Usages of sunmak
Öğretmen öğrencilere farklı kaynaklar sunarken, onların merakını da artırıyor.
The teacher is offering different resources to the students while also increasing their curiosity.
Arkadaşımın telaffuz konusunda yardıma ihtiyacı var, ben de ona örnekler sunmak istiyorum.
My friend needs help with pronunciation, and I want to offer him examples.
Hayat bazen beklenmedik sürprizler sunar, bunları nezaketle karşılamak gerekir.
Life sometimes offers unexpected surprises; we should meet them with courtesy.
Arkadaşım bana hafta sonu için bir seyahat teklifi sundu, oldukça heyecan verici.
My friend offered me a travel proposal for the weekend; it’s quite exciting.
Kuaför dükkanı bana kasaptan daha pahalı görünüyor, ama burası gerçekten kaliteli hizmet sunuyor.
(English: “The hairdresser’s shop seems more expensive than the butcher’s, but it truly offers high-quality service.”)
Yeni açılan restoran, taze ve lezzetli yemekler sunuyor.
The newly opened restaurant offers fresh and delicious meals.
Öğretmen, sınıfa yeni öneriler sunarak tartışmayı başlattı.
The teacher began the discussion by offering new suggestions to the class.
Bu fırsat, bana yeni imkanlar sunuyor.
This opportunity offers me new possibilities.
Ben yapıcı öneriler sunuyorum.
I offer constructive suggestions.
Yeni yazılım, daha işlevsel özellikler sunuyor.
The new software offers more functional features.
Market istikrarlı fiyatlar sunuyor.
The market offers stable prices.
Bu mahalle, modern ve uygar bir yaşam sunar.
This neighborhood offers a modern and civilized way of life.
Çeşitlilik, müşterilere farklı seçenekler sunar.
Diversity offers customers different choices.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.
Your questions are stored by us to improve Elon.io
You've reached your AI usage limit
Sign up to increase your limit.