Usages of kahvaltı
Beş dakika bekle, kahvaltı hazırlamam gerek.
Wait five minutes; I need to prepare breakfast.
Kahvaltı soğumasın diye son dakikada sofraya oturalım.
Let’s sit at the table at the last minute so that the breakfast doesn’t get cold.
Ben kahvaltı sırasında kitap okuyorum.
I am reading a book during breakfast.
Sabah kahvaltısında yumurta yemek oldukça kullanışlı bir alışkanlık.
Eating eggs at breakfast is quite a useful habit.
Bugün pastaneden leziz poğaçalar aldım, çünkü sabah kahvaltısını seviyorum.
(English: “Today I bought delicious pastries from the pastry shop because I love breakfast.”)
Okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı yapmalısın.
You must have breakfast before going to school.
Sabah, simit ve çay ile kahvaltı yaptım.
I had simit and tea for breakfast in the morning.
Annem, çocuklarına kahvaltı hazırlattı.
My mom had breakfast prepared for her children.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.