Usages of kafe
Kafede oturmak ve sohbet etmek gerçekten keyifli.
Sitting in the cafe and having a conversation is really pleasant.
Arkadaşım da fotoğraf çekmek için kafe önünde bekliyor.
My friend is also waiting in front of the cafe to take photos.
Kafe kapalı.
The cafe is closed.
Ben acıkınca ferah bir kafede oturmayı tercih ediyorum, çünkü hava benim zihnimi dinlendiriyor.
When I get hungry, I prefer to sit in a spacious cafe, because the air relaxes my mind.
Yeni kafemiz resmen açıldı, artık dilediğin zaman gelebilirsin.
Our new cafe officially opened; now you can come whenever you like.
Açılan kafe, taze çay sunuyor.
The opened cafe serves fresh tea.
Öğle arası, ben ve arkadaşım kafede buluşuyoruz.
At lunch break, my friend and I meet at the cafe.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.