Usages of düzenli
Piyano çalmak büyük bir yetenek gerektirir, her gün düzenli pratik yapmak gerekir.
Playing the piano requires a great talent; it’s necessary to practice regularly every day.
Ben düzenli egzersiz yapıyorum.
I do regular exercise.
Bugün doktordan randevu aldım, çünkü düzenli kontrol yaptırmak istiyorum.
(English: “I made an appointment with the doctor today because I want to have regular check-ups.”)
Düzenli egzersiz işe yarar.
Regular exercise works.
Şirketin ve hastanenin yönetim ekipleri, çalışanlarla düzenli toplantılar yaparak hizmet kalitesini artırmaya çalışıyor.
The management teams of the company and the hospital are trying to improve service quality by holding regular meetings with their employees.
Evimizde geri dönüşüm kutuları bulunuyor; biz düzenli olarak geri dönüşüm yapmalıyız.
There are recycling bins in our house; we must recycle regularly.
Üretim hattında düzenli önleyici kontroller yapılmalıdır.
Regular preventive inspections should be carried out on the production line.
Düzenli egzersiz sağlığı garanti altına alır.
Regular exercise secures health.
Tedarik düzenli.
Supply is regular.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.