Usages of -da
Öğretmen, hafta sonunda dersin özetini çıkardı.
The teacher prepared a summary of the lesson at the end of the week.
Ben masada oturuyorum, arkadaşım bana güzel şeyler söylüyor.
I am sitting at the table, my friend is saying beautiful things to me.
Simit, sokak tezgahlarında taze satılır.
Simit is sold fresh at street stalls.
Toplantının sonunda, önemli bir bildiri okundu.
At the end of the meeting, an important statement was read.
Ben kahvaltıda yumurtayı çırpıyorum.
I am whisking the egg at breakfast.
Rıhtımda yelken açmak isteyen tekneler sıra bekliyor.
Boats that want to set sail at the dock are waiting in line.
Rıhtımda çocuklar gülüyor.
Children are laughing at the pier.
Toplantıda protokollere uymalıyız.
We should comply with the protocols at the meeting.
Kütüphane her Salı saat 09:00’da yeniden açılıyor.
The library reopens every Tuesday at 9:00 AM.
Mülakat yarın sabah dokuzda yapılacak.
The interview will take place tomorrow morning at nine o’clock.
Ben rıhtımda balık tutuyorum.
I am fishing at the quay.
Kedi arka kapıda gizleniyor.
The cat is hiding at the back door.
Teşekkür konuşması toplantıda yapıldı.
The thank-you speech was given at the meeting.
Lütfen kapıda bekleyiniz; doktor gelene kadar biz kayıt yapıp sırayı düzenleyeceğiz.
Please wait at the door; until the doctor arrives, we’ll register you and organize the line.
Ben pazarda pazarlık yapmak istiyorum.
I want to bargain at the market.
Randevu saati yarın sabah dokuzda.
The appointment time is at nine tomorrow morning.
Arkadaşlar toplantıda dostça konuşuyorlar.
Friends are speaking in a friendly way at the meeting.
Tren gelinceye kadar istasyonda bekliyorum.
I am waiting at the station until the train arrives.
Tren rötar yaptı, bu yüzden istasyonda bekliyorum.
The train is delayed, so I am waiting at the station.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.