çalışmak

Usages of çalışmak

Sınava hazırlanırken acele kararlardan kaçınman gerek, planlı çalış daha iyi.
While preparing for the exam, you need to avoid hasty decisions; it’s better to study with a plan.
Sınav zor, ama ben çalışıyorum.
The exam is difficult, but I am studying.
Bu ilginç konular beni daha fazla çalışmaya yönlendiriyor.
These interesting topics drive me to study more.
Ders başladı, ben sessizce çalışıyorum.
The lesson has started, I am studying quietly.
Öğrenciler okulda ders çalışıyor.
The students are studying at school.
Ben her gün ders çalışıyorum, çünkü öğrendiğim bilgileri pekiştiriyorum.
I study every day because I reinforce what I have learned.
Ben ve arkadaşım beraber ders çalışıyoruz.
My friend and I are studying together.
Ders çalışırken, kitapların derinliği beni her zaman şaşırtır.
While studying, the depth of the books always amazes me.
Okuldaki öğrenciler sınav öncesi yoğun çalışıyor.
The students at school study intensively before the exam.
Sınav öncesi ders çalışıyorum.
I study before the exam.
Ders çalışırken ara vermek iyi olur.
It is good to take a break while studying.
Sabah özellikle İngilizce çalışıp ardından yürüyüşe çıkıyorum.
In the morning I especially study English and then go for a walk.
Perşembe günü kütüphanede ders çalışacağım.
On Thursday I will study at the library.
Hafta içi kütüphanede ders çalışıyorum.
On weekdays I study in the library.
Bugün öğleden sonra kütüphanede ders çalışacağım.
This afternoon I will study at the library.
On iki öğrenci kütüphanede çalışıyor.
Twelve students are studying in the library.
Bugün kütüphanede sessizce ders çalışabilir miyiz?
Can we study quietly in the library today?
Kalorifer yanınca kızım artık üşümüyor, oğlum da ders çalışırken rahat ediyor.
When the radiator is on, my daughter no longer feels cold, and my son is comfortable while studying.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now