Usages of anahtar
O kasayı açmak için özel bir anahtar gerekiyor, yoksa alışveriş tamamlanamaz.
A special key is needed to open that cash register, otherwise the shopping cannot be completed.
Ben anahtarı kaybettim.
I lost the key.
Ben ev anahtarını arıyorum.
I am looking for the house key.
Anahtar masada saklı.
The key is hidden on the table.
Çağımızda inovasyon ve özgün fikirler, ekonomik büyümenin anahtarıdır.
In our era, innovation and original ideas are the keys to economic growth.
Yenilikçilik, sürekli gelişmenin anahtarıdır.
Innovation is the key to continuous improvement.
Proaktif bir yaklaşım, iş yerinde başarının anahtarıdır.
A proactive approach is the key to success in the workplace.
Grup içinde bütünlük, verimli çalışmanın anahtarıdır.
Integrity within the group is the key to productive work.
Fiyatların karşılaştırılması tasarruf sağlamanın anahtarıdır.
The comparison of prices is the key to saving money.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.