paylaşmak

Usages of paylaşmak

Ben bu bilgileri sınıf arkadaşlarımla paylaşacağım.
I will share this information with my classmates.
Birlikte bir grup kuracağız ve sınıfla fotoğrafları paylaşacağız.
We will form a group together and share photos with the class.
Ben bu lezzetli çorbayı komşularla paylaşmak istiyorum.
I want to share this delicious soup with the neighbors.
Bazı insanlar yemeğe çok tuz katıyor, sonra paylaşmak istemiyorlar.
Some people add too much salt to the food, then they do not want to share it.
Bugünkü konuşma çok dinamik olabilir, çünkü yeni fikirler paylaşacağız.
Today’s talk can be very dynamic because we will share new ideas.
Arkadaşım da büyük bir yazar olmak ister, bu yüzden hayallerimizi birbirimizle paylaşıyoruz.
My friend also wants to become a great writer, so we share our dreams with each other.
Ben bilgi paylaşıyorum.
I am sharing knowledge.
O kitaptan bir alıntı paylaştım, haklı olduğumu düşündüm ama meğer yanılmışım.
I shared a quotation from that book, I thought I was right, but it turns out I was mistaken.
Siz, yeni projeler hakkında önerilerinizi paylaşmayı ihmal etmeyin.
Please do not forget to share your suggestions about new projects.
Konferansta inovatif fikirler paylaşıldı.
Innovative ideas were shared at the conference.
Yardımsever insanlar, cömertçe kaynaklarını paylaşırken birbirlerine destek olurlar.
Helpful people support each other by generously sharing their resources.
Siz lütfen projeyi gözden geçirirseniz, yarın sonuçları paylaşabilirsiniz.
Please, if you review the project, you can share the results tomorrow.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now