Usages of komşu
Ben bu lezzetli çorbayı komşularla paylaşmak istiyorum.
I want to share this delicious soup with the neighbors.
Komşum da projeye katılacak ve gelecek hafta sana yeni tarifler gönderecek.
My neighbor will also join the project and will send you new recipes next week.
Ben komşuma yardımcı oluyorum.
I am helping my neighbor.
Ancak komşular daha geç uyandığı için, keşke ev biraz daha sessiz olsaydı diye düşündüm.
However, because the neighbors woke up later, I wished the house had been a bit quieter.
Görüşmek fiili de bir karşılıklı eylemdir; örneğin, biz her hafta sonu komşularımızla görüşürüz.
The verb “görüşmek” is also a reciprocal action; for example, we meet with our neighbors every weekend.
Geçen hafta yan komşunun mutfağında küçük bir yangın çıktı, neyse ki kısa sürede söndürüldü.
(English: “Last week, a small fire broke out in my next-door neighbor’s kitchen; luckily, it was extinguished quickly.”)
Komşum fırıncılık yapıyor ve her sabah taze simit satıyor.
My neighbor works in baking and sells fresh simit every morning.
Komşum yardımsever.
My neighbor is helpful.
Komşum cömert.
My neighbor is generous.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.