Usages of kadar
Yakındaki fabrika dün gece geç saatlere kadar çalıştırıldı, bu durum bazı kişileri rahatsız etti.
The nearby factory was operated until late at night yesterday, and this situation bothered some people.
O uzman dün geç saatlere kadar çalışmış, bu yüzden bugün biraz yorgun görünüyor.
That expert worked until late last night, so he looks a bit tired today.
Kuaför bugün çok kalabalık, randevu almak için yarına kadar beklemeliyim.
(English: “The hairdresser is very crowded today; I must wait until tomorrow to get an appointment.”)
Sen hafta sonuna kadar projeyi tamamlamış olacaksın.
You will have completed the project by the weekend.
Uçak kalkış saatine kadar terminalde dua ederim.
I pray in the terminal until the plane’s departure time.
Lütfen kapıda bekleyiniz; doktor gelene kadar biz kayıt yapıp sırayı düzenleyeceğiz.
Please wait at the door; until the doctor arrives, we’ll register you and organize the line.
Ben de dışarı çıkmayacağım; yağmur durana kadar kitap okuyup çay içeceğim.
I won’t go out either; until the rain stops, I’ll read a book and drink tea.
Siz çalar saati kurana kadar biz yemek yapıp masayı hazırlayalım.
Until you set the alarm clock, let’s cook and set the table.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.