Usages of kalmak
Özgür düşünceyi ihmal etmek, zihnimizin sınırlı kalmasına yol açar.
Neglecting free thought causes our mind to remain limited.
Egzersiz sayesinde ben sağlıklı kalıyorum.
Thanks to exercise, I remain healthy.
Ben egzersiz yapıyorum, böylece sağlıklı kalıyorum.
I am exercising, thus I remain healthy.
Uzun süre aç kalmak midede ağrı oluşturabilir, bu yüzden acıkınca hemen hafif bir şeyler yemelisin.
Staying hungry for a long time can create pain in the stomach, so when you get hungry, you should eat something light right away.
Dirençli yapılar, ağır hava koşullarında bile sağlam kalır.
Resilient structures remain strong even in severe weather conditions.
O, her başarısına rağmen mütevazı kalmayı başarıyor.
He manages to remain modest despite all his successes.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.