Usages of bitmek
Üzüm suyu çok lezzetli, tatil bitince arkadaşlarıma da getireceğim.
Grape juice is very tasty; when the vacation ends, I will bring some to my friends.
Gün bitiyor.
The day is ending.
Film bitince rahatlama istiyorum.
When the film ends, I want relaxation.
Prova bitiyor, herkes gülüyor.
The rehearsal is ending, everyone is laughing.
Kampanya yarın bitecek.
The campaign will end tomorrow.
Öğrenciler sınav bitince alkışladılar.
The students applauded when the exam ended.
Sınav bittiğinde çay içeceğim.
I will drink tea when the exam ends.
Taksi ile yolculuğum yarım saatte bitti.
(My journey by taxi took half an hour.)
Süre bitince ödevimi öğretmene teslim ediyorum.
When the time is up, I hand in my homework to the teacher.
Madem stant kurulumu bitti, sen de demo sunumunu başlatmalısın.
Since the booth setup is finished, you should start your demo presentation as well.
Gün yavaş yavaş bitiyor.
The day is slowly ending.
Pasaportun geçerliliği yarın bitiyor.
Your passport’s validity ends tomorrow.
Gerekirse toplantıyı uzatırız; değilse zamanında biter.
If necessary, we will extend the meeting; otherwise, it will end on time.
Bulaşık deterjanı bitti, yenisini alacağım.
The dishwashing detergent is finished; I will buy a new one.
Sıradan bir gün gibi başladı, ama kusursuz bir sonuçla bitti.
It started like an ordinary day, but ended with a flawless result.
Buluşma bitmek üzereyken yeni bir soru geldi.
When the meetup was about to end, a new question came.
Mesai bugün erken bitti.
Work hours ended early today.
Vardiya bitince birlikte kahvaltı yapacağız.
When the shift ends, we will have breakfast together.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.