Usages of bilmek
Sen gerçekten her şeyi bilmek istemiyor musun?
Don’t you really want to know everything?
Ben her şeyi biliyorum.
I know everything.
Özgür bir şekilde iletişim kurmak için temel kuralları bilmeliyiz.
We must know the basic rules to communicate freely.
Ben zannetmek kelimesini bazen yanlış kullanıyorum, çünkü anlamını tam bilmiyordum.
I sometimes use the word “zannetmek” incorrectly because I didn’t fully know its meaning.
Elimdeki sözlük, anlamını bilmediğim kelimeleri hızla bulmamı sağlıyor.
The dictionary I have helps me quickly find words whose meaning I don’t know.
Daha çok kitap okudukça, ne kadar az bildiğimi farkına varıyorum.
The more I read books, the more I realize how little I know.
Ben bu sorunun nedenini biliyorum.
I know the reason for this question.
Biliyorum ki sen bu konuda çok iyisin.
I know that you are very good in this matter.
Bilmeden hareket etme.
Don't act without knowing.
Bedenini bilmeden tişört almak zor; denedikten sonra karar vermek kolay.
It’s hard to buy a T-shirt without knowing your size; deciding is easy after trying it.
Bugün senin yorgun olduğunu biliyorum.
I know that you are tired today.
Annem, benim yalnız kalmak istemediğimi biliyor.
My mother knows that I do not want to stay alone.
Yarın sınavın ne kadar zor olacağını bilmiyoruz.
We do not know how difficult tomorrow’s exam will be.
O, bizim bu projeyi birlikte bitireceğimizi biliyor.
He knows that we will finish this project together.
Benim seni ne kadar takdir ettiğimi bilmiyor olabilirsin.
You may not know how much I appreciate you.
Çeviri yaparken bilmediğim kelimeleri sözlükte arıyorum.
While I am doing translation, I look up the words I don’t know in the dictionary.
Doğruyu biliyorum.
I know the truth.
Kusura bakma, ben ördeklere ekmek vermenin yasak olduğunu bilmiyordum.
Sorry, I didn’t know that feeding bread to the ducks was forbidden.
Onun bunu zaten bildiğini varsayma.
Do not assume that he already knew this.
Açıklama hatanın bilindiğini ima ediyor.
The explanation implies that the error was known.
Tanık neden tekrar sorgulandığını bilmiyordu.
The witness did not know why he was being questioned again.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.