farklı

Usages of farklı

Yeni planım, trenle kısa bir seyahat etmek ve farklı şehirlere gitmek.
My new plan is to travel by train for a short trip and go to different cities.
Ben farklı yemek pişiriyorum.
I am cooking different food.
Servis görevlisi, tuzlu yiyecekleri farklı bir tabakta sunmanızı öneriyor.
The service attendant suggests serving salty foods on a different plate.
Kilit tamir edilince merdiveni kullanabileceğiz, fakat şimdi farklı kattan inmeliyiz.
When the lock is fixed, we will be able to use the stairs, but now we must go down from a different floor.
Dün farklı tablolar inceledim, ama bu kadar canlı değillerdi.
Yesterday I looked at different paintings, but they were not this vibrant.
Farklı kaynaklar okumak, yeni kelimeler öğrenmek için çok kullanışlıdır.
Reading different sources is very useful for learning new words.
Öğretmen öğrencilere farklı kaynaklar sunarken, onların merakını da artırıyor.
The teacher is offering different resources to the students while also increasing their curiosity.
Tat çok farklı.
The taste is very different.
Bazıları sihir gibi görünen olaylara inanıyor, ama gerçek bazen farklıdır.
Some people believe in events that seem like magic, but reality is sometimes different.
Sakal kesmek kesinlikle kişiyi farklı gösteriyor, bazen insanlar tanımakta zorlanıyor.
Shaving a beard definitely makes a person look different; sometimes people have difficulty recognizing him.
Eğer umutsuzluğa kapılırsam, arkadaşım bana farklı bir çözüm önermeye çalışır.
If I fall into hopelessness, my friend tries to suggest a different solution to me.
Farklı renkleri kombinleyerek odada estetik bir uyum yarattım.
By combining different colors, I created an aesthetic harmony in the room.
Çeşitlilik, müşterilere farklı seçenekler sunar.
Diversity offers customers different choices.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now