Usages of hızlı
Kolay işlerle uğraşınca daha hızlı ilerleme kaydediyoruz.
When we deal with easy tasks, we make faster progress.
Köpek hızlı.
The dog is fast.
Köpek, tren gibi hızlı.
The dog is as fast as a train.
Sen kendine dikkat edersen daha hızlı ilerlersin, yoksa yanlış kararlar alabilirsin.
If you pay attention to yourself, you will progress faster; otherwise, you might make bad decisions.
Köpek öyle hızlı.
The dog is so fast.
Hizmet hızlı.
The service is fast.
Otobüsü yakalamak için hızlı adımlarla yürümem gerekiyor.
I need to walk fast to catch the bus.
Kalp hızlı atıyor.
The heart is beating fast.
Küçük kuş hızlı uçuyor.
The small bird flies fast.
Gemi hızlı gidiyor.
The ship is going fast.
Sporcu hızlı koşuyor.
The athlete is running fast.
Hızlı teslimat, müşteri memnuniyetini artırır.
Fast delivery increases customer satisfaction.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.