Usages of kahvaltı
Beş dakika bekle, kahvaltı hazırlamam gerek.
Wait five minutes; I need to prepare breakfast.
Kahvaltı soğumasın diye son dakikada sofraya oturalım.
Let’s sit at the table at the last minute so that the breakfast doesn’t get cold.
Ben kahvaltı sırasında kitap okuyorum.
I am reading a book during breakfast.
Sabah kahvaltısında yumurta yemek oldukça kullanışlı bir alışkanlık.
Eating eggs at breakfast is quite a useful habit.
Bugün kahvaltıyı sevdiğim için pastaneden lezzetli hamur işleri aldım.
Today I bought delicious pastries from the pastry shop because I love breakfast.
Okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı yapmalısın.
You must have breakfast before going to school.
Sabah, simit ve çay ile kahvaltı yaptım.
I had simit and tea for breakfast in the morning.
Annem, çocuklarına kahvaltı hazırlattı.
My mom had breakfast prepared for her children.
Kahvaltı sırasında tarif edilen karışımı mutlaka denemelisin.
You must definitely try the mixture described during breakfast.
Ben kahvaltıda yumurtayı çırpıyorum.
I am whisking the egg at breakfast.
Pastırma, sabah kahvaltısının vazgeçilmez parçasıdır.
Bacon is an indispensable part of breakfast.
Sabah kahvaltısında süt içmek, protein ve vitamin almayı kolaylaştırır.
Drinking milk at breakfast makes it easier to get protein and vitamins.
Sabahları kahvaltı yapmadan dışarı çıkmamalı.
You shouldn’t go out before having breakfast in the mornings.
Zinde kalmak için kahvaltıyı asla atlamıyorum.
I never skip breakfast to stay energetic.
Bugün erken kalktım, kahvaltıyı ben hazırladım.
I got up early today; I prepared breakfast.
Ekmek bayatsa, kahvaltıdan önce fırında biraz ısıtıyoruz.
If the bread is stale, we warm it a bit in the oven before breakfast.
Çilek alıp kahvaltıda yoğurtla karıştırdım.
I bought strawberries and mixed them with yogurt at breakfast.
Ben sana hemen bir kahvaltı hazırlayabilirim.
I can prepare breakfast for you right away.
Sabah kahvaltısında armut yedim, akşam ise erik ve şeftali hazırlayacağım.
I ate pears at breakfast, and in the evening I will prepare plums and peaches.
Ben kahvaltıda ekmekle erik reçeli yiyorum.
I am eating plum jam with bread at breakfast.
Sabah kahvaltısında sucuklu omlet yapıyorum.
I am making a sausage omelet for breakfast in the morning.
Ben kahvaltıda sucuklu tost yiyorum.
I am eating sausage toast for breakfast.
Teyzem kahvaltı için kaşar da getirmiş olmalı; buzdolabının üst rafı dolu.
My aunt must have brought kaşar cheese for breakfast too; the top shelf of the fridge is full.
Kahvaltıda sucuklu tostu görünce bir tane almadan edemiyorum.
At breakfast, when I see the sausage toast, I can’t help taking one.
Annem kahvaltıdan sonra iki kayısı yedi ve çok beğendi.
My mother ate two apricots after breakfast and liked them very much.
Yarın annem kahvaltıya kayısı reçeli koymayacak; onun yerine tahin, pekmez ve gevrek ekmek hazırlayacak.
Tomorrow my mother will not put apricot jam out for breakfast; instead, she will prepare tahini, molasses, and crispy bread.
Avokadoyu tostun üstüne koyunca kahvaltı daha güzel oluyor.
When you put avocado on top of toast, breakfast becomes better.
Ben kahvaltıda tahin ve pekmez yemeden edemiyorum.
I can’t help eating tahini and molasses at breakfast.
Kahvaltıda kayısı reçeli yemeden edemiyorum.
I can’t help eating apricot jam at breakfast.
Kahvaltıda bir portakal yedim.
I ate an orange at breakfast.
Kahvaltıda tereyağı ve kaymak vardı; ben ekmeğe ikisini de sürdüm.
There was butter and clotted cream at breakfast; I spread both on the bread.
Babaanne gelmeden kahvaltıya başlamıyoruz.
We do not start breakfast before my paternal grandmother arrives.
Ablam sabah kahvaltısı için erkenden börek aldı.
My older sister bought börek early for breakfast this morning.
Amcam pazardan sucuk aldı; ben de kahvaltıda sucuklu yumurta yapacağım.
My uncle bought sausage from the market; I will make eggs with sausage for breakfast too.
Sabah kahvaltısında peynirli börek yiyorum ve ayran içiyorum.
I am eating cheese börek and drinking ayran at breakfast in the morning.
Teyzem gelmeden kahvaltıya başlamıyoruz.
We do not start breakfast before my aunt arrives.
Afiyet olsun, kahvaltıdan sonra çiftliğe gideceğiz.
Enjoy your meal, we will go to the farm after breakfast.
Sabah biraz mide bulantısı hissettim, bu yüzden iştahım da yoktu ve kahvaltıda sadece çay içtim.
I felt a little nauseous in the morning, so I also had no appetite and only drank tea at breakfast.
AI Language TutorTry it ↗
“What's the best way to learn Turkish grammar?”
Turkish grammar becomes intuitive with practice. Focus on understanding the core patterns first — how sentences are structured, how verbs change form, and how words relate to each other. Our course breaks these concepts into small lessons so you can build understanding step by step.
Sign up free — start using our AI language tutor
Start learning TurkishMaster Turkish — from kahvaltı to fluency
All course content and exercises are completely free — no paywalls, no trial periods, no signup needed.
- ✓Infinitely deep — unlimited vocabulary and grammar
- ✓Fast-paced — build complex sentences from the start
- ✓Unforgettable — efficient spaced repetition system
- ✓ AI tutor to answer your grammar questions