur.
Comparing products helps us find the most suitable option.
Sinema filminin en heyecanlı bölümünde herkes nefesini tutuyor.
At the most exciting part of the movie, everyone is holding their breath.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now

You've reached your AI usage limit

Sign up to increase your limit.